Bilim insanlarından şaşırtan araştırma: Sakız çiğnemek bakın neye yol açıyor!
Sakız çiğnmemenin yıllardır beyine iyi geldiği mitleri sonunda doğrulandı.
Sakız çiğnmemenin yıllardır beyine iyi geldiği mitleri sonunda doğrulandı.
Büyük Buhran sırasında binlerce işletme iflas ederken, sakız üreticisi William Wrigley Jr. para kazanmaya devam ediyordu. "Sanırım insanlar üzgün olduklarında daha sert çiğniyorlar" diyen Wrigley'nin imparatorluğu, 1918'deki reklamlarında sakızın ‘sinirleri yatıştırdığını’ vaat ediyordu.
Pandemi döneminde satışların düşmesiyle birlikte şirketler bu stratejiye geri döndü: Artık sakız sadece nefes tazelemek için değil, ‘sorunların içinden çiğneyerek geçmek’ veya takıntılı düşünceleri susturmak için pazarlanıyor.
Antik bir alışkanlık: 8.000 yıllık miras İnsanlar binlerce yıldır sakız çiğniyor. İskandinavya'da bulunan 8.000 yıllık huş ağacı reçinesinden yapılmış sakızlarda, 5 yaşındaki çocukların diş izlerine rastlanması, bu eylemin sadece bir araç gereç yapıştırıcısı hazırlamak için değil, keyif için de yapıldığını gösteriyor. Antik Yunanlılar, Yerli Amerikalılar ve Mayalar da ağaç reçinelerini benzer amaçlarla kullanmışlardı.
Modern bilim ne diyor? Bilim insanları yaklaşık 15 yıldır sakızın bilişsel etkilerini araştırıyor. Bulgular karışık olsa da bazı noktalar oldukça tutarlı: -- Sakız çiğnemek, özellikle uzun ve sıkıcı görevlerde uyanıklığı ve sürdürülebilir dikkati yaklaşık oranında artırıyor
-- İlginç bir şekilde, sakızın hafıza üzerinde (kelime listelerini hatırlama gibi) güçlü bir pozitif etkisi saptanmadı.
Laboratuvar ortamında yapılan deneylerde (topluluk önünde konuşma veya matematik testleri gibi), sakızın stres seviyelerini düşürdüğü görüldü. Hatta 2022'de yapılan bir çalışma, ameliyat öncesi sakız çiğneyen kadınlarda kaygının azaldığını ortaya koydu.
Neden çiğnemeyi seviyoruz? Sakızın besin değeri olmamasına ve tadı geçmesine rağmen çiğnemeye devam etmemizin ardındaki gizem hala tam olarak çözülmüş değil. Ancak bazı teoriler öne çıkıyor: Kan Akışı: Çiğneme eylemi beyne giden kan akışını artırarak daha fazla besin ve oksijen taşınmasını sağlayabilir.
Yüz Kasları: Yüz kaslarının aktivasyonu ile zihinsel uyanıklık arasında bir bağlantı olabilir. Kortizol Dengesi: Çiğnemek, vücudun stres tepki sistemi olan HPA eksenini etkileyerek kortizol seviyelerini dengeleyebilir.
'Ağız Fidgeting'i' (Kıpırdanma): En modern teoriye göre sakız çiğnemek; ayak sallamak, kalem çıtlatmak veya stres çarkı çevirmek gibi tekrarlayıcı bir hareket (fidgeting) işlevi görüyor. Bu tür hareketler, beynin odaklanmasına veya sakinleşmesine yardımcı olan pasif bir süreçtir./ kaynak: Hürriyet
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23