• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
13
Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 14 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

2020-08-14 13:36:47
Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 14 Ağustoslardaki gazete manşetlerini yorumladı

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Sorumlu Müdürü Ali İhsan Karahasanoğlu geçmiş 14 Ağustoslardaki gazete manşetlerini değerlendirdi. Sözcü’nün 14 Ağustos 2013 “Alabora’ya linçe tepki yağıyor” başlıklı haberini yorumlayan Karahasanoğlu, “Adam 2011’in Kasım ayından beri uğraşıyordu bir ayaklanma çıkarmaya, internet elinizin altında, buyurun arayın, “Ayaklan İstanbul” yazın, bakın bakalım neler çıkıyor… Sen tutup romantik devrimci ayaklarına yatacaksın, yapıp ettiklerinin ülkeye ve ülke insanına ne zarar vereceği umurunda olmayacak, ama bir kişi de sana ses etmeyecek öyle mi? Nerdesin şimdi Alabora? Niye kayıpsın? Hapisten korkuyordun, bak buradakiler beraat ediyor, gel de “Bizi peşine taktın, adımız yağmacıya çıktı da işimizden gücümüzden olduk, ekonomi bozulmaya başladı da perişanlıktan kurtulamadık, ama sen ajanlığını yaptığın Almanya’da sefa sürdün yıllarca” diye yüzüne tükürsün millet!” dedi.

#1
Foto - Taraf, 14 Ağustos 2012. “İzmir’de katil polis.” Taraf’ın, “Polis memuru gençleri kurşun yağmuruna tuttu” diye verdiği haberi bir de biz anlatalım… Nisan ayında uyuşturucu sattırmak için adam kaçırmaktan gözaltına alınmış 22 yaşında bir suç örgütü üyesi, Ağustos ayında ehliyetsiz kullandığı arabasıyla, tesadüf bu ya, kazara polis aracına çarpıyor. Olay yerine adamlar toplanıyor, “Tutanağı farklı tutun” diye bastırıyorlar, tartışma çıkıyor, kaza yapanın ağabeyi, sandalyeyle polisin üzerine yürüyor, uyarı için ateş açıldıktan sonra bile sandalyeyi kaldırıp polise vurmaya çalışınca vuruluyor… “Bizim için örnek değil” diyebilirsiniz ama, ABD’oe polise değil sandalye kaldırıp vurmaya çalışmak, elini beline doğru götürür gibi yapma bile, anında kurşun yemeye gerekçe oluyor. CIA çıkartıyordu Taraf gazetesini ama, ABD’deki bu olayları hiç görmüyorlardı.

Taraf, 14 Ağustos 2012. “İzmir’de katil polis.” Taraf’ın, “Polis memuru gençleri kurşun yağmuruna tuttu” diye verdiği haberi bir de biz anlatalım… Nisan ayında uyuşturucu sattırmak için adam kaçırmaktan gözaltına alınmış 22 yaşında bir suç örgütü üyesi, Ağustos ayında ehliyetsiz kullandığı arabasıyla, tesadüf bu ya, kazara polis aracına çarpıyor. Olay yerine adamlar toplanıyor, “Tutanağı farklı tutun” diye bastırıyorlar, tartışma çıkıyor, kaza yapanın ağabeyi, sandalyeyle polisin üzerine yürüyor, uyarı için ateş açıldıktan sonra bile sandalyeyi kaldırıp polise vurmaya çalışınca vuruluyor… “Bizim için örnek değil” diyebilirsiniz ama, ABD’oe polise değil sandalye kaldırıp vurmaya çalışmak, elini beline doğru götürür gibi yapma bile, anında kurşun yemeye gerekçe oluyor. CIA çıkartıyordu Taraf gazetesini ama, ABD’deki bu olayları hiç görmüyorlardı.

