• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
7
Yeniakit Publisher
Bediüzzaman dönemin cumhurbaşkanına 'Namaz kılıyor musun?' diye sordu: Bakın ne cevap aldı

Milli İradenin Sesi Yeni Akit

Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri yakından takip etmek için Google listenize Yeni Akit'i ekleyin.

⭐ Bizi Google'da Takip Et
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Bediüzzaman dönemin cumhurbaşkanına 'Namaz kılıyor musun?' diye sordu: Bakın ne cevap aldı

İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi'nin dönemin cumhurbaşkanı Celal Bayar'la yaptığı görüşme yıllar sonra ortaya çıktı.

#1
Foto - Bediüzzaman dönemin cumhurbaşkanına 'Namaz kılıyor musun?' diye sordu: Bakın ne cevap aldı

Türkiye'nin üçüncü cumhurbaşkanı Celal Bayar, vefat yıldönümünde anılıyor. 16 Mayıs 1883'de Bursa Umurbey'de doğan Bayar, 22 Ağustos 1986'da İstanbul'da vefat etmişti.

#2
Foto - Bediüzzaman dönemin cumhurbaşkanına 'Namaz kılıyor musun?' diye sordu: Bakın ne cevap aldı

Bediüzzaman Said Nursi'nin hayatına dair yaptığı araştırmalarla bilinen Necmeddin Şahiner, Celal Bayar'ın Said Nursi ile görüştüğünü söylemişti.

#3
Foto - Bediüzzaman dönemin cumhurbaşkanına 'Namaz kılıyor musun?' diye sordu: Bakın ne cevap aldı

"Celal Bayar'ın Bediüzzaman'la Manisa'da görüştüğü doğru mu?" sorusunu cevaplayan Şahiner, "Ben Celal Bayar ile pek çok kere görüştüm. Nimet Arzık'ın "Menderes'i İpe Götürenler" adlı kitabında Bediüzzaman'ın Manisa civarında Bayar'la görüştüğü iddia ediliyordu. Kitabı Bayar'a götürdüm. Bu görüşmenin yalan olduğunu söyledi ve böyle bir yalanın yazılmış olmasına da çok kızdı" dedi.

#4
Foto - Bediüzzaman dönemin cumhurbaşkanına 'Namaz kılıyor musun?' diye sordu: Bakın ne cevap aldı

Kendisinin Cumhurbaşkanı Bayar'a Bediüzzaman'ı sorduğunu ifade eden Şahiner, ikili arasında geçen "namaz" diyalogunu şöyle anlattı:

#5
Foto - Bediüzzaman dönemin cumhurbaşkanına 'Namaz kılıyor musun?' diye sordu: Bakın ne cevap aldı

"Ben Bediüzzaman'ın adını anınca büyük bir hürmetle ondan "Hocaefendi" diye bahsettiğini hatırlarım. Üstad'ın İstiklâl Harbi'nde 8 ay kadar bir Ankara hayatı olmuştu. Bayar da Bediüzzaman Said Nursi ile Ankara'da görüştüğünü söyledi. Üstad görüşmelerinde Bayar'a namaz kılıp kılmadığını sormuş. Bayar kılmadığını söyleyince Üstad namazın ehemmiyetinden bahsetmiş, Bayar da "İnşaallah kılarız efendim" diye cevap vermiş.

#6
Foto - Bediüzzaman dönemin cumhurbaşkanına 'Namaz kılıyor musun?' diye sordu: Bakın ne cevap aldı

KAYNAK: risalehaber

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Recep Aydın/Sosyal Bilimci

Bediüzzaman Said Nursi ve Celal Bayar arasındaki bu kısa diyalog, genelde sadece dini bir tavsiye olarak okunur. Ancak o dönemin siyasi şartlarına daha derinden baktığımızda, bu soru aslında yeni kurulan devletin yönü hakkında yapılmış çok büyük bir yoklamadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin dini ve kültürel kimliği yeniden şekilleniyordu. Said Nursi, Ankara'daki meclis ortamında devletin kurucu kadrolarının inanç dünyasını ve topluma nasıl bir örnek olacağını doğrudan anlamak istiyordu. Celal Bayar gibi ekonomiyi ve devleti yöneten çok önemli bir figüre bu soruyu sormak, aslında gelecekteki devlet düzeninde İslam'ın ve ibadetin yerini sorgulamaktı. Celal Bayar'ın verdiği "İnşaallah kılarız efendim" cevabı ise Türk siyasetindeki "idare-i maslahat" yani durumu idare etme sanatının ilk ve en net örneklerinden biridir. Bayar, hem Bediüzzaman’ın manevi gücünü ve halk üzerindeki etkisini kırmayacak saygılı bir dil seçmiş hem de kişisel hayatına dair kesin bir söz vermekten kaçınmıştır. Bu cevap, sonraki yıllarda Türk merkez sağ siyasetinin dindarlarla kuracağı o dengeli ve mesafeli ilişkinin adeta ilk şifresidir. Ne tamamen reddeden ne de tamamen teslim olan bu bürokratik dil, devlet ile din arasındaki ince çizginin erken bir habercisi olmuştur. Madalyonun diğer yüzünde ise bu görüşme, Cumhuriyet elitleri ile dindar alimler arasındaki derin bir iletişim kopukluğunu da aydınlatır. Ankara'daki yeni yönetim modernleşmeyi şekilsel ve batılı bir tarzda kurmaya çalışırken, Said Nursi modernleşmenin ancak sağlam bir ahlak ve inanç temeliyle ayakta kalabileceğini savunuyordu. "Namaz kılıyor musun?" sorusu, batılılaşma rüzgarlarının estiği bir dönemde, kökleri ve kimliği unutmamak adına yapılmış tarihi bir kalkandır. Bu iki farklı dünya görüşünün meclis çatısı altındaki o anlık çarpışması, Türkiye’nin bugün bile hala tartıştığı din-devlet dengesinin en yalın ve en çarpıcı özetidir.

dae

O kadronun namazla niyazla ne işi olabilir Batıya nasıl daha çok yaranırızı düşünmekten başka.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23