• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
8
Yeniakit Publisher
Suriyeli gençler yaşadıkları esareti anlattı! İşgalci Siyonistlerin korsan hapis zulmü

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Suriyeli gençler yaşadıkları esareti anlattı! İşgalci Siyonistlerin korsan hapis zulmü

Suriye’nin güneyinde hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden işgalci İsrail güçlerince alıkonulan ve aylarca Sde Teiman ile Ofer gibi toplama kamplarında tutulan iki genç yaşadıkları dehşeti anlattı. 15 ay boyunca kelepçeli tutulduğunu belirten çoban Vedi Bekr, "Hayatım boyunca hiçbir örgüte üye olmadım, bize yaşatılan tamamen haksızlıktı" diyerek siyonist rejimin hukuk tanımaz yüzünü ifşa etti.

#1
Foto - Suriyeli gençler yaşadıkları esareti anlattı! İşgalci Siyonistlerin korsan hapis zulmü

Suriye'nin güneyindeki Kuneytra kırsalında İsrail güçlerince alıkonulan ve aylarca farklı cezaevlerinde tutulduktan sonra serbest bırakılan iki genç, Megiddo, Ofer ve Sde Teiman gibi askeri hapishanelerde maruz kaldıkları hak ihlallerini anlattı.

#2
Foto - Suriyeli gençler yaşadıkları esareti anlattı! İşgalci Siyonistlerin korsan hapis zulmü

Kuneytra’ya bağlı Ruveyhine köyünden lise son öğrencisi Beşşar el-Casem ile Turunç köyünde hayvancılık yapan Vedi Bekr, herhangi bir hukuki gerekçe gösterilmeden ve suçlama yöneltilmeden İsrail güçlerince aylarca alıkonuldu.

#3
Foto - Suriyeli gençler yaşadıkları esareti anlattı! İşgalci Siyonistlerin korsan hapis zulmü

Turunç köyünden Vedi Bekr, 14 Haziran 2025'te alıkonulduğunu belirterek, "Yolda hayvanlarımı otlatırken beni durdurdular. İşlemin sadece 5 dakika süreceğini söylediler ancak esaretim 1 yıl, 3 ay, 15 gün sürdü." dedi.

#4
Foto - Suriyeli gençler yaşadıkları esareti anlattı! İşgalci Siyonistlerin korsan hapis zulmü

İlk olarak götürüldüğü cezaevinde bir ay boyunca elleri kelepçeli tutulduğunu ifade eden Bekr, “Sde Teiman Hapishanesi'nde tek bir soru dahi sorulmadan, neden tutulduğumu bilmeden bir ay geçirdim. Ardından Ramallah'taki Ofer Hapishanesi'ne sevk edildim ve orada 3 ay kaldım. Tekrar Sde Teiman'a getirilerek 9 ay daha tutulduktan sonra son 3 ayımı Megiddo Hapishanesi'nde geçirdim." bilgisini paylaştı.

#5
Foto - Suriyeli gençler yaşadıkları esareti anlattı! İşgalci Siyonistlerin korsan hapis zulmü

“HAYATIM BOYUNCA YANLIŞ BİR ŞEY YAPMADIM, HİÇ ÖRGÜTE ÜYE OLMADIM” Herhangi bir siyasi ya da askeri yapıyla bağının bulunmadığını ve kendisine hiçbir resmi suçlama yöneltilmediğini vurgulayan Bekr, "Hayatım boyunca yanlış bir şey yapmadım, hiçbir örgüte üye olmadım. Bize yaşatılanlar tamamen haksızlıktı. Serbest bırakıldığımda kendimi yeniden Suriye topraklarında bulacağımı tahmin bile etmiyordum. Şu an hissettiğim sevinç kelimelerle tarif edilemez." diye konuştu.

#6
Foto - Suriyeli gençler yaşadıkları esareti anlattı! İşgalci Siyonistlerin korsan hapis zulmü

“ESARET NEDENİYLE BİR EĞİTİM YILIM TAMAMEN KAYBOLDU” Geçen yılın sonlarında evinden gözaltına alınan ve 1 yıl 1 ay boyunca alıkonulan Beşşar el-Casem ise yaklaşık 10 ayını Sde Teiman, 3 ayını ise el-Celme hapishanesinde geçirdiğini söyledi.

