• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
8
Yeniakit Publisher
Artık tüm dengeler değişiyor! Hürmüz krizinde çok konuşulacak "Türkiye" detayı: Anahtar Ankara’nın elinde
Haber Merkezi Giriş Tarihi:

Artık tüm dengeler değişiyor! Hürmüz krizinde çok konuşulacak “Türkiye” detayı: Anahtar Ankara’nın elinde

ABD ve İran arasındaki gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı’nın kapanma noktasına gelmesi, dünya enerji piyasalarını sarsarken Türkiye’yi küresel enerji mimarisinin "anahtar rotası" haline getirdi. Uzmanlar, Kerkük-Yumurtalık hattının genişletilmesi ve Katar-Türkiye doğal gaz hattı gibi projelerin dünya petrol ve LNG sevkiyatı için tek güvenli çıkış yolu olduğunu vurguluyor. Türkiye’nin sadece bir köprü değil, aynı zamanda enerji fiyatlarının belirlendiği stratejik bir merkeze dönüşmesi, Batı dünyası için de hayati bir arz güvenliği anlamına geliyor.

#1
Foto - Artık tüm dengeler değişiyor! Hürmüz krizinde çok konuşulacak "Türkiye" detayı: Anahtar Ankara’nın elinde

Dünya Enerji Konseyi (DEK) Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Ertürk, Antalya'da düzenlenen "Enerji Piyasalarında Regülasyon ve Rekabet Zirvesi"'nde küresel enerji güvenliğinde yaşanan son gelişmeleri ve Türkiye'nin stratejik konumunu değerlendirdi. Ertürk, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan krizin deniz rotalarındaki kırılganlığı ispatladığını belirterek, Türkiye'nin sahip olduğu altyapı ve boru hattı ağlarıyla artık alternatif değil küresel enerji mimarisi için "önemli bir güvenli liman" haline geldiğini vurguladı.

#2
Foto - Artık tüm dengeler değişiyor! Hürmüz krizinde çok konuşulacak "Türkiye" detayı: Anahtar Ankara’nın elinde

Türkiye'nin ham petrol, doğal gaz ve elektrik alanlarında bölge ve Körfez ülkeleriyle uzun süredir yürüttüğü altyapı çalışmalarının olduğunu hatırlatan Ertürk, "Bu kriz bize gösterdi ki bu konu, çok hızlı adım atılması gereken bir noktaya evrilmiştir. Hürmüz Boğazı problemi kısa sürede çözülebilir ancak dünyada bu tür sıcak savaşlar, ticaret savaşları ve bölgesel çatışmalar devam etmeye namzet gözüküyor." değerlendirmesinde bulundu. Ertürk, Türkiye'nin enerji arz güvenliğindeki rolünün sadece köprü olmaktan öteye geçtiğini belirterek, "20 küsur yıldır Türkiye'nin doğusundaki enerji kaynakları ile batısındaki enerjiye muhtaç Avrupa arasında bir köprü olup olmadığını tartışıyoruz. Türkiye, sadece bir köprü değil bu enerjinin aynı zamanda fiyatının belirlendiği bir merkeze dönüşme arayışındaydı ve bu süreç son dönemde çok hızlandı. Türkiye'nin bu rolünün, hem kaynak zengini Doğu hem de önemli enerji tüketicisi Batı için ne kadar kritik olduğu bugün daha net ortaya çıkmıştır." diye konuştu.

#3
Foto - Artık tüm dengeler değişiyor! Hürmüz krizinde çok konuşulacak "Türkiye" detayı: Anahtar Ankara’nın elinde

Türkiye'nin boru hatlarıyla ham petrol sevkiyatında üstlenebileceği role ilişkin de Ertürk, şunları söyledi: "Türkiye, burada gerçekten boru hatlarıyla ham petrolün, Irak petrolünün, Körfez ülkelerinin petrolünün dünyaya sunulmasında kilit rol oynayabilir. Basra'dan gelecek ham petrolün halihazırda var olan Kerkük-Yumurtalık boru hattına entegre edilmesi, çok daha hızlı şekilde gerçekleştirilebilir ama diğer Körfez ülkelerinin kaynaklarının da Türkiye üzerinden dünyaya sunulduğu bir model hızlıca geliştirilebilir."

