• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
8
Yeniakit Publisher
Güneşin Altında Görünmeyen Tehlike!

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Güneşin Altında Görünmeyen Tehlike!

Yaz denince akla çoğu zaman güneş, deniz, tatil ve açık havada geçirilen güzel saatler geliyor. Ancak sıcaklığın yükselmesiyle birlikte vücudumuzun verdiği mücadele de artıyor. Özellikle uzun süren ve bunaltıcı sıcaklar, yalnızca terlemeye veya halsizliğe yol açmıyor; kalp ve damar sistemi üzerinde de ciddi bir yük oluşturabiliyor. Çünkü insan vücudu, sıcak havalarda normal vücut sıcaklığını koruyabilmek için daha fazla çalışıyor. Terleme yoluyla ısıyı dışarı atmaya çalışan beden, aynı zamanda cilde daha fazla kan gönderiyor. Bu süreçte kalbin iş yükü artıyor. Sıvı kaybı da buna eklendiğinde dolaşım sistemi daha fazla zorlanabiliyor.

#1
Foto - Güneşin Altında Görünmeyen Tehlike!

Kalp sıcak havada neden daha fazla çalışıyor? Sıcaklık yükseldiğinde vücut kendisini serinletmek için ciltteki kan akımını artırıyor ve terlemeye başlıyor. Terleme arttıkça da vücuttaki sıvı azalıyor. Yeterince sıvı alınmadığında kan hacmi düşebiliyor ve dolaşım sistemi bu durumu telafi etmek için daha fazla çalışmak zorunda kalabiliyor. Özellikle kalp-damar hastalığı, yüksek tansiyon veya başka kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerde bu durum daha önemli hale geliyor. Aşırı sıcak; kalp krizi, ritim bozukluğu, kalp yetmezliğinin kötüleşmesi ve inme gibi ciddi kardiyovasküler sorunların riskini artırabiliyor. Üstelik tehlike her zaman insanın fark edeceği kadar açık olmayabiliyor. Kişi yalnızca “Biraz yoruldum, hava çok sıcak” diye düşünebilir. Oysa vücudun verdiği bazı sinyaller, daha ciddi bir sorunun habercisi olabilir.

#2
Foto - Güneşin Altında Görünmeyen Tehlike!

Hangi belirtiler ciddiye alınmalı? Sıcak havalarda göğüs ağrısı veya göğüste baskı, nefes darlığı, belirgin çarpıntı, aşırı halsizlik, baş dönmesi ve bayılma gibi belirtiler dikkate alınmalıdır. Özellikle göğüs ağrısının kola, omuza, sırta veya çeneye yayılması; nefes almakta zorlanma, bilinç bulanıklığı veya bayılma gibi belirtilerin ortaya çıkması durumunda “Biraz dinleneyim geçer” denilmemelidir. Böyle bir tablo acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir. Sıcak çarpması da hafife alınmaması gereken bir başka durumdur. Vücudun ısı düzenleme mekanizması aşırı sıcak karşısında yetersiz kaldığında ciddi sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Bilinç değişikliği, bayılma veya nöbet gibi belirtiler acil yardım gerektiren durumlar arasındadır.

#3
Foto - Güneşin Altında Görünmeyen Tehlike!

Kimler daha dikkatli olmalı? Sıcak havanın etkisi herkes için aynı değildir. Özellikle ileri yaştaki kişiler, kalp-damar hastalığı bulunanlar, yüksek tansiyon ve diyabet gibi kronik hastalıkları olanlar daha dikkatli olmalıdır. Bunun yanında açık havada çalışanlar, yoğun fiziksel aktivite yapanlar ve günün en sıcak saatlerinde uzun süre dışarıda kalanlar da risk altındadır. WHO, kronik hastalığı bulunan kişilerle belirli ilaçları kullananların sıcak havalarda daha fazla dikkat göstermesi gerektiğine işaret ediyor. Burada önemli bir noktayı da özellikle vurgulamak gerekiyor: Düzenli kullanılan ilaçlar, sıcak havalarda vücudun sıvı ve tansiyon dengesini etkileyebilir. Ancak bu, ilaçların kişinin kendi kararıyla bırakılması veya dozunun değiştirilmesi anlamına gelmez. İlaçlarla ilgili değişiklik mutlaka doktorun önerisiyle yapılmalıdır.

#4
Foto - Güneşin Altında Görünmeyen Tehlike!

“Susamadım” demek yeterli mi? Sıcak havalarda en sık yapılan hatalardan biri, susama hissini beklemektir. Oysa özellikle yoğun sıcak altında terleme ve sıvı kaybı arttıkça yeterli sıvı almak önem kazanır. Gün içinde düzenli olarak su içmek, uzun süre doğrudan güneş altında kalmamak ve mümkün olduğunca serin ortamlarda bulunmak alınabilecek en basit önlemler arasındadır. WHO da sıcak havalarda düzenli su tüketilmesini, hafif ve bol kıyafetlerin tercih edilmesini ve günün sıcak saatlerinde ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmasını öneriyor. Fakat burada da bir denge gerekiyor. Özellikle kalp veya böbrek hastalığı nedeniyle sıvı kısıtlaması olan kişilerin ne kadar sıvı tüketmesi gerektiği konusunda doktorlarının tavsiyesine uyması gerekir.

#5
Foto - Güneşin Altında Görünmeyen Tehlike!

Sıcağın en yoğun olduğu saatlere dikkat! Yaz aylarında dışarı çıkmak gerekiyorsa mümkün olduğunca günün daha serin saatleri tercih edilmeli. Öğle ve öğleden sonra sıcaklığın en yüksek olduğu saatlerde uzun süre güneş altında kalmaktan ve ağır egzersiz yapmaktan kaçınmak gerekiyor. Açık renkli, hafif ve terlemeyi kolaylaştıran kıyafetler giymek; gölgede kalmak; kapalı ve havasız ortamlardan uzak durmak da vücudun sıcaklıkla mücadelesini kolaylaştırıyor. Araç kullanırken de uzun süre güneş altında kalmamak, özellikle yaşlı veya kronik hastalığı bulunan kişileri sıcak araç içerisinde bırakmamak büyük önem taşıyor.

#6
Foto - Güneşin Altında Görünmeyen Tehlike!

Kalbiniz sessizce yardım istiyor olabilir Sıcak hava, çoğu zaman yalnızca bir “yaz sıkıntısı” gibi görülüyor. Oysa aşırı sıcak, özellikle risk grubundaki kişiler için ciddi bir sağlık sorununa dönüşebilir. Bu nedenle sıcak günlerde kendimizi gereksiz yere zorlamamak, yeterli sıvı almak, serin kalmak ve vücudun verdiği sinyalleri önemsemek gerekiyor. Unutmayalım: Güneşin yakıcılığı gözle görülür; fakat sıcağın kalbin üzerinde oluşturduğu yük her zaman görünmez.

#7
Foto - Güneşin Altında Görünmeyen Tehlike!

Kalbimizi korumak için bazen yapmamız gereken en önemli şey, kendimizi biraz yavaşlatmaktır. Çünkü sıcak hava geçer; ama kalbimize verebileceğimiz zararın sonuçları o kadar kolay geçmeyebilir.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23