#7
Foto - Suriyeli gençler yaşadıkları esareti anlattı! İşgalci Siyonistlerin korsan hapis zulmü

Özellikle el-Celme'deki sürenin neredeyse tamamını hücre hapsinde geçirdiğini aktaran Casem, "Sorgulamalar sırasında bana sadece işim ve kişisel hayatımla ilgili sorular soruldu, somut hiçbir suçlama yöneltilmedi. Lise öğrencisiydim ve bu esaret nedeniyle bir eğitim yılım tamamen kayboldu" şeklinde konuştu. Tahliyesinin ardından hayatının en büyük sürprizlerinden biriyle karşılaştığını belirten Casem, "Alıkonulmadan önce lise son sınıf sınavlarıma girmiştim. Özgürlüğüme kavuştuğumda ailemin ben hapisteyken Şam Üniversitesi’ne kaydımı yaptırdığını öğrendim." dedi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

diyarbakırlı

Devlet terbiyesinden yoksun Siyonist terör çetelerinin İşin ilginç yanı da, istedikleri ülkeye tecavüz baskınları düzenleyerek istediklerini yapabilme rahatlığını hissetmekteler, gerekçesiz topraklarını işgal etmekteler, insanlarını esir alıp her türlü işkenceleri yapmaktalar. Ve tüm Dünya devletleri, kamuoyu bu manzaraları seyredip sessizliğini sürdürmekteler.

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Vicdanın Sustuğu Yer: Hukuksuz Esaretin ve Paramparça Edilen Hayatların Hikayesi Suriye’nin güneyindeki evinizden, ailenizin yanından hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden, ansızın koparıldığınızı hayal edin. Suçunuzun ne olduğunu bilmeden, kendinizi birdenbire Sde Teiman ya da Ofer gibi insanlık onurunun tamamen dışlandığı karanlık toplama kamplarında buluyorsunuz. Bu kampların soğuk duvarları arasında geçen her saniye, sadece fiziksel bir esaret değil; bir insanın gençliğinin, umutlarının ve en temel insani haklarının elinden zorla alınmasıdır. Neden orada olduğunu dahi bilmeyen masum insanların maruz kaldığı bu keyfi alıkoymalar, uluslararası hukukun ve insanlığın ortak değerlerinin açıkça çiğnendiğini tüm dünyaya bir kez daha göstermektedir. Bu zulmü bizzat yaşayan bir insanın gözünden bakıldığında, geride kalan aylar sadece duvarlardan ve parmaklıklardan ibaret değildir. Orada geçen zaman; belirsizlikle geçen uykusuz geceler, insan onurunu hiçe sayan muameleler ve dış dünyadan tamamen koparılmış olmanın verdiği o ağır çaresizlik hissidir. Dünyanın sessiz bakışları altında, adaletin tamamen yok sayıldığı bir çarkın içinde ezilmek, masum gençlerin ruhunda tedavisi imkansız yaralar açmaktadır. Yaşanan bu dram, sadece o kampların duvarları arasında kalmamakta, insanlığın ortak vicdanında da derin bir kara lekeye dönüşmektedir. Uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin bu sistematik ihlallere karşı sessiz kalması, yapılan haksızlıkları daha da derinleştirmektedir. Herhangi bir yasal süreç işletilmeden, hiçbir savunma hakkı tanınmadan sivillerin özgürlüğünden mahrum bırakılması kabul edilemez bir insanlık suçudur. Masum insanların sesini duyurmak, maruz kaldıkları bu haksız esareti sonlandırmak ve sorumluların hesap vermesini sağlamak küresel bir adalet görevidir. Bu zulmün durdurulması ve esaret altındaki gençlerin özgürlüğüne kavuşması, evrensel insani değerlerin yeniden ayağa kaldırılması için atılması gereken en acil adımdır.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23