#2
Foto - Cumhuriyet, 14 Ağustos 2012. “Terör meydan okuyor.” Kendisini M. Kemal’in kurduğu Cumhuriyet’te yaşayan bir Kemalist olarak nitelendiren her kişi oturup düşünsün, Kemalist geçinen Cumhuriyet gazetesinin “PKK, Aygün’ü ‘hukuki işlemlerden sonra bırakacağını’ açıkladı” cümlesi bir vatan hainliği değil midir? Cumhuriyet’teki o ifadeler, terör örgütü PKK’yı meşrulaştırmak, ona “hukuki işlemler yapan bir hukuki yapı” statüsü vermek değil midir? Kemalist Cumhuriyet böyle başlık atarsa, terör meydan okur tabii, böyle işbirlikçilerin olduğu yerde niye meydan okumasın? Kaçırıldığı iddia edilen adamın kendisi de söyledi zaten, “Genç arkadaşlarla bir dağ macerasına çıktıkları”nı. Eh o zaman, köpürtecek sizin gibi gazete de çok, daha başka ne istesinler?

Cumhuriyet, 14 Ağustos 2012. “Terör meydan okuyor.” Kendisini M. Kemal’in kurduğu Cumhuriyet’te yaşayan bir Kemalist olarak nitelendiren her kişi oturup düşünsün, Kemalist geçinen Cumhuriyet gazetesinin “PKK, Aygün’ü ‘hukuki işlemlerden sonra bırakacağını’ açıkladı” cümlesi bir vatan hainliği değil midir? Cumhuriyet’teki o ifadeler, terör örgütü PKK’yı meşrulaştırmak, ona “hukuki işlemler yapan bir hukuki yapı” statüsü vermek değil midir? Kemalist Cumhuriyet böyle başlık atarsa, terör meydan okur tabii, böyle işbirlikçilerin olduğu yerde niye meydan okumasın? Kaçırıldığı iddia edilen adamın kendisi de söyledi zaten, “Genç arkadaşlarla bir dağ macerasına çıktıkları”nı. Eh o zaman, köpürtecek sizin gibi gazete de çok, daha başka ne istesinler?

#3
Foto - Sözcü, 14 Ağustos 2012. “Operasyonlar dursun yoksa vekiliniz ölür.” Ahlaksızların ülkeyi nasıl bir çıkmaza götürdüklerini 14 Ağustos 2012 tarihli Sözcü ve Cumhuriyet gazetesini birlikte yorumlayarak görün. Birisi “PKK, Hukuki işlemleri yapıp serbest bırakacak” diyerek terör örgütüne hukuki altyapı veriyor. Sözcü ise, PKK’nın tehditte bulunduğu iddiası ile çıkarak, devleti aciz göstermeye çalışıyor.. Ama Sözcü’nün de, Cumhuriyet’in de, tek hedefleri var; Erdoğan’ı devirmek.. Görün bu ahlaksızlıkları. Görün bu hayasızlıkları..

Sözcü, 14 Ağustos 2012. “Operasyonlar dursun yoksa vekiliniz ölür.” Ahlaksızların ülkeyi nasıl bir çıkmaza götürdüklerini 14 Ağustos 2012 tarihli Sözcü ve Cumhuriyet gazetesini birlikte yorumlayarak görün. Birisi “PKK, Hukuki işlemleri yapıp serbest bırakacak” diyerek terör örgütüne hukuki altyapı veriyor. Sözcü ise, PKK’nın tehditte bulunduğu iddiası ile çıkarak, devleti aciz göstermeye çalışıyor.. Ama Sözcü’nün de, Cumhuriyet’in de, tek hedefleri var; Erdoğan’ı devirmek.. Görün bu ahlaksızlıkları. Görün bu hayasızlıkları..

