• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
11
Yeniakit Publisher
Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı
2020-07-29 13:50:57

Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Ali İhsan Karahasanoğlu, geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 29 Temuz 2012 tarihli “Ayranları kabardı" başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Ulusalcı Sözcü, Selahattin Demirtaş'ın "Türkiye'de 20 milyon Kürt var. Barut fıçısının üstünde oturup çakmak çakmayın" sözlerini, milliyetçi kesimi tahrik için manşete taşımış.. Şimdi o Demirtaş cezaevinde.. Ziyaretine giden kim, ziyaretine gidenleri destekleyen kim, özgür bırakılmasını isteyenlere arka çıkan kim: Sözcü gazetesi.. İşte böyle riyakar bunlar.. Önce "Barut fıçısında çakmak çakıyorsunuz" diye tehdit ettiriyorlar, Türkiye bu adamı yakasından yapışıp, cezaevine tıkınca da, Muharrem İnce'sinden Meral Akşener'ine, hepsi tahliye olmasını istiyor.. Sözcü, başlangıçta Demirtaş'ın karşısında imiş gibi görünüyor, ama sonra, ona tahliye isteyenleri destekliyor..” dedi.

#1
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 29 Temmuz 2012 “Özgür basın esastır” Bunlara “Özgür olma” diyen hiç olmadı, “Yalan söyleme, hakaret etme, iftira atma” dendikçe “Biz özgürüz” dediler… “Hatalar yapsa da özgür olan basın tercih edilmeli” diye bahane buldukları da bu inatları… 8 yıl önce bu başlığı atmışlar, açın bugünkü sayfalarını, yine aynı başlık.. ya 8 yıl önce, basına dokunulmadığı halde yaygara kopuyorlarmış, ya da zaten basın özgürlüğü 8 yıl önce bitmiş, bugün değişik vesilelerle "Bu olursa basın özgürlüğü kalmaz" demeleri yalanmış. Hangisi acaba? İkisi de onların yalancılığını ispatlıyor ama.. Kılıçdaroğlu fotosu yanındaki haber de ibretlik.. Erdoğan ve Davutoğlu'nun gelişmeleri öngöremediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şimdi Davutoğlu ile birlikte hareket ediyor.. Laf atılan Erdoğan'ın dünya genelinde nasıl oyun kurucu olduğu, Libya'da da, Suriye'de de tartışmasız ama.. İsmi geçenl diğer iki isimden esas öngörüsüz kim acaba, Davutoğlu mu, Kılıçdaroğlu mu?

#2
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 29 Temmuz 2012 “Ay’ın zulmü halkı paniğe sevk eder” Taraf o zaman iki hafta kafayı bu isme taktı: Sedat Selim Ay… Dertleri hak arayışı falan değil, adam aslında kendi adamları ama, onun bile midesi kaldırmamış yapılanları, çıkmış aralarından… Korkuları “Ya yediğimiz haltları ifşa ederse, ya imkanı varken gerçek yüzümüzü gösterirse” diye… Diğer açıdan bakarsak, FETÖ'nün sistemine kim itiraz ederse, böyle hedef yaptılar.. Bugün bile o yapının içindeki bazı kişiler, "Biz samimi dindar insanlarız. Niye bizimle uğraşılıyor" demeye devam ediyorlar ama, o yapının gazetelerinin emniyet müdürlerinin kimine ölümüne sahip çıkılıp, kimileri için de hedef yapılmasının arka planında ne olduğunu izah edemiyorlar...

#3
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 29 Temmuz 2012 “Ayranları kabardı" Ulusalcı Sözcü, Selahattin Demirtaş'ın "Türkiye'de 20 milyon Kürt var. Barut fıçısının üstünde oturup çakmak çakmayın" sözlerini, milliyetçi kesimi tahrik için manşete taşımış.. Şimdi o Demirtaş cezaevinde.. Ziyaretine giden kim, ziyaretine gidenleri destekleyen kim, özgür bırakılmasını isteyenlere arka çıkan kim: Sözcü gazetesi.. İşte böyle riyakar bunlar.. Önce "Barut fıçısında çakmak çakıyorsunuz" diye tehdit ettiriyorlar, Türkiye bu adamı yakasından yapışıp, cezaevine tıkınca da, Muharrem İnce'sinden Meral Akşener'ine, hepsi tahliye olmasını istiyor.. Sözcü, başlangıçta Demirtaş'ın karşısında imiş gibi görünüyor, ama sonra, ona tahliye isteyenleri destekliyor..

#4
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 29 Temmuz 2013 “Asker Suriye’ye girerse dönemez” İlk dönemlerde AK Parti'nin Dışişleri Bakanlığı'nı da yapan bu Yakış, FETÖ'cülere sahip çıkma adına, boyundan büyük ne laflar etmiş. Askerimiz Suriye'ye girdi de, alnının akıyla orda varlığını sürdürüyor da… Peki, Yaşar Yakış ve benzerleri hiç utandı mı? Yoksa hâlâ “Biz biliriz” havalarında ahkam mı kesiyorlar?

