Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, sendika olarak hazırladıkları 2021 yılı "Sağlıkta Şiddet Raporu"nu duyurdu.
Şiddet uygulayanların ezici çoğunluğunun, hasta ya da hasta yakınlarından oluştuğunu, sağlık birimlerinde ya da saha çalışmalarında şiddetin her türüne rastlamanın mümkün olduğuna işaret eden Durmuş, şunları söyledi: "Bıçaktan silaha, sandalyeden testereye, oraktan kolonya şişesine, akla gelebilecek her şey şiddet aracı olarak kullanılabilmektedir. 2021 yılında çok şükür yaşanmadı ama önceki yıllarda maalesef hayatını kaybeden sağlık çalışanları oldu. 2021’de ağır yaralananlar, uzun süreli travma nedeniyle meslekten ayrılanlar, aylarca klinik ya da psikolojik tedavi görenler oldu. Bu manada, mayıs ayında Ankara’da hastası tarafından bıçaklanarak yaralanan Dr. Ertan İskender'in istifa dilekçesinde kullandığı ifadeleri, başta yetkililer olmak üzere herkesin hafızasına kazıması gerektiğini düşünüyorum. Bakın ne dedi Dr. İskender istifa dilekçesinde, 'Uğradığım bıçaklı saldırı sonrası hastanenin güvenlik ve çalışma şartlarında iyileştirme sağlanamadığından ve olayın devam eden psikolojik etkilerinden dolayı hastanede çalışmakta, hastalarımın tedavilerini uygulamakta zorlanıyorum.' Tablonun vahametini anlayabiliyorsunuz değil mi?"
Şiddetin etkilerinin, mağdurun üzerindeki fiziki ya da psikolojik etkiyle sınırlı kalmadığını belirten Durmuş, bir sağlık çalışanı şiddete uğradığında, başta o birimdeki mesai arkadaşları olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının, şiddetin neden olduğu korku dalgasından payına düşeni aldığını ifade etti.
Şiddetin doğrudan sağlık sistemini hedef alan bir tehdit unsuru olduğunu kaydeden Durmuş, meseleye ciddiyetle yaklaşılmaması nedeniyle şiddet olaylarının arttığını bildirdi.