Bayram, küçük çocuklarda ağza alma davranışının hem küçük parçaların yutulması ve boğulma riskini hem de ürünün içerdiği kimyasal maddelere ağız yoluyla maruziyeti artırabileceğini, bu nedenle özellikle küçük yaş grubundaki çocuklar için ürün seçiminde daha hassas davranılması gerektiğini vurguladı. Bazı kırtasiye ürünlerinde kurşun ve kadmiyum gibi ağır metallerin, ftalatların, PAH adı verilen maddelerin veya nikelin bulunabileceğine işaret eden Bayram, söz konusu maddelerin oluşturabileceği riskin ürünün yapısına ve maruziyet şekline göre değiştiğini kaydetti. Bayram, kurşun ve kadmiyumun bazı boya ve pigmentlerde bulunabileceğini dile getirerek, "Kurşun içeren boyalı bir yüzeye kısa süre dokunulmasıyla kurşun zehirlenmesi beklemeyiz. Burada özellikle çocuklarda önemli olan maruziyet yolu, ürünü ağza alma, emme veya çiğneme ya da ele bulaşan maddenin el ve ağız yoluyla alınmasıdır." diye konuştu. Kurşunun yeterli miktarda ve tekrarlayan şekilde vücuda alınması halinde gelişmekte olan sinir sistemi ve kan yapımı üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceğini aktaran Bayram, bazı ftalatların ise hormon sistemi ile üreme ve gelişim sistemi üzerindeki etkileri nedeniyle sınırlandırıldığını ifade etti. Bayram, yumuşak plastik silgiler, kalem kaplamaları, kalemlikler ve benzeri aksesuarlarda ftalatların gündeme gelebildiğini, burada temel kaygının tek seferlik cilt temasından ziyade özellikle küçük çocukların ürünleri ağızlarında tutması veya çiğnemesiyle oluşabilecek tekrarlayan maruziyet olduğunu belirtti. Bayram, kauçuk, lastik ve bazı plastik materyallerde PAH'ların, kalemtıraş, pergel ve makas gibi ürünlerin metal bölümlerinde ise nikelin bulunabileceğini aktararak, nikele duyarlı çocuklarda tekrarlayan temasın alerjik kontakt dermatite, kaşıntı ve egzamaya yol açabileceğini kaydetti. Bir ürünün yalnızca üretildiği ülkeye bakılarak güvenli veya güvensiz kabul edilmesinin doğru olmadığının altını çizen Bayram, "Aynı ülkede hem uluslararası güvenlik standartlarına uygun üretim yapan firmalar hem de standart dışı üretimler bulunabilir. Dolayısıyla 'ithal ürün' veya 'Çin malı' olmak tek başına bir sağlık riski göstergesi değildir." diye konuştu. Tüketiciler açısından daha önemli unsurun ürünün izlenebilirliği olduğuna dikkati çeken Bayram, "Veliler, üreticisi veya ithalatçısı belli, güvenilir satış noktalarından temin edilen ve gerekli ürün bilgilerini taşıyan ürünleri tercih etmeli. Markası, kaynağı ve üreticisi belli olmayan, özellikle ambalajsız ürünlerden kaçınılmalı, ürünün etiket ve güvenlik bilgileri mutlaka kontrol etmeli." ifadelerini kullandı.