• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
9
Yeniakit Publisher
Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı
Haber Merkezi Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:

Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı

Güvenlik uzmanı Brandon J. Weichert’e göre Japonya’nın son dönemdeki militarist açıklamaları, bölgedeki kırılgan dengeleri sarsarak Kuzey Kore’nin sert tepkisini tetikledi. Weichert, “Tokyo uyuyan bir ejderhayı uyandırdı” uyarısında bulunuyor.

#1
Foto - Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı

Amerikalı güvenlik analisti Brandon J. Weichert, Japonya’nın nükleer silahlanma imasında bulunmasının Asya’daki en tehlikeli diplomatik hatalardan biri olabileceğini savunuyor.

#2
Foto - Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı

Weichert’e göre Başbakan Sanae Takaichi hükümetinin, Tayvan’a yönelik Çin saldırısı durumunda askeri müdahale sözü vermesi ve ardından nükleer caydırıcılık kapasitesi geliştirme ihtimalini dile getirmesi, bölgedeki dengeleri kökünden sarstı.

#3
Foto - Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı

Analist, bu söylemin yalnızca Pekin’i değil, tarihsel nedenlerle Japonya’ya derin kin besleyen Kuzey Kore’yi de kışkırttığını belirtiyor. “Asya’da Japonya’ya karşı ortak bir öfke duygusu var ve Tokyo bu öfkenin yeniden alevlenmesine yol açtı,” diyor Weichert.

#4
Foto - Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı

Kuzey Kore yönetimi, Japonya’nın nükleer silahlanma ihtimaline sert tepki göstererek, “Japonya’nın nükleer silah edinme girişimi her ne pahasına olursa olsun engellenmelidir” açıklamasını yaptı. Pyongyang’a göre, Tokyo’nun bu tür söylemleri yalnızca bölgeyi istikrarsızlaştırmakla kalmıyor, Kore Yarımadası’ndaki askeri dengeleri de altüst ediyor.

#5
Foto - Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı

Weichert, bu açıklamayı “küçük bir diplomatik hamle değil, doğrudan bir kırmızı çizgi ilanı” olarak yorumluyor. Analiste göre, Pyongyang artık Japonya’yı ikincil bir tehdit değil, doğrudan bir düşman olarak görmeye başlamış durumda.

#6
Foto - Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı

Weichert, Asya’daki mevcut gerginliğin yalnızca stratejik değil, derin tarihsel kökleri olduğunu vurguluyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında Japonya’nın Asya’da gerçekleştirdiği işgallerin ve savaş suçlarının, Çin ve Kore toplumlarında hala kapanmamış yaralar bıraktığını hatırlatan Weichert, “Tokyo’nun yeniden silahlanma söylemleri, bu tarihi travmaları yeniden canlandırıyor” değerlendirmesinde bulunuyor. Ancak analiste göre bu duyarlılığı yalnızca geçmişle açıklamak yetersiz. Çin ve Kuzey Kore’nin günümüzdeki bölgesel genişleme politikaları da Japonya’nın savunma reflekslerini güçlendiriyor. “Tokyo’nun yeniden silahlanma arzusu, kendi güvenlik endişelerinin doğal bir sonucu olabilir; ancak söylem biçimi, onu stratejik bir yalnızlığa itiyor,” diyor Weichert.

#7
Foto - Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı

Weichert’e göre, Japonya’nın yeniden silahlanma açıklamaları Pyongyang’ın saldırgan reflekslerini hızlandırabilir. Kuzey Kore’nin halihazırda yaklaşık 50 nükleer savaş başlığına sahip olduğu, bu sayının hızla artabileceği değerlendiriliyor. Üstelik ülke, kısa, orta, uzun menzilli ve kıtalararası balistik füzeler dahil olmak üzere geniş bir füze yelpazesi geliştirmiş durumda. ABD Savunma İstihbarat Teşkilatı (DIA), Kuzey Kore’nin nükleer başlık minyatürleştirme teknolojisinde ustalaştığını daha on yıl önce bildirmişti. Bugün ise Pyongyang, denizaltından fırlatılabilen balistik füze (SLBM) sistemleri üzerinde çalışıyor ve Rusya’dan aldığı teknik destekle askeri kapasitesini genişletiyor. Weichert, “Kuzey Kore artık sadece tehditkar bir aktör değil, askeri anlamda bölgesel bir güç merkezi haline geldi” diyor.

#8
Foto - Japonya'nın nükleer söylemi uyuyan ejderhayı uyandırdı

Weichert analizinde, ABD’nin Asya’daki angajmanının zayıflaması nedeniyle Japonya’nın kendisini giderek yalnızlaşmış hissettiğini belirtiyor. “Washington’un Hint-Pasifik’e olan ilgisi azaldıkça, Tokyo kendi güvenliğini kendi inisiyatifiyle sağlama yoluna gidiyor. Bu da onu daha agresif bir dış politika söylemine itiyor,” diyor. Ancak bu agresif tonun stratejik bir hata olduğunu düşünen Weichert, “Tokyo, Çin’i hedef alırken Pyongyang’ı da cepheye çekti. Şimdi iki nükleer güçle aynı anda karşı karşıya kalabilir” uyarısında bulunuyor. “UCUZ SAVAŞÇI SÖYLEM, STRATEJİK YALNIZLIK GETİRİR” Analistin değerlendirmesine göre, Takaichi hükümeti Washington’un tepkisini ölçmek ve ABD’nin olası bir Tayvan çatışmasında Japonya’ya ne kadar destek vereceğini görmek amacıyla bu söylemleri kasıtlı olarak sertleştirdi. Fakat sonuç tam tersi oldu: Tokyo, hem Çin hem Kuzey Kore’nin hedefi haline geldi, hem de ABD’nin sessiz tutumu nedeniyle kendini jeopolitik bir boşlukta buldu. Weichert analizini şu çarpıcı cümleyle bitiriyor: “Japonya’nın militarist söylemi, uyuyan bir ejderhayı uyandırdı. Pyongyang artık Tokyo’yu ciddiye alıyor ve bu, bölgede çok daha tehlikeli bir dönemin başlangıcı olabilir.” Haber Kaynağı: The National Interest - Brandon J. Weichert

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23