Kuyumuzu kazan İran tamamen köşeye sıkıştı: Tonlarcasını Türkiye'den almaya başladı
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmeler ve ABD'nin engellemeleri karşısında köşeye sıkışan İran rotayı Türkiye'ye çevirmek zorunda kaldı.
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Hürmüz Boğazı'nda yaşanan son gelişmeler ve ABD'nin engellemeleri karşısında köşeye sıkışan İran rotayı Türkiye'ye çevirmek zorunda kaldı.
Dünya'da yer alan habere göre İran’ın deniz ticaretinde karşılaştığı baskı, Türkiye sınırındaki yük trafiğini hızla büyütüyor. Yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı’ndaki taşımacılık sorunları nedeniyle ticaretin bir bölümünü kara güzergâhlarına aktarmaya çalışan İran için Gürbulak-Bazergan hattı en kritik geçiş noktalarından biri haline geliyor.
Savaş öncesinde İran’ın yıllık yaklaşık 180 milyon tonluk dış ticaretinin yüzde 80’den fazlası ülkenin güneyindeki limanlar üzerinden gerçekleştiriliyordu. Hürmüz Boğazı’ndaki aksama ve deniz taşımacılığı üzerindeki baskı, bu modelin sürdürülebilirliğini zorlaştırınca Tahran yönetimi kara sınırlarını daha yoğun kullanmaya başladı.
İran’ın yedi ülkeyle kara sınırı bulunuyor. Ancak Türkiye hattı hem Avrupa pazarlarına bağlantı sağlaması hem de mevcut karayolu ve demiryolu altyapısı nedeniyle yeni ticaret düzeninde öne çıkıyor. Türkiye üzerinden İran’a tüketim ürünleri, hayvan yemi ve ilaç sanayisinde kullanılan girdiler taşınırken İran’dan Türkiye yönüne alüminyum, bitüm ve yapı malzemeleri gibi ürünlerin sevkiyatı sürüyor.
Ticaret rotasındaki değişimin en belirgin göstergesi Gürbulak-Bazergan sınırında ortaya çıktı. 12 Ağustos’a kadar olan beş aylık dönemde Gürbulak üzerinden İran’a yapılan ihracat yüzde 250 arttı. Eylül ayının başlarında Türkiye’den İran’a günde yaklaşık 500 TIR’ın giriş yaptığı belirtilirken sınır hattındaki yük hareketinin önceki dönemlere göre belirgin biçimde yükseldiği görülüyor.
Gürbulak yalnızca Türkiye-İran ticareti açısından değil, Türkiye’nin Orta Asya ve daha doğudaki pazarlara erişimi bakımından da önemli bir kara koridoru konumunda. Yoğunluğun artmasıyla birlikte Türkiye ve İran tarafı ağustos ayında Gürbulak-Bazergan geçişindeki bekleme sürelerini azaltmak amacıyla ortak çalışma başlattı.
Kara taşımacılığındaki hareketlilik iki ülke arasındaki toplam ticaret rakamlarına da yansıdı. 2026’nın ilk yarısında Türkiye ile İran arasındaki ticaret hacmi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artarak yaklaşık 3,2 milyar dolara yükseldi. Artış, İran’ın deniz güzergâhlarında yaşadığı sorunların başladığı dönemde Türkiye kara hattının önem kazanmasıyla aynı döneme denk geldi.
Türkiye ile İran arasında 2015 yılından bu yana tercihli ticaret anlaşması bulunuyor. İki ülke uzun süredir ticaret hacmini daha yüksek seviyelere çıkarma hedefini dile getirirken mevcut jeopolitik koşullar kara sınırlarının ekonomik önemini artırmış durumda. Türkiye açısından gelişme özellikle uluslararası taşımacılık, gümrük hizmetleri, lojistik merkezleri ve İran’a ihracat yapan sektörler için yeni hacim yaratabilir.
Ticaretin denizden karaya kaymasının önemli bir maliyeti de var: mevcut kara altyapısının kısa sürede artan yükü kaldırması gerekiyor. Gürbulak-Bazergan hattında TIR geçişlerinin artması son aylarda kilometrelerce uzayan kuyruklara ve sürücülerin günlerce beklemesine neden oldu. Haziran ayında yalnızca Gürbulak’ta bazı günlerde yüzlerce aracın geçiş için beklediği kaydedildi. Türkiye’nin İran ve Nahçıvan sınırındaki diğer kapılarında da benzer yoğunluk yaşandı. Türkiye ve İran heyetleri 24 Ağustos’ta Gürbulak’ta bir araya gelerek bekleme sürelerinin nedenlerini incelemek için ortak komisyon kurulmasını kararlaştırdı.
Görüşmelerde günlük TIR geçiş kapasitesinin kademeli artırılması, TIR karnesi kullanımının yaygınlaştırılması ve iki ülke arasında elektronik TIR sistemine geçilmesi de gündeme geldi. Kara taşımacılığında kapasite artırılamazsa ticaret hacmindeki büyümenin taşıma sürelerini ve navlun maliyetlerini yukarı çekmesi beklenebilir.
Türkiye açısından zamanlama dikkat çekici. Gürbulak Gümrük Kapısı, kapsamlı yenileme çalışmalarının ardından nisan ayında yeniden hizmete açıldı. Yeni tesis için yapılan yatırımın 3 milyar TL’nin üzerinde olduğu açıklanmıştı. Gümrük kapısı genişletilirken araç ve yolcu geçiş kapasitesi artırıldı, kontrol sistemleri ve lojistik altyapı yenilendi. Gürbulak üzerinden yıllık yaklaşık 1 milyar dolarlık ithalat ve ihracat işlemi gerçekleştirildiği belirtiliyor. Türkiye’nin kara gümrük kapıları toplam dış ticaretin yaklaşık yüzde 45’ine hizmet verirken Gürbulak, İran üzerinden Orta Asya’ya uzanan güzergâh nedeniyle diğer sınır kapılarından farklı bir stratejik konuma sahip.
İran’ın ticaretini daha fazla karayoluna taşıması halinde birkaç ay önce tamamlanan kapasite yatırımlarının önemi daha da artabilir. Ticaret rotasının Türkiye’ye kayması lojistik sektörü ve ihracat açısından yeni hacim yaratırken önemli bir risk de beraberinde getiriyor.
ABD’nin İran’a yönelik yaptırım baskısını yalnızca İranlı şirketlerle sınırlı tutmayıp bu şirketlere hizmet veren yabancı kuruluşlara doğru genişletmesi, uluslararası ödeme ve taşımacılık yapan şirketlerin uyum kontrollerini daha önemli hale getiriyor. Özellikle bankacılık, sigorta, navlun, gümrük hizmetleri ve yaptırım kapsamına girebilecek ürünlerde şirketlerin işlem taraflarını daha ayrıntılı kontrol etmesi gerekebilir. İran açısından kara yollarının kapasitesi de sınırsız değil. Deniz yoluyla taşınabilen yüksek miktardaki yükün tamamen kara taşımacılığına aktarılması mümkün görünmüyor. Bu nedenle Türkiye hattındaki büyümenin önümüzdeki dönemde sürmesi beklenirken, asıl kritik konu sınır geçiş kapasitesi ile yaptırım riskinin aynı anda nasıl yönetileceği olacak.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23