• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
6
Yeniakit Publisher
Batı kaynaklı eğitim vahşileştiriyor: Çocuklarımız kirli yapılara maruz kalıyor...
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Batı kaynaklı eğitim vahşileştiriyor: Çocuklarımız kirli yapılara maruz kalıyor...

SEBAHATTİN AYAN/İSTANBUL Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta art arda yaşanan okul saldırıları Türkiye’yi derinden sarsarken, olayların arka planına ilişkin tartışmalar da büyüyor. Son iki gün içinde meydana gelen saldırılarda çok sayıda öğrenci ve öğretmen hayatını kaybederken, 20 kişi yaralandı. Özellikle Kahramanmaraş’ta bir ortaokulda düzenlenen silahlı saldırıda çoğu öğrenci olmak üzere çok sayıda kişinin yaşamını yitirdiği ve saldırganın da öğrenci olduğu bildirildi. Yetkililer olaylara ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatırken, eğitim camiası ve toplumun farklı kesimleri bu menfur saldırıların nedenlerine dair kapsamlı bir tartışma yürütüyor. Uzmanlara göre son yıllarda gençler arasında artan şiddet eğilimlerinin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda sistemsel boyutları da bulunuyor. Bu çerçevede eğitimciler ve sosyologlar, öğrencilerin özellikle teknoloji ve dijital oyun bağımlılığı nedeniyle sosyal ve psikolojik olarak yalnızlaştığına dikkat çekerken “batı merkezli” eğitim yaklaşımlarının, öğrencilerin kendi kültürel ve manevi kökleriyle bağ kurmasını zorlaştırdığını vurgulayarak, gençlerin gerçeklik algısını zedeleyebildiği ve şiddeti sıradanlaştırdığını belirtiyor.

#1
Foto - Batı kaynaklı eğitim vahşileştiriyor: Çocuklarımız kirli yapılara maruz kalıyor...

Bununla birlikte tartışmaların bir diğer önemli boyutunu ise eğitim sistemine yönelik eleştiriler oluşturuyor. Bazı çevreler, mevcut eğitim modelinin büyük ölçüde akademik başarıya odaklandığını, ancak öğrencilerin manevi gelişimlerini yeterince desteklemediğini savunuyor. Bu durumun, özellikle ergenlik dönemindeki gençlerde aidiyet krizine ve yönsüzlüğe yol açabileceği dile getiriliyor. Öte yandan uzmanlar, bu tür saldırıların tek bir nedene indirgenemeyeceği konusunda da uyarılarda bulunarak altta yatan temel sebebin, aile yapısı, bireysel psikolojik sorunlar, silaha erişim, okul güvenliği ve sosyal çevre gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurguluyor.

#2
Foto - Batı kaynaklı eğitim vahşileştiriyor: Çocuklarımız kirli yapılara maruz kalıyor...

Konuyla ilgili gazetemize konuşan eğitimci ve aile danışmanı Mine İzgi, “Bir eğitimci ve aile-çocuk danışmanı olarak, hepsinden öte bir anne olarak son yaşanan olaylar karşısında sormak istiyorum: “Ben nerede yanlış yaptım?” sorusunu ne kadar kendimize soruyoruz? Suçu devlete, sisteme, dizilere ya da sosyal mecralara atmak kolay… Peki biz anne babalar olarak, o çocukları dünyaya getirenler olarak ne yaptık ve ne yapıyoruz? Çocuklarımızın maddi ihtiyaçlarını karşılamak için harcadığımız emeğin ne kadarını onların manevi, ahlaki ve sosyal gelişimi için harcıyoruz? Çevreye zarar veren bir taşı kaldırmayı bile sevap sayan bir inancın mensupları olarak, çocuklarımızın üzerindeki “ağır yükleri” kaldırabiliyor muyuz? Son yaşanan olaylarda suçlu aramak ve linç etmek yerine önce kendimize dönmeliyiz. Çünkü çocuk ailede şekillenir. “Görgülü kuşlar, gördüğünü işler.” Şiddeti evde gören çocuk nasıl merhamet gösterebilir? Sınır öğrenmeyen çocuk nasıl kendi sınırını kurabilir? Batı menşeli düşüncelerden ve davranışlardan ailemizi temizleyelim. Çocuklar özgür olmalıymış, çocukların birey olduğu unutulmamalıymış… Tamam, bunlar olmasın diyen kim? Olsun! Ama bunların olması için o çocukları OLUMLU REHBERLİK edecek yetişkinler olsun! Bu çocuklara sınırları öğretilsin, Allah ve Peygamber tanıtılsın ve sevgisi verilsin. İnançların içi boşaltılmadan, yanlış eksik anlatılmadan ve uygulanmadan, özüne sadık kalınarak ve layık olunduğu gibi DOSDOĞRU MÜSLÜMAN olarak önce yetişkin olarak kendi yaşantımızda olsun, sonra da çocuklarımıza yansısın. Batı menşeli bireysellikten, özgürlük safsatasından, “benim hayatım” bencilliğinden çocuklarımızı koruyalım. Evler inşa etmeyi, şehirler kurmayı önemsediğimiz kadar geleceğin en büyük sermayesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi inşa etmeyi önceleyelim. Çocuklarımızla nitelikli vakit geçirirken sağlıklı bir iletişim kuralım. Dinimizi, haşa Rabbimizi kötü göstermeyelim. En doğru kaynaklardan, en sağlıklı şekilde özellikle de sevgi ve muhabbet merkezli bir din eğitimi vermeyi ihmal etmemeliyiz. Dostoyevski’nin bile dediği, “tanrı yoksa her şey mubahtır” şekliyle çocuklarımıza Allah inancını en doğru şekilde anlatmalıyız. Önce aile tabi, sonra okullarımız ve toplumumuz. İnancın kazandırdığı irade terbiyesi hangi sistemlerde var ki? Namaz gibi, oruç gibi, zekât gibi insanı insan kılan hangi dinin böyle güzel ibadetleri var. Çocuklarımıza bunları niçinleriyle anlattığımızda çocuk nasıl yapması gerektiğini bulacaktır” ifadelerini kullandı.

