Dijital dönüşüm çağında verinin yalnızca bir bilgi kaynağı değil aynı zamanda stratejik bir millî değer olduğunu ifade eden Ersoy, yeni modelin en önemli başlıklarından birinin veri güvenliği ve veri egemenliği olduğunu söyledi. Yeni sistemin Türk Telekom’un teknoloji birikimi ve tecrübesiyle hayata geçirileceğini belirten Ersoy, yerli ve millî altyapılar sayesinde verilerin ülke sınırları içerisinde korunacağını kaydetti. Bakan Ersoy, “Türk Telekom’un kurmuş olduğu yerli teknoloji gücüyle kültürel mirasımıza ilişkin stratejik verilerimiz güvence altında olacak. Bu yaklaşım günümüz dünyasında yalnızca teknik bir tercih değildir. Bu aynı zamanda dijital bağımsızlık meselesidir. Çünkü kültürel mirasımıza ait verilerin güvenliği, ülkemizin kültürel egemenliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır.” dedi. Müze Mağazaları ve Ticari Alanlar da Dönüşüme Dahil Edilecek Yeni dönüşüm sürecinin yalnızca dijital biletleme sistemleriyle sınırlı kalmayacağını belirten Ersoy, müze mağazaları, kafeteryalar, satış alanları ve ziyaretçi hizmetlerine ilişkin ticari operasyonların da yeni yapı kapsamında ele alındığını söyledi. Protokol kapsamındaki müze mağazalarında Geleneksel Türk El Sanatları, Türk Lokumu, Türk Kahvesi, Türk Halıcılığı, Geleneksel Türk Süsleme Sanatları ile UNESCO Dünya Miras Listesi’ndeki somut olmayan kültürel miras öğelerine yer verileceğini belirten Ersoy, ürünlerin Bakanlık tarafından belgelendirilmiş Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı sanatçılar ve geleneksel el sanatları ustalarından tedarik edileceğini ifade etti. Bu modelle hem kültürel mirasın korunacağını hem de geleneksel üretim ve istihdamın destekleneceğini vurgulayan Ersoy, Türk Telekom’un küresel pazarlama gücü ve dijital mağazaları üzerinden bu ürünlerin yurt dışı satışlarının da yaygınlaştırılacağını açıkladı.