İşte turşu kurmanın püf noktaları... Bu asırlık gelenek yine kış mesaisinin vazgeçilmezi olacak...
Mutfaklarda kış hazırlıkları mesaisi başlamak üzere artık...
Milli İradenin Sesi Yeni Akit
Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.
Mutfaklarda kış hazırlıkları mesaisi başlamak üzere artık...
Eylül ayının gelmesiyle birlikte mutfaklarda kış hazırlıkları da hız kazanıyor. Yazın taze sebzelerini uzun süre saklamanın en lezzetli yollarından biri olan turşu, Anadolu mutfağının asırlardır değişmeyen geleneklerinden biri. Ancak kıtır kıtır, lezzetli ve uzun süre dayanabilen bir turşu hazırlamak için yalnızca sebzeleri kavanoza doldurmak yetmiyor. İşte turşu kurarken dikkat edilmesi gereken püf noktaları…
Eylül geldi mi mutfakların havası değişir. Tezgâhlarda domatesler, biberler, acurlar, kornişonlar; bir köşede kavanozlar, kapaklar… Evlerde tatlı bir kış telaşı başlar. Çünkü bizim mutfak kültürümüzde yaz yalnızca yenmez, birazı da kışa saklanır. Turşu işte tam olarak böyle bir şeydir: Mevsimi kavanoza kapatmak. Buzdolabının, derin dondurucunun olmadığı zamanlarda insanlar sebzeyi uzun süre koruyabilmek için tuzun, suyun ve fermantasyonun gücünden yararlanmış.
Yüzyıllar içinde bu ihtiyaç öyle güzel bir mutfak geleneğine dönüşmüş ki bugün turşu, saklama yönteminden çok daha fazlası. Anadolu'ya baktığınızda bunun ne kadar zengin bir kültür olduğunu görürsünüz. Salatalıktan lahanaya, biberden fasulyeye, pancardan keleğe kadar neredeyse her şeyin turşusu kurulmuş. Hatta bazı yörelerde meyveler bile turşu kavanozuna girmiş.
Ben turşuyu biraz da Anadolu kadınının mutfak zekâsının özeti gibi görüyorum. Mevsiminde bol olanı al, ziyan etme, dönüştür ve sofranın kıt olduğu günler için sakla… Bugün buna "sürdürülebilir mutfak" diyoruz. Büyüklerimiz ise adını koymadan yıllardır yapıyordu. Ve turşunun en güzel tarafı ise: Her evde farklı yapılması. Bir ev sarımsağı bol koyar, diğerinde acı biber eksik olmaz.
Kimi sirkeyi sever, kimi daha çok tuzlu suyla fermantasyonu tercih eder. Kimi kavanoza nohut atar, kimi dereotu, kereviz sapı ya da üzüm yaprağı… Dolayısıyla aynı sebzeyle kurulmuş iki turşunun bile tadı birbirine benzemez. Çünkü turşunun reçetesinde yalnızca tuz ve su yoktur; evin alışkanlığı da vardır. Bir de turşunun sofradaki yeri var tabii… Kuru fasulyenin yanına koyun, pilavın yanına koyun, bulgurun yanına koyun… Hele kış günü sıcacık bir yemeğin yanında buz gibi çıtır bir turşu geldiyse sofranın bütün dengesi değişir. Turşu biraz da yemeğin ünlem işaretidir!
Geleneksel fermente turşuda asıl işi mikroorganizmalar yapar. Sebzelerde doğal olarak bulunan laktik asit bakterileri, uygun tuz oranı ve koşullarda fermantasyonu başlatır. Ortaya çıkan asitlik hem turşunun kendine özgü ekşi lezzetini oluşturur hem de ürünün korunmasına yardımcı olur. Bu nedenle iyi bir turşunun sırrı yalnızca 'çok sirke koymak' değildir. Temiz kavanoz, taze ve diri sebze, doğru tuz oranı ve sebzelerin salamuranın altında kalması çok önemlidir.
SİVRİ BİBER TURŞUSU MALZEMELER 3 kg. sivri biber 4 diş sarımsak 1 lokma beyaz ekmek 1 tatlı kaşığı hardal tohumu 1 su bardağı üzüm sirkesi 3 yemek kaşığı tuz 1 tatlı kaşığı şeker İçme suyu Üzerini kapatmak için asma yaprağı
YAPILIŞI: Üç kiloluk kavanozun dibine dört diş sarımsağı ortadan bölerek koyuyoruz. Bir lokma beyaz ekmek ve 1 tatlı kaşığı hardal tohumunu yine kavanozun en dibine bırakıyoruz. Biberleri iyice yıkadıktan sonra başlarını ve sonlarını minicik kesiyoruz. Kavanoza sıkı sıkı diziyoruz. Diğer yandan bir büyük kasede 3 tatlı kaşığı yemeklik tuz, şeker, sirke ve göz kararı suyu karıştırıyoruz. Üzerine asma yaprağı ve filizini kapak olarak koyup ağzını kapatıyoruz. Beş gün güneşte bekleyen kavanozu, buzdolabına kaldırıyoruz.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23