#4
Foto - Taraf, 14 Ağustos 2013. “Cemaat hükümete ‘one minute’ dedi.” Gezi olayları başlamış, halen yer yer devam ederken, dersanelerin kapatılması ile ilgili tartışmalar yaşanırken, CIA’nin çıkarttığı Taraf gazetesi, yine CIA’nin kontrolündeki Gülen yapısı ile hükümet arasında başlayan kavga ile ilgili “Cemaat hükümete ‘one minute’ dedi” manşetini atmış. “Gezi’de cemaat yok”muş. “”Başbakan’ın makam odasına böceği onlar koymamış”mış. 7 yıl sonra o yapıdan birisi çıkıp söylesin, bu yalanlara hala inanıyorlar mı? Yoksa, “Biz CIA’nin kuklasıyız. Biz gezide var mıyız, yok muyuz, nereden bilelim. CIA bize o rolü biçmiş, öyle yazdırmışlar. Biz kendi kendimizi yönetemiyoruz ki” mi diyorlar?

Taraf, 14 Ağustos 2013. “Cemaat hükümete ‘one minute’ dedi.” Gezi olayları başlamış, halen yer yer devam ederken, dersanelerin kapatılması ile ilgili tartışmalar yaşanırken, CIA’nin çıkarttığı Taraf gazetesi, yine CIA’nin kontrolündeki Gülen yapısı ile hükümet arasında başlayan kavga ile ilgili “Cemaat hükümete ‘one minute’ dedi” manşetini atmış. “Gezi’de cemaat yok”muş. “”Başbakan’ın makam odasına böceği onlar koymamış”mış. 7 yıl sonra o yapıdan birisi çıkıp söylesin, bu yalanlara hala inanıyorlar mı? Yoksa, “Biz CIA’nin kuklasıyız. Biz gezide var mıyız, yok muyuz, nereden bilelim. CIA bize o rolü biçmiş, öyle yazdırmışlar. Biz kendi kendimizi yönetemiyoruz ki” mi diyorlar?

#5
Foto - Zaman, 14 Ağustos 2013. “Bu iftira ve suçlamaları hiçbir vicdan kabul etmez.” 17-25 Aralık darbe girişimine dört ay varken, FETÖ’cü Zaman gazetesi “Bu iftira ve suçlamaları hiçbir vicdan kabul etmez” diye yazıyordu… Hatta bugünün penceresinden baktığınızda çok komik gelecek olan şu ifadeleri de kendilerini savunma sadedinde aynı günkü gazetede yazmışlar; “Tavsiye veya eleştiride bulunan sivil toplum oluşumlarını, iktidar peşindelermiş gibi sunarak, onlara ‘siyasete karışma’, ‘öyleyse parti kur’, ya da ‘seçimleri bekle’ demek demokratik sistemin ruhu, norm ve değerleriyle bağdaşmaz.” Bağdaşmaz da, siz işi “tavsiye ve eleştiri”de mi bıraktınız, hainler.. Emniyete sızmışsınız. Bürokrasiye sızmışsınız. Kendinizi garantiye almak için, TSK’ya sızmışsınız.. Şu FETÖ’ye aldanan ve halen tereddütte olanlar, şu başlığa bir baksınlar, bunların ne kadar yalancı, ne kadar takiyyeci olduklarını bir daha görsünler ve bunların yüzlerini tükürsünler..

Zaman, 14 Ağustos 2013. “Bu iftira ve suçlamaları hiçbir vicdan kabul etmez.” 17-25 Aralık darbe girişimine dört ay varken, FETÖ’cü Zaman gazetesi “Bu iftira ve suçlamaları hiçbir vicdan kabul etmez” diye yazıyordu… Hatta bugünün penceresinden baktığınızda çok komik gelecek olan şu ifadeleri de kendilerini savunma sadedinde aynı günkü gazetede yazmışlar; “Tavsiye veya eleştiride bulunan sivil toplum oluşumlarını, iktidar peşindelermiş gibi sunarak, onlara ‘siyasete karışma’, ‘öyleyse parti kur’, ya da ‘seçimleri bekle’ demek demokratik sistemin ruhu, norm ve değerleriyle bağdaşmaz.” Bağdaşmaz da, siz işi “tavsiye ve eleştiri”de mi bıraktınız, hainler.. Emniyete sızmışsınız. Bürokrasiye sızmışsınız. Kendinizi garantiye almak için, TSK’ya sızmışsınız.. Şu FETÖ’ye aldanan ve halen tereddütte olanlar, şu başlığa bir baksınlar, bunların ne kadar yalancı, ne kadar takiyyeci olduklarını bir daha görsünler ve bunların yüzlerini tükürsünler..

