• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
10
Yeniakit Publisher
Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı
2020-08-04 13:38:22

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 4 Ağustos 2013 tarihli "Değişen ne var" başlıklı haberini değerlendiren Karahasanoğlu, “Sözcü gazetesi, halkı enayi yerine koyan bir manşetle, "Değişen ne var" diye, 7 yıl önce sormuş. 12 Eylül'de asker postalı varmış, 2013'de ise sivil yönetim varmış ama, aslında gerçek hayatta aynı despotluk hakim imiş. O günden sonraki çeşitli değişikliklerden sonra, Sözcü hep aynı başlığı attı:” dedi.

#1
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 4 Ağustos 2012. "AKP konusunda Başbuğ'la aynı düşüncedeyiz!" Bir genelkurmay başkanının, siyasi parti hakkında ne düşüncesi olabilir ki? Olsa bile, bu açıklanır mı? Ama sözkonusu olan Türkiye ise, bir genelkurmay başkanı açar ağzını, diğeri kapatır.. Özkök'ün mahkemedeki beyanına göre, Başbuğ ile aynı düşünüyorlarmış.. "Biz askeriz. Siyasetle uğraşmıyoruz" diyeceğine, bir de "Aramızda AK Parti konusunda görüşmeler yapıyor, kararlar alıyorduk, aldığımız kararlarda aynı kanaatte idik" dercesine, "aynı düşüncedeyiz" diyor. Sözcü ise merd-i kıptilik yapıyor, cezaevindeki Başbuğ'u kurtarmak için, Hilmi Özkök'den şehadet alıp, ordunun siyasete karışmasının delilini sürmanşetten yayınlıyordu..

#2
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 4 Ağustos 2012. "Başbuğ'la farklı düşünmedik." TSK'nın başındaki bir isim, açıkca "muhtıra" ifadesinin askeriye içinde konuşmalar sırasında sarfedildiğini kabul ediyor.. Ve manşete "Başbuğ'la farklı düşünmedik" cümlesi çıkartılıyor. Aslıda söylenilmek istenilen şu: "Başbuğ da, Hilmi Özkök de, Aytaç Yalman da, sivil iktidar hakkında muhtıra dahil alternatif neler yapılması gerektiğini konuştuk.." Bu ne demek? Bu askerin, sivil siyasete karıştığının delili itiraf ediliyor demek. bu sözlerden dolayı, bir soruşturma açıldı mı? Hayır.. Tam aksine, hem sivil iradeye sopa gösterildi, hem de cezaevindeki İlker Başbuğ da kurtarıldı. Haberdeki ABD Savunma Bakanı'nın, TSK'nın genelkurmay başkanından hükümete bakı yapmasını istediğinin itiraf edilmesi ise, bambaşka bir suç.. ABD'nin savunma bakanı, bu ülkenin ordusunun başındaki isme, böyle bir şeyi nasıl söyler. Söylendiğinde, niye terslenmez, bu da ayrı bir sorun..

#3
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 4 Ağustos 2013. "Değişen ne var." Sözcü gazetesi, halkı enayi yerine koyan bir manşetle, "Değişen ne var" diye, 7 yıl önce sormuş. 12 Eylül'de asker postalı varmış, 2013'de ise sivil yönetim varmış ama, aslında gerçek hayatta aynı despotluk hakim imiş. O günden sonraki çeşitli değişikliklerden sonra, Sözcü hep aynı başlığı attı: "Tamam, şimdi diktatörlüğe geçtik.." Tayyip Erdoğan 2014'de cumhurbaşkanı olduğunda da, yerine Ahmet Davutoğlu'nu bıraktığında da. Başkanlık sistemine geçildiğinde de, Erdoğan ikinci defa Cumhurbaşkanı seçildiğinde de. Her birinde, "Hah işte. Bu sefer gerçekten özgürlükler bitti" deyip, ertesi günü tekrar aynı sözlerle manşet atıyor. Son bahaneleri ne? "Sosyal medya düzenlemesi". Şimdi yine aynı mavalı okuyorlar: "Sosyal medya düzenlemesi ile, artık özgürlükler bitti." Doğru mu? Değil.. Resmen yalan yazıyorlar. Vatandaşın özgürlüğü değil, FETÖ'nün özgürlüğü bitiyor, bitecek.. "Tayyip'in TSK'sı göreve başladı" başlığı da hayli ilginç. Aslında "milletin ordusunun işaret fişeği" demeli idiler.. Çünkü sonrasındaki her adımla, bugün PKK'ya diz çöktüren orduya geçtik.. "Tayyip'in ordusu" deseler de, aslında olan, "milletin ordusu"dur..

#4
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Zaman, 4 Ağustos 2014. "Kaçmadım, isteyen gözaltına alsın, isteyen ifadeye çağırsın." O tarihde henüz örgüt yurtdışına çıkmasına izin vermediği için, TÜBİTAK Yöneticisi Hasan Palaz, böyle palazlanmış eda ile konuşuyor. Sonrasında gözaltına da alındı, tutuklandı da. Ama tahliye oldu. Telefonunda Bylock çıktı.. En sonunda ise, yurtdışına kaçtı.. Böyle meydan okuması, kendisine güvenmesinden kaynaklı gibi görünüyor ama, aldanmayın. Onların güvenci, "Nasıl olsa daha emniyetteki adamlarımızla uğraşıyorlar. TSK'daki devasa yapılanmamızdan haberleri bile yok. Son dakikada darbeyi yapıp, cezaevlerinden çıkarız" rahatlığından kaynaklanıyordu.. Ama o darbeden sonra da, içerdekiler çıkamadı.. Hasan Palaz ise, yurtdışına çoktan kaçtı.. Şimdi kırmızı bülten ile aranıyor.. Zaman'ın manşetindeki haber ise, tam bir algı operasyonu.. Gören sanıyor ki, AİHM karar vermiş, 11 kez ihlal tespit etmiş. Haberi okuyorsunuz, 11 ihlal sebebi ile AİHM'e müracaat edilmiş. İyi de, o zaman o AİHM heyetinin o haberde ne işi var? Veya bugün soralım, AİHM o davada ne karar verdi, ihlal var diyebildi mi?

