LGS'de dengeyi bozan en kritik unsur; sınav anındaki duygu yönetimi, tek bir zor soruya takılıp zaman kaybetme ve sözel ile sayısal oturumlar arasındaki 45 dakikalık arada bir önceki sınavın kritiğini yapmaktır. diyen uzmanlardan uyarılar peş peşe gelirken Sınav kaygısının çoğu zaman yanlış yorumlandığını ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, gençlerin yaşadığı yoğun duyguların yetersizlikten değil, biyolojik sistemin aşırı yüklenmesinden kaynaklandığını belirtti. Dr. Öğretim Üyesi Müge Yaşar, gençlere ve velilere şu tavsiyelerde bulundu: "Öncelikle zihinlerinin kendilerine oynadığı oyunun farkına varmalılar. Hissettikleri yoğun kaygı, yetersiz olduklarının değil, biyolojik sistemlerinin aşırı yüklendiğinin göstergesi. Bu anlarda çözüm kendilerine kızmaları değil, derin nefeslerle fiziksel tepkiyi yönetmektir. Sınav sonrasında yaşanan duygusal süreç de en az sınava hazırlık dönemi kadar önemli. Öğrenciler, sınav çıkışında yoğun bir zihinsel yorgunluk yaşamaktadır. Bu yüzden sınavın bitiş zili çaldığında ve yüksek seviyelere ulaşan adrenalin aniden çekildiğinde, geriye kalan devasa zihinsel yorgunluğu doğru okumak gerekir. Çocuğunuz sınav kapısından çıktığı an ona kaç net yaptığına dair sorular sormak, zihinlerindeki o travmatik alarm durumunu uzatmaktan başka hiçbir işe yaramaz. Gençler o an karşılarında bir eğitim koçu değil, yargısız ve şefkatli bir sığınak ararlar."