Suudi Arabistan'daki madencilik sektörüne değinen Hureyf, "Madencilik, Suudi Arabistan Vizyonu 2030 kapsamında umut vadeden bir sektör haline geldi ve başlangıçta ciddi bir yatırım eksikliği çekiyordu." dedi. Doğal kaynakların birçok ülkede bulunduğunu ancak bunları işleyebilmek için uygun ekonomik altyapının önemini vurgulayan Hureyf, "Doğal kaynaklar birçok ülkede mevcut ancak yatırımlar, sistem ve mevzuat istikrarı ile teknolojiye sahip olmak, bu madenleri veya kaynakları sanayi sektörlerinde kullanılabilir hale getirmek için yeterli." ifadelerini kullandı. Hureyf, bu sektörü desteklemek amacıyla ülkede hayata geçirilen Uluslararası Madencilik Konferansı'nın hükümetleri, dev madencilik şirketlerini, finans kuruluşlarını, akademiyi ve teknoloji dünyasını bir araya getiren dünyanın en önemli platformu haline geldiğini belirtti. Mevzuat tarafının yatırımcıların karşılaştığı engelleri aşma ve lisans sürelerini kısaltma imkanı tanıdığını kaydeden Hureyf, "Suudi Arabistan'da bir ilerleme modeli olmayı başardık ve bu deneyimin dünyadaki diğer paydaşlar için de faydalı olacağı konusunda iyimseriz." değerlendirmesinde bulundu. Hureyf, Veliaht Prens Muhammed bin Selman liderliğinde yürütülen Beşeri Kapasiteyi Geliştirme Programı ile eğitim, rehabilitasyon ve yurt dışı eğitim imkanlarının genişletildiğini belirtti. "Geleceğin Fabrikaları" programı ile tesislerin yapay zeka ve dördüncü sanayi devrimine uyumlu hale getirildiğini kaydeden Hureyf, bu dönüşümün özellikle gençler için yeni çalışma kapıları açacağını vurguladı. Suudi Arabistan Vizyonu 2030'un 2026 yılı itibarıyla üçüncü ve son aşamasına girdiğini aktaran Hureyf, bu sürecin ekonomik çeşitliliği zirveye taşıyacağını sözlerine ekledi.