• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
15
Yeniakit Publisher
Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Vakıf Kültürü ve Medeniyeti Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen panelde, Fatih Sultan Mehmet Han’ın ilmi önceleyen vakıf anlayışı, Sahn-ı Seman Medreseleri ve bu mirasın günümüze yansımaları akademik kaynaklarla ele alındı. İşte ayrıntılar...

#1
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Panelin açılış konuşmasını yapan FSMVÜ Rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, Fatih Külliyesi ve Sahn-ı Seman Medreselerinin, Fatih Sultan Mehmet Han’ın ilmi önceleyen vakıf anlayışının en somut tezahürlerinden biri olduğunu vurguladı.

#2
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Bu yıl söz konusu anlayışın hayata geçtiği ilk adımın 555. yılına ulaşıldığını hatırlatan Şimşek; “Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı’nın ilim ve hikmet üzerine inşa ettiği bu külliyeyle başlayan yolculuk, bugün Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ile devam etmektedir. Üniversitemiz, doğrudan bu vakfın manevi ve kurumsal devamı olarak, 555 yıllık bir ilim geleneğini devralmış ve bu geleneği çağımızın imkânlarıyla geleceğe taşımayı misyon edinmiştir.” ifadelerini kullandı.

#3
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Prof. Dr. Şimşek, sözlerini; “Sadece bir eğitim kurumu olmanın ötesinde, köklü bir vakıf anlayışının, bir medeniyet tasavvurunun, bir ilim dünyasının temsilcisi olarak, bizler bu köklü geçmişin mirasını omuzlarımızda taşıyoruz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u bir yönetim merkezi olmanın yanında ilim ve hikmet şehri hâline getirme ideali, bugün üniversitemizin eğitim, araştırma ve topluma katkı anlayışına da yön vermeyi sürdürmektedir.” şeklinde sürdürdü.

#4
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Üniversitenin yalnızca bir eğitim kurumu olmadığını belirten Şimşek, FSMVÜ’nün köklü bir vakıf geleneğinin ve medeniyet tasavvurunun temsilcisi olduğunu ifade ederek, Ayasofya Medresesinde yetişen ilim öncülerinden ise şu şekilde bahsetti: “Sahn-ı Seman Medreseleri, Osmanlı ilim dünyasında sistematik düşüncenin, disiplinler arası yaklaşımın ve ilmi sürekliliğin kurumsallaştığı başlıca yapılardan biri olmuştur. Buradan yetişen Ali Kuşçu, Molla Hüsrev, Hocazâde Muslihuddin, Taşköprülüzâde Ahmed Efendi, Kınalızâde Ali Efendi, Ebussuud Efendi ve İbn Kemal gibi büyük âlimler, yalnızca kendi çağlarını değil, sonraki yüzyılları da etkilemiş; bilgiyi sadece teorik düzeyde üretmekle kalmamış, aynı zamanda onu toplumla buluşturarak düşünce geleneğinin sürekliliğine katkı sunmuşlardır.”

#5
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Panelin ilk oturumunun başkanlığını yapan Prof. Dr. Fahameddin Başar, Fatih Sultan Mehmet Han’ı diğer hükümdarlardan ayıran temel özelliğin fetih anlayışı olduğunu belirtti.

#6
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Başar; “Fatih Sultan Mehmet Han için asıl fetih, fethedilen beldeyi imar etmek, şenlendirmek ve yaşanabilir kılmaktı.” değerlendirmesinde bulundu.

#7
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Vakıflar Genel Müdürlüğü Meclis Üyesi Mevlüt Çam, panelde Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya Vakfiyesi üzerinden vakıf medeniyetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bir toplumun medeniyet seviyesinin şehirlerin mamuriyeti ve insanların huzuruyla ölçüldüğünü ifade eden Çam; “Vakıflar, medeniliği teoriden pratiğe taşıyan, şehirleri aklı rahat, gönlü dingin insanların yaşayacağı mekânlara dönüştüren müesseselerdir.” dedi. Fatih Sultan Mehmet’in vakfiyesinde İstanbul’a dair dört temel hedef ortaya koyduğunu belirten Çam, bu hedefleri; dünyanın neresinde olursa olsun ilim ehli, sanayi ve meslek erbabını İstanbul’a toplamak, bu birikimle İstanbul’u yaşanabilir, medeni ve modern bir şehir haline getirmek, şehri ilim ve ulema merkezi yapmak ve aklı rahat, gönlü dingin nesiller yetiştirmek olarak ifade etti.

#8
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Fatih Sultan Mehmet Han’ın vakıf eğitim hizmetleri üzerine değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Eyüp Sabri Kala, Fatih Vakfı tarafından kurulan Sahn-ı Seman Medreselerinin Osmanlı’daki vakıf eğitim hizmetlerinin en önemli örneklerinden biri olduğunu söyledi. Vakıflar Kanunu ile günümüzde Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi arasında güçlü bir hukuki ve tarihi süreklilik bulunduğunu belirten Kala, FSMVÜ’nün 1471 tarihli Fatih Sultan Mehmet Han Vakfiyesi’ndeki eğitim şartları esas alınarak, bu şartların günümüz koşullarına uyarlanmasıyla kurulduğunu ifade etti. Kala, vakfiyedeki eğitim kurumlarının temelinin 1471 yılına dayandığını vurguladı.