#3
Foto - Batı kaynaklı eğitim vahşileştiriyor: Çocuklarımız kirli yapılara maruz kalıyor...

Batı kaynaklı verilerin ve yapıların çocuklarımızı kötü etkilediğin kaydeden sosyal hizmetler ve iletişim uzmanı Taner Akkuş: Son günlerde ülkemizde yaşanan başta Şanlıurfa ve Kahramanmaraş olmak üzere çeşitli illerde okullarda gerçekleşen saldırılar nedeniyle hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralılarımıza ise acil şifalar diliyorum. Bu acı olayların en önemli etkenlerinden biri, çocukların sosyal medya ve yazılım programlarındaki oyun içerikli uygulamalarda maruz kaldığı zararlı içeriklerdir” dedi. Çocuklarımızın sağlıklı bir birey olmalarını sağlamak batı kaynakları yapımları süzgeçten geçirmesi gerektiğini belirten Akkuş; “Dış kaynaklı odaklar ve misyoner faaliyetler yürüten çevreler, yeni nesillere şiddet kültürünü aşılayarak toplumumuzu kaosa sürüklemeyi amaçlamaktadır. Çocuklarımızı suça azmettiren bu yöntemler ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Bu doğrultuda devletimiz ve hükümetimiz, ilgili birimlerle birlikte acilen önleyici tedbirler almalı; suç riskiyle karşı karşıya kalan çocuklara yönelik koruyucu ve rehabilite edici hizmetleri hızla devreye sokmalıdır” uyarısında bulundu.

#4
Foto - Batı kaynaklı eğitim vahşileştiriyor: Çocuklarımız kirli yapılara maruz kalıyor...

AİLEDEN OKULA ÇOCUK GELİŞİMİNDE SORUMLULUK ZİNCİRİ Çocuklarımızın ilk eğitim yuvasının aile olduğunu kaydeden uzman psikolog aile danışmanı Tuğçe Esra Özbey ise, Yarınlarımızın teminatı olan çocukların gelişimi; ailede gördüğü tutum ve davranışlar, okulda aldığı eğitim ve akran çevresiyle şekillenir. Çocukların ilk eğitim yeri ailedir. Aile içinde çocuk; sınırları, kabul edilebilir davranışları ve toplumsal kuralları öğrenir.

#5
Foto - Batı kaynaklı eğitim vahşileştiriyor: Çocuklarımız kirli yapılara maruz kalıyor...

Ancak tutarsız ya da hiç kural koymayan ebeveynlerle büyüyen çocuk, toplumsal yaşamda da sınırlarını belirlemekte zorlanır. Günümüzde geçmişteki güçlü aile otoritesinin yerini, “çocuğa zarar vermemek” kaygısıyla ortaya çıkan aşırı korumacı ve çekingen ebeveynlik anlayışı almıştır. Bu durum, çocuğun yalnızca korunmasına odaklanan ve sınır koymayı ihmal eden bir yapı oluşturmuştur. Popüler psikoloji söylemleri ise ebeveynleri aşırı hassaslaştırarak otoriteyi zayıflatmış, çocuğun yönlendirilmesini zorlaştırmıştır. Oysa çocuk, yaşına uygun şekilde sınırları öğrenmeli ve “çocuk olduğunu” bilmelidir. Aksi halde hem aile içinde hem okulda kurallara uyum sağlamakta güçlük yaşar. Ebeveynlerin okul ile çatışma yerine iş birliği içinde olması gerekir. Okulu bir tehdit alanı olarak görmek yerine, çocuğun gelişimini destekleyen bir yapı olarak değerlendirmek önemlidir” şeklinde konuştu.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23