#5
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Bugün, 4 Ağustos 2014. "Dinlemeler devletin gizli arşivinde." FETÖ'cü hainlerdeki pişkinliği görüyor musunuz.. İllegal dinlemeleri yapıyorlar, başbakanı, bakanları, devletin tüm resmi makamlarını, farklı isimlerle dinliyorlar, sonra da pişkince, "Dinlemeler devletin gizli arşivinde" diyorlar.. Taktik hep aynı, "'Devlet bize operasyon yapacak, onun için illegal dinlemeler silindi diyorlar.." mavalı ile o gün karşımıza çıktılar. 15 Temmuz hain darbe girişiminde de "Bazı kişileri tasfiye edeceklerdi, onun için darbeyi kendileri yaptılar" dediler.. Riyakarlığın bu kadarına da pes doğrusu. Manşetteki "Selam ve Tevhid'in dört kolu varmış" başlığı ahlaksızlıklarını dört dörtlük ortaya koyuyor.. Bugünden o hayali örgüte bakalım.. Tek bir eylemleri var mı? Yok.. Bırakın dört kolunu, bir tane eylemi olmayanları, "dört kollu canavar"* gibi gösterdiler.. 6 yıl geçti, üzerinden.. Hani nerede o terör örgütü? Ama, dindar insanlara örgüt dienlerin kendilerinin örgüt olduğu, bugün ortaya çıktı..

#6
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 4 Ağustos 2014. "Yandaş CEO, troll çıktı." Şimdilerde Ahmet Davutoğlu'nu Karar gazetesi ile parlatmaya çalışan Mustafa Karaalioğlu, FETÖ'nün gazetesinde bir tivitır hesabını gizlice yönettiği iddiası ile haberleştirilmiş. O tarihde FETÖ'cüler, Mustafa Karaalioğlu'na böyle vuruyorlardı. Bugünlerde sahip çıkmalarının sebebi ne ola ki, acaba? Tabii ki, Erdoğan düşmanlığı!

#7
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Zaman, 4 Ağustos 2015. "12 Eylül ve 28 Şubat'ta bile kapanmayan camimize kilit vurdular." FETÖ'nün Zaman gazetesindeki bu başlık, size bir yerlerden tanıdık geliyor değil mi? Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Temel Karamollaoğlu gibi siyasetçilerin ağzında bu söylem.. Haberde belirtilen ne? Kütahya'da FETÖ'ye bağlı bir yurt kapatılıyor, bir bölümündeki camiye kilit vuruldu diye yalan yazıyorlar. Aynısını şimdi Davutoğlu da yapıyor.. Bedavaya konduğu arsa geri alınıyor, "Üniversiteye el konuldu" diyor.. Üniversitenin, bedavaya el konulan arsadan banka malvarlığı yok ise, devlet ne yapsın. Tabii ki o üniversite kapanmak zorunda kalır.. CHP'li Akif Hamzaçebi'nin, dersanelerle ilgili sözü de pek manidar. FETÖ'nün dersanelerine böylesine sahip çıkan CHP'liler, şimdi bir de, "Biz FETÖ ile mücadele ettik" demezler mi? Bu söyleme, güler misiniz, ağlar mısınız?

#8
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 4 Ağustos 2015. "AKP Tayyip'ten, HDP Kandil'den kurtulmadıkça ülkeye huzur gelmez." Sözcü gazetesinin bu manşeti atarken ne kadar samimiyetsiz olduğu, geçtiğimiz süreçte ispatlandı. AK Parti'nin başında Tayyip Erdoğan duruyor.. 2015'e göre bugün Türkiye daha huzurlu.. Ama bu arada, Sözcü'nün riyakarlığı ortaya çıktı. 2015'de, "HDP Kandil'den kurtulmadıkça" derken.. 2018 seçimlerinde, Sözcü dört koldan harekete geçip, manşetleri ile, Bekir Çoşkun'u ile, Emin Çölaşan'ı ile, HDP'ye oy verilmesi çağrıları yaptı. Kandil'den kurtulmayan HDP'ye oy verilmesi çağrısı yapan Sözcü, teröriste destek vermiş olmadı mı? Bir gün farklı, diğer gün farklı yayın çizgisi takip etmiş olmadı mı?

#9
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 4 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 4 Ağustos 2016. "Tarihi itiraf." Evet, gerçekten tarihi bir itirafdı, Tayyip Erdoğan'ın "Allah dedikleri için müsamaha gösterdik, rabbim de milletim de bizi affetsin" sözleri.. Bu özeleştiriyi yapamayanlar, bu samimiyeti gösteremeyenler ise, hala FETÖ ile dans ediyorlar. FETÖ sayesinde, onun verdiği çarpıtma bilgilerle iktidara gelmek için çırpınıyorlar.. FETÖ'ye kolunu verenin kendisini kurtaramayacağını hala anlayamadılar..

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23