#9
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Mazbut vakıfların hayır şartları gözetilerek 2008 yılında Vakıflar Meclisi tarafından alınan karar doğrultusunda, Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı ile FSMVÜ arasında hukuki bir zincir kurulduğunu belirten Kala, 1471 yılında Sahn-ı Seman Medreseleri ile başlayan eğitim hizmetlerinin, 1924’te kesintiye uğradıktan sonra 2010 yılında Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi adıyla yeniden hayat bulduğunu ifade etti.

#10
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Prof. Dr. Saatçi: İstanbul, Fatih’le Bir İlim ve Medeniyet Merkezi Oldu Prof. Dr. Suphi Saatçi, İstanbul’un fethiyle birlikte şehrin Osmanlı Devleti’nin ve İslam dünyasının merkezi haline geldiğini belirtti. Sultan II. Mehmed’in İstanbul’un fethiyle devleti imparatorluk düzeyine taşıdığını ifade eden Saatçi, fethin Osmanlı İmparatorluğu’nun kesin kuruluşunu temsil eden önemli bir dönüm noktası olduğunu söyledi. İstanbul’un fethinin ardından şehirde kapsamlı bir imar hareketinin başladığını belirten Saatçi, Fatih Külliyesi’nin Osmanlı mimarisinde bir çığır açtığını vurguladı.

#11
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Fatih Külliyesi’nin Müslüman-Türk İstanbul’unun kimliğini fiziki plana da yansıttığını belirten Saatçi; “Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’u sadece bir yönetim merkezi değil, ilim ve hikmet şehri olarak tasarlamıştır.” ifadelerini kullandı. İkinci Oturumda Sahn-ı Seman Medreseleri Ele Alındı Panelin ikinci oturumunda Sahn-ı Seman Medreseleri başlığı ele alındı. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Feridun Emecen üstlenirken, Prof. Dr. Mehmet İpşirli, Prof. Dr. Fahri Unan ve Doç. Dr. Abdurrahman Atçıl panelist olarak yer aldı.

#12
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Prof. Dr. Mehmet İpşirli, medreselerin kapatılmasının ardından 1930’lu yıllarda bu kurumları yeniden tanıtmak amacıyla ciddi çalışmalar yapıldığını belirtti. Osmanlı’nın fethettiği yerlerde medrese kurmaya büyük önem verdiğini vurgulayan İpşirli, bu yapılar aracılığıyla ilim ve kültürün yayılmasının hedeflendiğini, bunun aynı zamanda devlete ve hanedana meşruiyet kazandırdığını ifade etti. İstanbul’da inşa edilen müstakil ilk medresenin Ayasofya Medresesi olduğunu belirten İpşirli, ilk müderrisin Molla Hüsrev olduğunu ve Fatih Sultan Mehmet’in kendisini “zamanın Ebû Hanîfe’si” olarak nitelediğini aktardı. Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin, Sahn-ı Seman Medreselerinin günümüzdeki temsilcisi olduğunun sağlam delillere dayandığını vurgulayan İpşirli, bu devamlılığın Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tescil edildiğini ve Cumhurbaşkanlığı onayıyla Resmî Gazete’de yayımlanarak hukuki meşruiyet kazandığını söyledi.

#13
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Kuruluşundan Günümüze Fâtih Külliyesi adlı doktora tezi bulunan Unan, Sahn-ı Seman Medreseleri ile birlikte eğitime verilen kıymetin giderek arttığını dile getirerek; “Medreselerde esas olan bina değil, müderristir. Ücra bir köşedeki medresede bile olsa, eğer müderrisi güçlü bir ilim adamıysa, o medrese kıymet kazanır.” değerlendirmesinde bulundu. Unan, sözlerinin devamında Fatih medreselerinin, devlete nitelikli insan kaynağı yetiştiren kurumlar olduğuna dikkat çekti. Doç. Dr. Atçıl: Sahn-ı Seman Yeni Bir Çağın Habercisidir Doç. Dr. Abdurrahman Atçıl, 1460’lı yılların sonunda tamamlanan Sahn-ı Seman Medreselerinin, bütüncül bir ilmi yapı olarak tasarlandığını belirtti. Osmanlı’nın daha önce de medreseler inşa ettiğini hatırlatan Atçıl, Sahn-ı Seman’ın ilmi üretimi merkezi bir yapı etrafında gerçekleştirmeyi önceleyen özgün bir model sunduğunu ifade etti. Sahn-ı Seman’ın, İslam dünyasının ilmi geleneği içinde önemli bir kırılmaya işaret ettiğini belirten Atçıl; “Vizyonu itibarıyla yeni bir çağ açan bir kurumdur. Yetiştirdiği insan tipi, Ebussuud gibi isimlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu başarı, doğrudan Sahn-ı Seman vizyonunun bir sonucudur.” şeklinde konuştu.

#14
Foto - Ayasofya Medresesinde 'Fatih Sultan Mehmet Han Vakıfları ve Sahn-ı Seman Medreseleri' Paneli

Panelin değerlendirme ve kapanış konuşmasını Prof. Dr. Turan Gökçe yaptı. Gökçe, 1471 yılı Ocak ayında inşa süreci tamamlanarak faaliyete başlayan Fatih Külliyesi ve Sahn-ı Seman Medreselerinin 555. yıl dönümünde bu programın gerçekleştirildiğini belirtti. 2008 yılında vakıflar mevzuatında yapılan düzenlemenin ardından kurulan Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi’nin, Fatih vakıflarının vakfiyelerde belirtilen eğitim ve ilim fonksiyonunu güncelleyerek devraldığını vurgulayan Gökçe, üniversitenin kuruluşundan itibaren bu bilinçle hareket ettiğini ve gelişimini bu doğrultuda sürdürdüğünü ifade etti.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23