#5
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 29 Temmuz 2013 “Havacı Korgeneral Askeri Şura’ya üç gün kala istifa etti” Muhsin Yazıcıoğlu’nun şehit edilmesiyle ilgili dava bahane edilerek FETÖ’cüler tarafından illegal dinlenen bu korgeneralin ismi, daha sonra hükümeti sıkıştırmak amacıyla sıkça kullanılan “Uludere” meselesinde de geçiyor… Nasıl tesadüfler bunlar? Peki eski Donanma Komutanı'na ne diyelim? FETÖ'nün şantajına boyun eğip istifa eden Nusret Güner, "Bizi hapisten çıkarmazlar, cenazemiz size emanet" diye vasiyette bulunmuş. Cezaevinden çıktı.. Çıkaranlara bir teşekkür etti mi? Hayır.. O gün, bugündür; kendisini cezaevinden çıkaranlara hakaretle gün dolduruyor. Bir de "AKP'ye anket şoku" haberleri var.. 2014 mahalli seçimleri öncesinde, AK Parti'nin oy oranı % 33'e düşmüş.. Peki, ankette değil de, gerçekte ne çıktı? % 45,60. % 1, 2 falan değil, arada % 12 fark var... Şirketin ismi de ilginç: Gezici şirketi..

#6
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Zaman, 29 Temmuz 2014 “Müebbete bile açık görüş var gözaltındaki polislere yok” Gözaltına alınan kişiler sadece avukatlarıyla görüşebilir, bu hep böyleydi, her şüpheli için böyle, hâlâ da böyle… Bunu istismar etmekten utanmayan bu FETÖ'cülere sorsak, 251 şehidi ahirete kadar göremeyecek olan yakınları hakkında, ne söylerler acaba? Bu gazete, Gülen için bir de "gurbette" algısı yapmamış mı, insan çıldırası geliyor.. Adam kendi isteği ile ABD'ye gitmiş, o tarih itibari ile 15 senedir, bugün itibari ile 21 senedir orda.. İsteyerek orda kalıyor.. Bize de "Gurbette" diye algı yapıyorlar..

#7
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Sözcü, 29 Temmuz 2014 “Tayyip PKK’ya toz kondurmuyor!” Bu ülkede asker-polis şehid edilmesin diye başlatılan çözüm sürecini, Sözcü bir yandan, PKK'lı teröristler bir yandan, dış güçler bir yandan bozmak için mücadele ettiler.. Başardılar.. O dönem bitti, yine memnun değiller… Ama şimdi Erdoğan PKK’yı da, PYD'yi de bitirmeye ahdetti, şimdi teröristleri bitirmek üzere olan demir yumruk Erdoğan'a da laf ediyorlar..

#8
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 29 Temmuz 2014 “En büyük sürprizi halk yapacak” Erdoğan yine seçildi, hem de İhsanoğlu’na yüzde 13 fark atarak, ilk turda oyların yüzde 52’sini alarak… İhsanoğlu’na ise, sırf içinde “din” geçiyor diye Ekmeleddin olan ismini “Ekmel” diye kısaltanların adayı olmak gerçeğiyle yaşamak düştü… "İlk turda alacağız" deyip, ilk turda % 13 farkla kaybetmek düştü.. Ayete, ayetin okunmasına karşı çıkan CHP'nin adayı olup, seçim kazanmak için "Hucurat suresini okuyun" demek düştü..

#9
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Taraf, 29 Temmuz 2015 “80 vekille hodri meydan” O zaman meydan okuyan, “Vekillerin dokunulmazlığı kalksın, gerekirse biz başvuracağız” diyen Demirtaş mı samimiydi, yoksa şimdi “Dokunulmazlığımı kaldırdılar, içerideyim” diyen Demirtaş mı samimi?.. Hangisini ciddiye alacağız biz?..

#10
Foto - Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 29 Temmuzlardaki gazete manşetlerini yorumladı

Cumhuriyet, 29 Temmuz 2016 “Özgürlükler askıda” Ne olsun istiyordun Cumhuriyet? Darbe bastırılacak ama darbecilerden hesap sorulmayacak mıydı? “Hadi affettik, kalın yerinizde” denilip bir daha denemelerine fırsat mı verilecekti? Alternatifi olsa o yapılırdı, yoktu, siz de “Şöyle yapılsa” diyemediniz zaten… Erdoğan’ın kaybetmediği her kavgada kendinizi kaybetmiş sayıyorsunuz, sonra da “Bizim FETÖ’yle ne alakamız var” diye ağlıyorsunuz… Maddeler halinde verdiğiniz her şey, FETÖ ile bağınızı da ispatlıyor. "Medyaya keyfi kapatma" diyorsunuz. Kapatıldınız mı? Hayır. FETÖ'nün medyası kapatıldı, niye ciyakladınız? "Savcıya süper yetkiler" dediniz.. Bugün bu konuyu konuşan bile bir kişi yok.. "Akademisyenlere cadı avı" dediniz. Teröristlere destek çıkanlar, şimdi o bildiriden imzasını sildirmek için sıraya girdiler.. "Biz böyle bir hainliği nasıl yaptık" pişmanlığı içindeler.. "Mahrem bilgilere el konuldu" demişsiniz.. "Mahrem bili" dediğiniz, bir ermeni doktorun bilgisayarı.. Verilen yer de Koç üniversitesi.. Bu ikisine güveniyorsunuz da, birinden diğerine verilmesine mi itiraz ediyorsunuz? Neresinden baksanız, şapşallık, yalancılık, iftiracılık.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23