#4
Foto - Artık tüm dengeler değişiyor! Hürmüz krizinde çok konuşulacak "Türkiye" detayı: Anahtar Ankara’nın elinde

Dünya enerji piyasasındaki sevkiyat risklerine değinen Ertürk, Katar-Türkiye hattına ilişkin, "Aynı zamanda işte bugün dünya LNG pazarının da yüzde 20'si Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor ve Türkiye burada da bir boru hattı alternatifiyle öne çıkıyor. Uzun süredir konuşulan bir proje. Doğal gaz konusunda çok zengin Katar'dan Türkiye'ye doğru gelecek boru hattıyla bu problem de aslında büyük oranda aşılabilir diye düşünüyorum." dedi. Enerji dönüşümünde "yeşil molekül" olarak adlandırılan hidrojenin de kritik rol üstleneceğini belirten Ertürk, Türkiye'nin bu yeni pazarda sadece geçiş noktası değil teknoloji ve üretimle önemli bir kaynak olabileceğini ifade etti.

#5
Foto - Artık tüm dengeler değişiyor! Hürmüz krizinde çok konuşulacak "Türkiye" detayı: Anahtar Ankara’nın elinde

Ertürk, hidrojenin üretim ve teknoloji maliyetlerinin halihazırda yüksek olduğunu ancak günden güne ucuzladığını dile getirerek, "Körfez ülkelerinde veya Avrupa'ya uzak diğer bölgelerde yenilenebilirden hidrojen üretip Avrupa'ya taşıyabilirsiniz ancak hidrojen taşıma maliyetleri gerçekten çok yüksek. Avrupa ülkeleri tarafından yapılan çalışmalar da net bir şekilde ortaya koyuyor ki hidrojen tedarikinin Türkiye üzerinden yapılması, her açıdan daha maliyet avantajlı bir seçimdir. Türkiye, hidrojen teknolojisine dönük yatırımlarıyla bu alanda öne çıkabilir." değerlendirmesinde bulundu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının 2035 için belirlediği 120 bin megavatlık yenilenebilir enerji kapasite hedefini değerlendiren Ertürk, bu rakama kolaylıkla ulaşılacağını ve hedefin gerçekçi olduğunu belirtti.

#6
Foto - Artık tüm dengeler değişiyor! Hürmüz krizinde çok konuşulacak "Türkiye" detayı: Anahtar Ankara’nın elinde

Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı COP31 Zirvesi'ne işaret eden Ertürk, bu süreçte çok daha büyük hedeflerin gündeme gelebileceğini vurguladı ve "Enerji Bakanımızın Kongre'de belirttiği üzere, COP31 Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı'mızın ağzından Türkiye, yeni hedefini ilan edecektir. " dedi. Ertürk, Türkiye'nin yenilenebilir enerjide 40 bin megavatı aşan kurulu gücü ve devam eden on binlerce megavatlık proje stokuyla ciddi bir yenilenebilir enerji piyasasına sahip olduğunu belirterek, gelecek 10 yılda mevcut kapasitenin üzerine 100 bin megavatın rahatlıkla eklenebileceğini söyledi. Türkiye'nin elektrik şebekesinin Avrupa ile entegre çalıştığına dikkati çeken Ertürk, "Üretilecek bu yeşil enerjinin Avrupa'ya ihracatı da önümüzdeki yıllarda artacak. Bu da gündemimizde olan bir konu." şeklinde konuştu.

#7
Foto - Artık tüm dengeler değişiyor! Hürmüz krizinde çok konuşulacak "Türkiye" detayı: Anahtar Ankara’nın elinde

Ertürk, Türkiye'de piyasa gerçeklerini yansıtan, rekabetçi ve dinamik bir fiyat rejiminin kurulduğunu ifade ederek, bu yapının Türkiye'yi yeşil enerji noktasında ciddi cazibe merkezi haline getirdiğini söyledi. Bu durumun uluslararası finansman akışını kolaylaştıracağını öngören Ertürk, "Bu konuda uluslararası yatırımın, Dünya Bankası ve diğer uluslararası kurumlar ile birlikte özel bankaların da Türkiye'ye ilgi göstereceğini ve gösterdiği ilgiyi artıracağını düşünüyorum." dedi.

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

ata

ya bu kadar kafa yormaya gerek yok.. dayayın boruları irana, alın petrolleri doya doya... kaç yüz km sınırımız boşuna mı duruyor orada...

Rüyalar gerçek olsa

Bütün bu savaş Ortadoğu petrolünün İsrail ve Yunanistan üzerinden Avrupa’ya ulaştırılması için. Biz batı için hiçbir zaman güvenilir bir müttefik olmadığımız için - evet bir Rusya bir ABD diyerek iki yüzlü politika yürütenlere bu sözüm - o boru hattı hiçbir zaman buradan geçmez.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23