#6
Foto - Sözcü, 14 Ağustos 2013. “Alabora’ya linçe tepki yağıyor.” Adam 2011’in Kasım ayından beri uğraşıyordu bir ayaklanma çıkarmaya, internet elinizin altında, buyurun arayın, “Ayaklan İstanbul” yazın, bakın bakalım neler çıkıyor… Sen tutup romantik devrimci ayaklarına yatacaksın, yapıp ettiklerinin ülkeye ve ülke insanına ne zarar vereceği umurunda olmayacak, ama bir kişi de sana ses etmeyecek öyle mi? Nerdesin şimdi Alabora? Niye kayıpsın? Hapisten korkuyordun, bak buradakiler beraat ediyor, gel de “Bizi peşine taktın, adımız yağmacıya çıktı da işimizden gücümüzden olduk, ekonomi bozulmaya başladı da perişanlıktan kurtulamadık, ama sen ajanlığını yaptığın Almanya’da sefa sürdün yıllarca” diye yüzüne tükürsün millet! Sözcü gazetesindeki “silah arkadaşlarına yapılanlar paşayı kahrından öldürdü” başlığı da hayli ilginç. Kendileri yazmışlar, “zaten hasta idi” diye.. Yaşı da genç sayılmaz. Ama “kahrından öldü” diye algı yapıyorlar.. Giriştikleri darbeler başarılı olsaydı, millet kahrından ölecekti.. O neyse ki, hastalıktan vefat etmiş.

Sözcü, 14 Ağustos 2013. “Alabora’ya linçe tepki yağıyor.” Adam 2011’in Kasım ayından beri uğraşıyordu bir ayaklanma çıkarmaya, internet elinizin altında, buyurun arayın, “Ayaklan İstanbul” yazın, bakın bakalım neler çıkıyor… Sen tutup romantik devrimci ayaklarına yatacaksın, yapıp ettiklerinin ülkeye ve ülke insanına ne zarar vereceği umurunda olmayacak, ama bir kişi de sana ses etmeyecek öyle mi? Nerdesin şimdi Alabora? Niye kayıpsın? Hapisten korkuyordun, bak buradakiler beraat ediyor, gel de “Bizi peşine taktın, adımız yağmacıya çıktı da işimizden gücümüzden olduk, ekonomi bozulmaya başladı da perişanlıktan kurtulamadık, ama sen ajanlığını yaptığın Almanya’da sefa sürdün yıllarca” diye yüzüne tükürsün millet! Sözcü gazetesindeki “silah arkadaşlarına yapılanlar paşayı kahrından öldürdü” başlığı da hayli ilginç. Kendileri yazmışlar, “zaten hasta idi” diye.. Yaşı da genç sayılmaz. Ama “kahrından öldü” diye algı yapıyorlar.. Giriştikleri darbeler başarılı olsaydı, millet kahrından ölecekti.. O neyse ki, hastalıktan vefat etmiş.

#7
Foto - Cumhuriyet, 14 Ağustos 2013. “Derin iktidar savaşı.” Cumhuriyet gazetesi gerçekten FETÖ ile mücadele ettiği iddiasında samimi ise, bu başlığı bir izah etsin.. Bir Kemalist gazete, “savaştım” dediği bir örgüt ile hükümet arasında kavga çıkarsa, bunu “Derin iktidar savaşı” diye tanımlayabilir mi? Biri sandıktan çıkmış, meşru hükümet. Diğeri illegal bir yapı. Cumhuriyet te, “o yıllarda da biz onları illegal görüyorduk” diyen bir gazete.. Sanki dışardan bakan birileri gibi, ikisine de aynı mesafedeki birisi gibi “savaş” ifadesi nasıl kullanılabilinir? Söyleyin sahte Kemalistler, sahte FETÖ düşmanları..

