Bebeğinizin sağlığını tehlikeye atıyor olabilirsiniz! Uzmanından net uyarı: Bilimsel dayanağı olmayan...
Bebeğinizin sağlığını tehlikeye atıyor olabilirsiniz uyarısı geldi...
Bebeğinizin sağlığını tehlikeye atıyor olabilirsiniz uyarısı geldi...
Yenidoğan bebekler için hayati öneme sahip olan topuk kanı uygulaması ve aşıyı reddeden aileler, ‘Kısır olur, otizm olur’ gibi akıl dışı gerekçelerle çocuklarının sağlığıyla oynuyor. Prof. Dr. Ömer Erdeve, aileleri uyararak, “Topuk kanı taramalarına mutlaka katılın. 400-600 gram doğan prematüre bebekler enfeksiyonlara karşı daha hassas oldukları için, aşılarını geciktirmeden yaptırın” dedi
Türk Neonatoloji (Yenidoğan) Derneği tarafından düzenlenen 33. Ulusal Neonatoloji Kongresi'nde aşı karşıtlığı ve topuk kanı reddine dikkat çekildi. Türk Neonatoloji Derneği Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Erdeve, bazı ailelerin topuk kanı aldırmak istemediğini belirterek, "Özellikle sosyal medyada bilgi kirliliği bu konuda hat safhada.
Topuk kanı alınmasının çocuklarda ileride kısırlığa bile neden olacağı bilgisini paylaşıyorlar" dedi.
Topuk kanı taramalarının çok önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Erdeve, şunları söyledi: "Bir damla kanla çocuğun hayatı kurtulabilir. Topuğundan bir damla kan alınıyor sadece. Bunun bebeğe hiçbir zararı olabilir mi?
Hiçbir zararı yok ama hayat kurtarıcı. Yani topuk kanı alınca bebekte kısırlık riski artar gibi söylemler bilgi kirliliğidir. Bazen aileler bunlara inanabiliyorlar."
"Hiçbir bebeğimizi kaybetmek istemiyoruz" diyen Prof. Dr. Erdeve, şunları söyledi: "Alilere önerimiz, topuk kanı taramalarına mutlaka katılmaları. Çünkü topuk kanı ile unutulmamalıdır ki hastalıklar daha ortaya çıkmadan bulgu vermeden ortaya çıkarılıyor. Sağlık Bakanlığı'nın tarama programları var. Bu çok önemli bir şey. Örneğin tiroit hormonu eksikliği var ise çocuğunuzda 14'ncü günden önce tedaviye başlarsanız çocuğunuzda zeka geriliği olmuyor. Ama bunu 3'üncü aydan sonra farkedersek artık çocuğunuz hiçbir tedaviye yanıt vermez.
Bu hastalıklar önlenebilir hastalıklardır.
Ve bu hastalıkların çok majör etkileri vardır. Zeka geriliği olabilir, körlük, sağırlık, ömür boyu düzeltilemeyecek rahatsızlıklar olabilir."
Türkiye'de prematüre doğum oranının çok yüksek olduğunu belirten Prof. Dr. Erdeve, "Dünyada yüzde 10, bizde yüzde 12'lerde. Yani çok yüksek sayıda zamanında önce doğan bebeğimiz var. Bu bebeklerin aşılanması son derece önemli. Aşı hayat kurtaran bir şeydir. Toplumlar için olmazsa olmazdır. Salgınlar başladıktan sonra birçok şey için çok geç olur. Bu nedenle aşı karşıtlığını çok önemsiyoruz. 'Aşı otizm yapar', 'Kısırlık yapar' gibi söylemlerin, hiçbirinin bilimsel bir dayanağı yok " dedi.
400-600 gram doğan prematüre bebeklerin, bağışıklık sistemlerinin henüz tam olgunlaşmamış olması nedeniyle enfeksiyonlara karşı daha hassas bir risk grubunu oluşturduğunu da belirten Prof. Dr. Erdeve, şöyle dedi: "Prematüre bebeklerde aşılamanın özel bir önemi var. Aşılar, bu bebekler için yalnızca rutin bir uygulama değil, yaşamı koruyucu temel bir müdahaledir. Özellikle solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere birçok enfeksiyon, prematüre bebeklerde daha ağır seyredebilmekte ve hastane yatışlarına yol açabilmektedir. Bu nedenle aşılamanın zamanında ve eksiksiz yapılması, prematüre bebeklerin korunmasında kritik bir rol oynamaktadır. 'Bebek çok küçük aşı ağır gelir mi?' deniyor. Hayır tam tersi. Prematüre bebekler enfeksiyona çok yatkındır. Ölüme daha yakındır.
Bu nedenle asıl bu bebekleri zamanında aşılamalıyız ki hayatta kalma şanslarını artıralım. Standart çocukluk çağı aşılarının büyük çoğunluğu prematüre bebeklerde güvenle uygulanabilmektedir."
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23