• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
8
Yeniakit Publisher
Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz

Baykar lideri Selçuk Bayraktar son verdiği röportajda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bayraktar, "Bebeklerin öldürüldüğü dünyada hiçbirimiz güvende değiliz" dedi.

#1
Foto - Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz

Baykar patronu Selçuk Bayraktar, Patronlar Dünyası'ndan Toygun Atilla'ya konuştu. Atilla, Bayraktar ile bir araya geldiği anları ve izlenimleri köşesinde anlattı. İşte o yazı...

#2
Foto - Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz

Röportajın en ağır ve en sarsıcı anı ise "Hayatla ilgili nasıl bir kavganız var?" diye sorduğumuzda ortaya dökülüyor. Selçuk Bayraktar, bir an duruyor. Dünyayı tarif ederken bu kez teknik değil ahlaki bir cünle kuruyor. Günümüz dünyasını “çok karanlık bir çağ” olarak tanımlıyor. Bilimin aydınlatması gereken bir çağda, “bebek öldürmenin meşru görüldüğü” bir düzeni anlatıyor. Ve... Beni derinden etkileyen o cümleyi kuruyor: "Bebeklerin bile öldürülebildiği ve bunun meşrulaştırıldığı bir dünyada hiçbirimiz güvende değiliz" Bu cümle savunma sanayinin başındaki bir mühendisin yani Selçuk Bayraktar'ın ağzından çıkıyor. Bir silah üreticisinin değil, bir medeniyet iddiası taşıyan bir insanın cümlesi bu...

#3
Foto - Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz

"Bu çağ karanlık bir çağ" diyor. "Bilimin insanlığı yüceltmesi gerekirken, bebek ölümlerini normalleştiren bir düzen kuruldu" Sonrasında ekliyor: “Hepimizin kavgası olması gerekiyor” ...Bu cümleyi de "insanlık adına" kurduğunu altını kalın harflerle çizdiğini söylüyor... Teknolojiyi yalnızca güç değil, değerler meselesi olarak okuyor. Yapay zekânın “hem büyük buluş hem büyük karanlık” taşıyabileceğini söylüyor. Burada söylemlerinde teknoloji ahlakla birleşiyor.

#4
Foto - Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz

Teknofest, bu ülkenin bir ferdi ve gazeteci olarak benim çok önemsediğim bir etkinlik. Mustafa Kemal Atatürk'ün muasır medeniyetlere ulaşma hedefi ile de çok örtüşen bir teknolojik hamle... Tam da böyle ifade ediyorum ve Teknofest ile ilgili gelinen noktayı ve hedeflerini soruyorum. Selçuk Bayraktar, Teknofest’i “sessiz devrim” diye adlandırıyor. Bir dostunun “özgüven devrimi” dediğini ekliyor. Burada çok ilginç bir metafor kullanıyor: milyonlarca sperm arasından birinin yumurtayı döllemesi gibi; milyonlarca tohum atıyorsunuz, sonuç muazzam.

#5
Foto - Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz

Baykar’ın “otuz yıllık” bir hikâye olduğunu, ilk büyük kırılımın 2014’te SİHA atışıyla görünür olduğunu hatırlatıyor: “Siz Baykar’ı ilk ne zaman duydunuz? 2014.” Bu, Teknofest’in meyvesinin de zamana yayılacağını ama “eksponansiyel zamanlarda” daha hızlı olacağını söylemesine zemin hazırlıyor" Soruyorum “Biz neden hep polisiye, uyuşturucu yazıyoruz; bilim ve teknolojiye neden kamuoyu yaratamıyoruz?” Selçuk Bayraktar soruma dengeli bir yanıt veriyor. Dünyanın her yerinde teknoloji kamuoyu yaratmanın zor olduğunu, popüler magazin konularının arasında bunun kolay olmadığını söylüyor. Teknofest’in tüm bunlara rağmen teknolojiyi popülerleştirdiğini, epey yol aldıklarını vurgulayarak "Futbol kadar değiliz fakat hayli ilerleme var" diye gülümseyerek yanıtlıyor beni...

#6
Foto - Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz

Son yıllarda adının Türkiye'nin en zenginleri arasında geçmesini, Türkiye'nin vergi rekortmeni olarak anılmasından yola çıkarak provokatif bir soru soruyorum. "Tüm bunlarla anılmak sizde nasıl bir his uyandırıyor?" Selçuk Bayraktar bu soruda net bir çerçeve çiziyor: "Maddi varlığa fazla odaklanırsanız, kapitalist sistemin rasyonel insan modeline erirsiniz" Konuşmalarımızdan anlıyorum ki, onun için "inanç, umut, dostluk, güzel ahlak, aile, sağlık" gibi değerler maddi karşılıkların çok üstünde bir yerde... Servet ve güç, ona göre “imtihan” ve “araç.” Beraberinde getirdiği duygu ise “daha fazla sorumluluk.” Bunu net bir şekilde ifade ediyor. Selçuk Bayraktar benim baktığım pencerede siyasi bir figür olmanın çok ötesinde. Kutuplaşmış Türkiye siyasetinde bile muhaliflerin saygısını ve sempatisini kazanmış bir isim.

#7
Foto - Selçuk Bayraktar'dan haklı isyan: Hiçbirimiz güvende değiliz

Kim bilir belki yanılıyorumdur. Ancak en azından benim çevremdeki insanlar arasında en muhaliflerin bile kendisine karşı "sempati" duyduklarını, çalışmalarını desteklediklerini biliyorum. Sorumu da tüm bunları söyleyerek soruyorum. Selçuk Bayraktar, muhalif kesimlerden bile kendisine duyulan "teveccühü" nasıl karşılıyor? Selçuk Bayraktar “Her kesimden yol arkadaşımız oldu” diyor; ayrım yapmadıklarını vurguluyor. Konuyu burada çok açmıyor ama okura iletmek benim görevim ve sorumluluğum... FETÖ'nün yapmış olduğu Ergenekon, Balyoz vb. kumpas operasyonlarında mağdur edilmiş birçok ismin Baykar'da çalıştığını bizzat biliyorum. Selçuk Bayraktar bunlardan bahsetmiyor ama başka bir çarpıcı örnek veriyor… Baykar’da üretim faaliyetlerinin başındaki genç mühendis kardeşinin başını örtmeye karar verdiğinde Türkiye’nin büyük bir beyaz eşya şirketinde “bizden ayrıl” denilerek dışlandığını anlatıyor. Bu genç kadın ise sonrasında Baykar’da Kızılelma gibi projelerde kritik rol almış. Bu örnek, onun “kurum kültürü” ve “dışlayıcılık” tartışmasına somut bir veri koyuyor. Ardından dünya tarihinde ilk olacak bir atış, milli füze, milli radar detayını anlatıyor. ASELSAN’ın Murad radarıyla hedef bulma… Bunları “yeni bir pencere” olarak tarif ediyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23