• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
5
Yeniakit Publisher
İstanbul’daki depremler sonrası Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama!

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

İstanbul’daki depremler sonrası Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama!

İstanbul’da Büyükada açıklarında meydana gelen 2,3 ve 3,2 büyüklüğündeki depremler, Marmara’daki fay hareketliliğini yeniden gündeme taşıdı. Sarsıntıların ardından “Büyük İstanbul depremi yaklaşıyor mu?” sorusu tartışılırken, Prof. Dr. Şener Üşümezsoy bu depremlerin beklenen büyük depremin habercisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, İstanbul’da peş peşe meydana gelen 2,3 ve 3,2 büyüklüğündeki depremler sonrası Youtube kanalında açıklamalarda bulundu. Üşümezsoy, Büyükada çevresinde kaydedilen mikro depremlerin tek başına büyük bir deprem beklentisinin işareti olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Uzman isim, ana fay hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını savundu.

#1
Foto - İstanbul’daki depremler sonrası Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama!

‘ADALAR FAYI BÜYÜK DEPREM ÜRETMEZ’ Büyükada çevresindeki fay yapısına ilişkin değerlendirmede bulunan Üşümezsoy, Adalar fayının uzun süredir aktif olmayan, yaşlı bir yapı olduğunu ifade etti. Üşümezsoy, bölgedeki bu faydan yıkıcı büyüklükte bir deprem beklemediğini belirterek, son sarsıntıların da bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

#2
Foto - İstanbul’daki depremler sonrası Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama!

KÜÇÜK DEPREMLER HANGİ FAYLARDA MEYDANA GELDİ? Yerbilimci Üşümezsoy’a göre son sarsıntıların kaynağı doğrudan Adalar fayı değil. Büyükada’nın güneyinde meydana gelen hareketlerin, ana fay sistemini farklı yönlerde kesen daha küçük fay segmentleri üzerinde gerçekleştiği değerlendiriliyor. Bu ikincil ve üçüncül fayların, büyük ölçekli ve yıkıcı bir deprem oluşturabilecek seviyede gerilim biriktirmediğini belirten Üşümezsoy, yaşanan hareketliliğin bölgede daha önce biriken stresin küçük çaplı boşalması şeklinde yorumlanabileceğini ifade etti.

#3
Foto - İstanbul’daki depremler sonrası Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama!

“1999’DAN SONRA DA BENZER HAREKETLER YAŞANDI” Son sarsıntıların bölgenin daha önce ortaya konulan fay haritalarıyla örtüştüğünü belirten Üşümezsoy, 1999 Marmara Depremi'nin ardından da bölgede benzer nitelikte küçük depremlerin kaydedildiğine dikkat çekti. Bu nedenle Büyükada açıklarındaki hareketliliğin olağan fay hareketleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Üşümezsoy, mikro depremlerin tek başına farklı bir deprem senaryosunun habercisi olarak görülmemesi gerektiğini savundu.

#4
Foto - İstanbul’daki depremler sonrası Üşümezsoy’dan dikkat çeken açıklama!

“İSTANBUL DEPREMİ GELİYOR” YORUMUNA KARŞI ÇIKTI Büyükada açıklarında meydana gelen 2,2 ve 3,0 büyüklüğündeki depremlerin kamuoyunda yeni bir “İstanbul depremi” beklentisi oluşturduğunu belirten Üşümezsoy, bu yorumların bilimsel açıdan doğru olmadığını ifade etti. Üşümezsoy’a göre bölgedeki küçük sarsıntılar, tek başına orta veya büyük büyüklükte bir depremin yakın olduğuna dair güvenilir bir gösterge niteliği taşımıyor.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

DEPREM UZMANLARININ BİLİMSEL OLMAYAN DEPREM TAHMİNLERİ! Marmara Denizi’ndeki Mikro Depremler ve Deprem Kestirim Çalışmalarında Bilimsel Sınırlar Marmara Denizi’nde, özellikle Büyükada açıklarında meydana gelen küçük ölçekli depremler, kamuoyunda büyük İstanbul depremine yönelik endişeleri ve tartışmaları yeniden canlandırmaktadır. Bu tür mikro sarsıntıların ardından uzmanlar tarafından yapılan farklı açıklamalar, toplumda jeoloji bilimine karşı bir güven kırılmasına ve belirsizliğin yarattığı bir bıkkınlığa yol açabilmektedir. Yerin kilometrelerce altındaki hareketlerin net bir zaman dilimi verilerek öngörülememesi, bilimsel tahminlerin doğruluğunun sorgulanmasına neden olmaktadır. Sismoloji bilimi, tıp veya mühendislik gibi doğrudan gözlemlenebilir alanlardan farklı bir işleyişe sahiptir. Günümüz teknolojisi, yer kabuğunun 8-10 kilometre altındaki kırılma süreçlerini doğrudan ve anlık olarak görüntüleyebilecek bir imkana henüz sahip değildir. Bilim insanları, bu derinliklerdeki hareketleri ancak yeryüzüne yerleştirilen sismograf cihazları, GPS istasyonları aracılığıyla ölçülen milimetrik kaymalar ve gaz çıkışları gibi dolaylı verileri analiz ederek anlamaya çalışmaktadır. Dolayısıyla yapılan değerlendirmeler birer kesin tahminden ziyade, fay hatlarında biriken enerji miktarına ve geçmiş deprem tekrarlama periyotlarına dayanan istatistiksel olasılık hesaplarıdır. Halk arasında yüzyıllardır gözlemlenen ve hayvanların deprem öncesindeki sıra dışı davranışlarına dayanan yaklaşımlar, sismik dalgaların fiziksel özellikleriyle açıklanabilmektedir. Deprem anında yeryüzüne ilk ulaşan ve yıkıcı olmayan primer (P) dalgalarını, bazı hayvan türleri insanlardan çok daha önce algılayarak tepki gösterebilmektedir. Ancak bu durum depremi günler veya saatler öncesinden bilmek anlamına gelmemekte, saniyelerle sınırlı bir erken algılama kabiliyetini ifade etmektedir. Modern sismoloji de bu P dalgalarını temel alarak, yıkıcı olan sekonder (S) dalgalar ulaşmadan önceki birkaç saniyelik süreçte devreye giren erken uyarı sistemlerini geliştirmiştir. Sonuç olarak, depremlerin tam olarak hangi gün ve saatte gerçekleşeceğini önceden bildiren bir teknolojinin bulunmaması, sismoloji biliminin ürettiği verileri geçersiz kılmamaktadır. Yer bilimlerinin temel amacı, kaçınılmaz olan doğa olaylarının zamanını bir kehanet gibi fısıldamak değil; riskli bölgeleri, fayların enerji kapasitelerini ve zemin yapılarını ortaya koyarak güvenli yaşam alanlarının inşa edilmesine rehberlik etmektir. Belirsizliğin yarattığı kaygıyı yönetmenin en bilimsel yolu, tahminlerin kesinliğine odaklanmak yerine, yapısal riskleri azaltacak somut hazırlıklara hız kazandırmaktır.

Davut

Hanı adalar fayı aktif degıldı usumezsoy sımdıde bahane bulup yok yan kolu oydu buydu kıme ınanacagımızı sasırdık
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23