Ülke paniğe kapıldı: Bölge barut fıçısı, Türkiye bizi sıkıştırıyor
Yunanistan merkezli Hellas Journal, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki adımlarını "Burası artık tam anlamıyla bir barut fıçısı" değerlendirmesi yapıldı.
Yunanistan merkezli Hellas Journal, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki adımlarını "Burası artık tam anlamıyla bir barut fıçısı" değerlendirmesi yapıldı.
Hellas Journal’da yer alan bir değerlendirmede, Doğu Akdeniz’de enerji kaynakları üzerindeki rekabetin hız kazanması, deniz yetki alanlarına ilişkin anlaşmazlıklar ve küresel aktörlerin bölgeye artan ilgisi nedeniyle gerilimin tehlikeli bir seviyeye ulaştığı vurgulandı. Yunan basınına göre bu tablo içerisinde en belirleyici aktörün Türkiye olduğu açıkça dile getiriliyor.
Analizde, bölgedeki her yeni hamlenin çatışma ihtimalini daha da yükselttiğine dikkat çekildi. Türkiye’nin “Mavi Vatan” yaklaşımı doğrultusunda Doğu Akdeniz’de uzun vadeli ve kararlı bir politika izlediği belirtilirken, Ankara’nın deniz yetki alanları konusunda attığı adımların Atina ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi üzerinde ciddi bir baskı yarattığı ileri sürüldü.
Hellas Journal, Türkiye’nin bu stratejiyle Yunanistan’ın manevra alanını daraltmayı amaçladığını öne çıkardı. Değerlendirmede özellikle Ankara’nın çok katmanlı bir yol izlediği vurgulandı. Buna göre Türkiye, yalnızca diplomatik söylemlerle yetinmeyip, sahada fiili adımlar atan, müzakere masasında aktif olan ve enerji diplomasisini eş zamanlı yürüten bir aktör olarak öne çıkıyor.
Bu yaklaşımın, Doğu Akdeniz’deki güç dengelerini Türkiye lehine çevirdiği ifade edildi. Yayında, Türkiye–Libya ilişkilerindeki ivmenin Atina açısından “ciddi bir uyarı” niteliği taşıdığı belirtildi. 2025’in başında Bingazi’de Türk Konsolosluğu’nun faaliyete geçmesi, Ankara ile Trablus arasındaki iş birliğinin yeni bir safhaya ulaştığı şeklinde yorumlandı.
Temmuz 2025’te Türkiye ile Libya arasında enerji, altyapı ve hidrokarbon alanlarını kapsayan mutabakatın ise Yunanistan ve Mısır’ın deniz yetki alanlarına yönelik planlarına karşı doğrudan bir adım olduğu iddia edildi. Ayrıca Libya Ulusal Petrol Şirketi NOC’un Sirte Havzası’nda Türk firmalarıyla birlikte başlattığı sondaj faaliyetleri, analizde kritik bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. Bu gelişmenin, Türkiye’nin hem Doğu Akdeniz hem de Kuzey Afrika enerji denklemlerinde kalıcı bir rol üstlenme isteğini ortaya koyduğu savunuldu.
Yunan basınına göre söz konusu adımlar yalnızca enerji politikasıyla sınırlı değil, aynı zamanda güçlü bir jeopolitik mesaj içeriyor. Hellas Journal, Türkiye’nin bölgesel etkisinin Doğu Akdeniz’in ötesine taştığını da vurguladı. Analizde, Ankara’nın Suriye’nin kuzeyindeki askeri ve siyasi varlığına dikkat çekilerek, Türkiye’nin sahadaki en etkili aktörlerden biri haline geldiği ifade edildi. Bu tablo çerçevesinde Türkiye’nin, hem Orta Doğu’da hem de Akdeniz havzasında dengeleri belirleyen ve göz ardı edilmesi zor bir güç konumuna yükseldiği görüşü dile getirildi.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23