Cumhuriyet, 14 Ağustos 2013. “Derin iktidar savaşı.” Cumhuriyet gazetesi gerçekten FETÖ ile mücadele ettiği iddiasında samimi ise, bu başlığı bir izah etsin.. Bir Kemalist gazete, “savaştım” dediği bir örgüt ile hükümet arasında kavga çıkarsa, bunu “Derin iktidar savaşı” diye tanımlayabilir mi? Biri sandıktan çıkmış, meşru hükümet. Diğeri illegal bir yapı. Cumhuriyet te, “o yıllarda da biz onları illegal görüyorduk” diyen bir gazete.. Sanki dışardan bakan birileri gibi, ikisine de aynı mesafedeki birisi gibi “savaş” ifadesi nasıl kullanılabilinir? Söyleyin sahte Kemalistler, sahte FETÖ düşmanları..

#8
Foto - Zaman, 14 Ağustos 2014. “Ne olacak demeden doğru yolunuzda devam edin.” Pensilvanya’daki hain, devlet içindeki yapılanmasını gayet iyi biliyor olmalı ki, TSK’daki gücünü biliyor olmalı ki, “Dersaneler kapatılacak olsa bile, diğer olumsuz gelişmeler olsa bile, bizim sigortamız TSK’da” dercesine, “Takmayın, yola devam edin” demiş, darbeden 2 yıl öncesinde.

Zaman, 14 Ağustos 2014. “Ne olacak demeden doğru yolunuzda devam edin.” Pensilvanya’daki hain, devlet içindeki yapılanmasını gayet iyi biliyor olmalı ki, TSK’daki gücünü biliyor olmalı ki, “Dersaneler kapatılacak olsa bile, diğer olumsuz gelişmeler olsa bile, bizim sigortamız TSK’da” dercesine, “Takmayın, yola devam edin” demiş, darbeden 2 yıl öncesinde.

#9
Foto - Sözcü, 14 Ağustos 2014. “37. Padişah Tayyip’in neleri yok ki!” Adının birçok yere verilmesi padişahlık alameti sayılacaksa, Erdoğan 37. değil, en iyi ihtimalle 39. padişah olmalı değil mi Sözcü? Hani yazdıkları doğru olsa.. RTE stadı varmış? Kimin stadı o? FB’nin mi, BJK’nın mı, GS’nin mi? Çıkın caddelere, sokaklara, kaç tane RTE adı var. Bir de Atatürk adına bakın. Hani padişahlık, oraya buraya ad verilmesini gerektiriyorsa, Atatürk’ün ismi, çok daha fazla yerde var..

Sözcü, 14 Ağustos 2014. “37. Padişah Tayyip’in neleri yok ki!” Adının birçok yere verilmesi padişahlık alameti sayılacaksa, Erdoğan 37. değil, en iyi ihtimalle 39. padişah olmalı değil mi Sözcü? Hani yazdıkları doğru olsa.. RTE stadı varmış? Kimin stadı o? FB’nin mi, BJK’nın mı, GS’nin mi? Çıkın caddelere, sokaklara, kaç tane RTE adı var. Bir de Atatürk adına bakın. Hani padişahlık, oraya buraya ad verilmesini gerektiriyorsa, Atatürk’ün ismi, çok daha fazla yerde var..

#10
Foto - Cumhuriyet, 14 Ağustos 2014. “Baskın kurultay mı?” Cumhuriyet gazetesinde yine CHP ile ilgili bir kurultay haberi. Nerede ise 2 ayda bir kurultay yapacaklar.. Bir başka açıdan da bakarsanız, daha hepi topu yüz küsur vekili olan partide 10 yıldır kendi başkanlığını kabul ettirip de birliği sağlayamayan bir adam var, ve bu adam “Türkiye’yi ben yönetirim” diyor… Aslında onu da kendi adına diyemiyor, cumhurbaşkanı adayı bile olamıyor.

