Oysa bazı seyahatlerin en güzel anısı, plana dahil olmayan bir sokağa sapmaktır. Yanlış trene binmek, küçük bir lokantaya girmek, hiç tanımadığın biriyle konuşmak, programda olmayan bir yerde saatlerce oturmak… En güzel tatlımı, yağmurdan kaçarken girdiğim küçük bir işletmede yedim. Bir düğüne rast geldim ve 2 saat davetlileri, yeni evlenen çiftleri ve ailelerini izledim. Bazıları ile konuştum. Çok da keyif aldım. Hayatın bazı güzel anları, belki de algoritmanın "gereksiz" gördüğü anlardır. Görünmez bir kalıba giriyoruz. Fatma Betül Sayan Kaya fon iddiaları sonrası AK Parti'deki görevinden istifa etti Galatasaray'ın çılgın ara transfer planı! Yeni forvet bulundu Resmi İlandır T.C. KESKİN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nda şampiyon belli oldu! İşte altın kemerin sahibi Mesele sadece tatil değil. Bugün yapay zekâdan restoran seçmesini, film önermesini, kıyafet belirlemesini, metin yazmasını, alışveriş listesi hazırlamasını, yatırım seçeneklerini araştırmasını, iş fikrini test etmesini hatta bir ilişki sorununa nasıl yaklaşmamız gerektiğini söylemesini isteyebiliyoruz. Her defasında aynı şeyi yapıyor: Belirsizliği azaltıyor. Bu muazzam bir kolaylık. Ama belirsizlik her zaman düşmanımız mı? Bir ilişkinin matematiksel olarak "uygun" görünmemesine rağmen bize bambaşka bir hayat öğretmesi… Bunların hiçbiri yalnızca veriyle açıklanamıyor. Çünkü hayatın önemli bölümü verimsiz görünen deneyimlerden oluşuyor. Yapay zekâ iyi bir fikri daha hızlı geliştirebilir. Ama girişimciliğin başlangıç noktası bazen veriden değil, sezgiden gelir. "Bunun çalışacağına dair elimde yeterince veri yok ama denemek istiyorum." Belki de girişimciliğin ruhu tam olarak budur. Algoritma riski hesaplayabilir. Girişimci ise bazen hesaplanmamış bir riski üstlenmeye karar verir. Girişimciliğin özünde biraz da "Kimsenin görmediği şeyi görmek" yok mu? Eğer herkes aynı araçlarla pazarın mevcut verisini analiz ediyorsa, ortaya çıkan fikirler de giderek birbirine yaklaşabilir. Ev dekorasyonu kişinin zevkini, geçmişini ve alışkanlıklarını taşır. Şimdi sosyal medya ve yapay zekâ bize "ideal ev" örnekleri sunuyor: aynı açık renkler, aynı ahşaplar, aynı büyük bitkiler, aynı sade mutfaklar. Kişiselleştirilmiş dekorasyonun sonunda herkesin evi aynı görünüyorsa, gerçekten kişisel midir? BÜTÇEYE YÜK GETİRİYOR Eskiden ihtiyacımız olur, ürünü arardık. Şimdi bazen ürün karşımıza çıkıyor ve ihtiyacımızı sonradan keşfediyoruz. "Sen bunu sevebilirsin", "Bunları da beğenebilirsin" önerileri alışverişi kolaylaştırıyor. Fakat sürekli önerilen şeyler, tüketmek istediğimiz şeylerle tüketmemiz beklenen şeyler arasındaki çizgiyi inceltebilir. Bazen alışveriş kararını biz mi veriyoruz, sistem mi başlatıyor? RİSKİ BİLİR AMA YAŞAYAMAZ Finans bunun en ilginç örneklerinden biri. Yapay zekâ bize şirketleri karşılaştırabilir, bilanço okuyabilir, riskleri sıralayabilir, geçmiş verileri analiz edebilir. Bunlar çok değerli. Ama yatırım kararını yalnızca geçmiş verilerden üretmeye başladığımızda herkesin aynı veriye, aynı modele ve aynı optimizasyon mantığına bakması başka bir paradoks yaratabilir: Herkes daha akıllı karar vermeye çalışırken kararlar birbirine benzeyebilir. Üstelik finans yalnızca matematik değildir. Risk alma biçimi, sabır, zaman ufku, hayatın hangi döneminde olduğunuz ve kaybettiğinizde ne hissedeceğiniz de kararın parçasıdır. Algoritma sizin için risk hesaplayabilir. Ama o riski sizin yerinize yaşayamaz. AYNI HEDEFE KOŞUYORUZ Fitness uygulamaları, akıllı saatler ve sosyal medya bize sürekli daha iyi performans, daha düşük yağ oranı, daha fazla adım ve daha düzenli antrenman hedefleri sunuyor. Ölçmek gelişimi kolaylaştırıyor. Ama bedenler birbirinden farklı. Aynı "ideal" görüntüye yönelmek, sağlıklı olmayı da tek bir kalıba sokabilir. Kendimizi geliştirmek başka, kendimizi başkasının ölçüsüyle değerlendirmek başka.