İşte dünyanın en sağlıklı milleti... Neden hiç kanser olmuyor? Uykusuz bırakan 'gizemli' sırları
Modern dünyada kanser vakaları maalesef her geçen gün artıyor...
Modern dünyada kanser vakaları maalesef her geçen gün artıyor...
Bilimin ve tıbbın tüm imkânlarına rağmen modern dünyada kanser vakaları hızla artarken, dünyanın bir köşesinde insanlar 100 yaşını deviriyor ve hastalıklara adeta meydan okuyor. Bahsettiğimiz yer, Pakistan'ın kuzeyindeki yüksek dağların arasında yaşayan Hunza Türkleri ve onların efsanevi yaşam tarzı. Onların sırrı bir ilaçta değil; doğanın ritmine uyum sağlamakta, az yemekte ve sürekli hareket etmekte gizli. İşte sağlıklı millet olmanın sırları…
Modern tıp dünyası, kansere karşı çığır açan tedaviler aramaya devam ederken; bilim insanlarının rotası, hastalıkların kapısından bile geçmediği gizemli bir coğrafyaya çevrildi. Dünyanın en sağlıklı milleti olarak kabul edilen bu toplulukta, kanser vakasına neredeyse hiç rastlanmıyor ve insanlar 100 yaşını aşkın süre sağlıklı bir şekilde yaşıyor. Peki, laboratuvar sonuçlarını altüst eden bu insanların yaşam sırrı ne?
Kayısı çekirdeğinden alkali suya, aralıklı oruçtan stresten uzak yaşam tarzına kadar, uzun ömrün ve kansersiz bir hayatın kapılarını aralayan o çarpıcı gerçekler ilk kez bu kadar net ortaya çıktı. İşte modern insanın genetik kaderini değiştirecek o kadim sırlar...
1. İŞLENMİŞ ŞEKER DEĞİL, "KAYISI ÇEKİRDEĞİ" MUCİZESİ Hunza vadisinde yaşayanların en büyük besin kaynaklarından biri kayısıdır. Ancak onlar sadece meyvesini değil, çekirdeğini de bolca tüketiyorlar. B17 Vitamini (Amygdalin): Hunzaların kansere yakalanmamasının en büyük nedenlerinden biri olarak, kayısı çekirdeğinde yoğun bulunan B17 vitamini gösteriliyor. Modern tıp bu konuda hala tartışsa da, Hunzaların bu beslenme alışkanlığı "doğal kemoterapi" olarak adlandırılıyor.
2. BUZ GİBİ "CANLI SU" İÇİYORLAR Hunzalar, yüksek rakımlı buzullardan gelen mineral açısından zengin suları tüketiyor. Bu sular sadece temiz değil, aynı zamanda alkali oranı çok yüksek sulardır. Vücuttaki asiditeyi düşüren bu alkali su tüketimi, kanser hücrelerinin yaşayamayacağı bir vücut ortamı oluşturuyor.
3. MEVSİMSEL KITLIK: ARALIKLI ORUÇ Hunzaların bir diğer sırrı ise zorunlu ama sağlıklı bir ritüel olan "Açlık Dönemi". Meyvelerin henüz olgunlaşmadığı dönemlerde, bazen haftalarca sadece su ve kayısı suyu içerek yaşarlar. Otofaji Etkisi: Bugün modern tıbbın "aralıklı oruç" (Intermittent Fasting) dediği bu durum, vücudun hasarlı hücreleri kendi kendine yok etmesini (otofaji) sağlıyor. Yani vücut, kanserleşme riski olan hücreleri kendi kendine temizliyor.
4. HAREKET ETMEK BİR SEÇENEK DEĞİL, YAŞAM BİÇİMİ Modern insan günde 8-10 saat otururken, dünyanın en sağlıklı toplumları gün boyu hareket halinde. Engebeli arazilerde kilometrelerce yürümek, tarımla uğraşmak ve temiz dağ havasını solumak, lenf sisteminin sürekli aktif kalmasını sağlıyor.
Himalayalar'ın eteklerine taşınamasak da bu "kanser savar" yaşam tarzından ilham alabiliriz: Rafine Şekeri Terk Edin: Kanser hücrelerinin en büyük yakıtı şekerdir. Hunzalar gibi şekeri sadece doğal meyvelerden alın. Mevsimsel Beslenin: Serada yetişmiş, ilaçlı sebzeler yerine toprakla bağını koparmamış gıdaları seçin. Stres Yönetimi: Hunzaların en dikkat çekici özelliklerinden biri de çok az stresli olmaları ve her yaşta toplumsal hayatın içinde kalmalarıdır.
HUNZA HALKI NEDEN UZUN ÖMÜRLÜDÜR? Verywell health'de yer alan habere göre; Hunza halkının uzun ömrünün nedenleri, 1986'da bir araştırmacının çalışması da dahil olmak üzere, hâlâ araştırılmaktadır. Ahmed şöyle yazmıştır:
"Hunza, her batılı yazar için bir rüya yeridir; Hunza fikrine bayılıyorlar. Uzun ömürlülükten büyüleniyorlar ve sırlarını öğrenmek için buraya geliyorlar. Kayısılar mı? Buzul suyu mu? (Çamurlu ama çok sağlıklı mineraller içerdiği söyleniyor.) İklim mi? Yoksa yerel şarap mı? Bu fiziksel faktörler önemli olabilir, ancak bu yerin sosyal organizasyonu ve sosyal davranışları kadar önemli değil." HUNZA HALKI HASTALIKLARDAN NASIL KORUNUYOR? Hunza halkı, son derece engebeli bir araziye sahip dağlık bir ortamda yaşamaktadır. Bazıları 1000 yıldan daha eski olan köyleri, izole edilmiş ve uçurumların içine inşa edilmiştir. Bu yerleşim yerlerinde engebeli yollar, dik yamaçlar bulunur ve tarım alanlarına ulaşmak için uzun yürüyüşler gerektirir.
Ancak sağlıklarını etkileyen başka faktörler de var ve hastalıklardan tamamen kaçındıkları doğru değil. 2018'de yayınlanan bir çalışma, Hunza'daki 12 köyden 18 yaş ve üstü yetişkinlerden oluşan rastgele bir örneklemde, her üç kişiden birinin hipertansiyon ( yüksek tansiyon ) olduğunu buldu. Dahası, hipertansiyonu olanların (yaş ve cinsiyet dikkate alındıktan sonra) aşırı kilolu olma olasılıklarının da daha yüksek olduğu görüldü.
Ancak Hunza halkının şu özellikleriyle bilindiği de ortaya çıktı: Beslenmelerinde daha çok sebze ve meyve tüketirler (ancak et genellikle kış için saklanır). Fiziksel olarak aktif olmayı seçin.
Çalışmaya katılanların sadece ,5'inde obezite görülmesiyle, obezite oranları nispeten düşüktür . Öte yandan, bazı kültürel alışkanlıklar (örneğin kışın tüketilen tuzlu çay) Hunza halkı arasında olumsuz sağlık etkilerine yol açabilir ve bu sonuçlardan onlar da muaf değildir.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23