Cumhuriyet, 14 Ağustos 2014. “Baskın kurultay mı?” Cumhuriyet gazetesinde yine CHP ile ilgili bir kurultay haberi. Nerede ise 2 ayda bir kurultay yapacaklar.. Bir başka açıdan da bakarsanız, daha hepi topu yüz küsur vekili olan partide 10 yıldır kendi başkanlığını kabul ettirip de birliği sağlayamayan bir adam var, ve bu adam “Türkiye’yi ben yönetirim” diyor… Aslında onu da kendi adına diyemiyor, cumhurbaşkanı adayı bile olamıyor.

#11
Foto - Sözcü, 14 Ağustos 2015. “Tayyip kazanana kadar seçime devam.” Hadi diyelim ki doğru… Hadi diyelim ki Erdoğan Cumhurbaşkanlığı ile yetinmedi, AK Parti iktidarda kalsın diye böyle bir plan kurdu, erken seçim gündeme geldi… Be insafsızlar, AK Parti’nin adayı cumhurbaşkanı seçilmesin diye, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri hiç gündeme gelmemiş 367 garabetini ortaya atan siz değil misiniz? İş yaptırmamak için sizin her türlü kanunsuz işe başvurmanız mübah da, iddianıza göre “siyasi manevra” denilip geçilebilecek işi yapmak mı suç? Kaldı ki, o günden bu yana, iki genel seçim, bir mahalli seçim, bir de referandum yapıldı. Hepsinde Erdoğan açık ara önde bitirdi. AK Partinin en az aldığı oy (MHP ile ittifakı dikkate alsak bile) % 42, en yakın rakibi CHP’nin en fazla aldığı oy % 30..

Sözcü, 14 Ağustos 2015. “Tayyip kazanana kadar seçime devam.” Hadi diyelim ki doğru… Hadi diyelim ki Erdoğan Cumhurbaşkanlığı ile yetinmedi, AK Parti iktidarda kalsın diye böyle bir plan kurdu, erken seçim gündeme geldi… Be insafsızlar, AK Parti’nin adayı cumhurbaşkanı seçilmesin diye, Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan beri hiç gündeme gelmemiş 367 garabetini ortaya atan siz değil misiniz? İş yaptırmamak için sizin her türlü kanunsuz işe başvurmanız mübah da, iddianıza göre “siyasi manevra” denilip geçilebilecek işi yapmak mı suç? Kaldı ki, o günden bu yana, iki genel seçim, bir mahalli seçim, bir de referandum yapıldı. Hepsinde Erdoğan açık ara önde bitirdi. AK Partinin en az aldığı oy (MHP ile ittifakı dikkate alsak bile) % 42, en yakın rakibi CHP’nin en fazla aldığı oy % 30..

#12
Foto - Cumhuriyet, 14 Ağustos 2016. “Beyoğlu artık Laleli ile Merter karışımı.” Cumhuriyet gazetesinin azaldığından şikayet ettiği “sanat galerisi, kitapçı, sinema, konser mekanları”nı barındıracak Emek Sineması’nın yenilenmesine kimlerin itiraz ettiğini hatırlıyorsunuz, değil mi? Hem “azalıyor” derler, hem de yenilenmesine itiraz ederler. Gezi olaylarını çıkartıp da “Burası bizim istediğimiz gibi şekillenecek, başka türlüsüne izin vermeyiz” diyenler de aynı topluluktu. Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği Başkanı dediğiniz adamın TKP’li olduğunu, derneğinizi de siyasi ikbal için kullandığını bilmiyor muydunuz? Niye şikayet ediyorsunuz, ne yapıldıysa siz yaptınız…

Cumhuriyet, 14 Ağustos 2016. “Beyoğlu artık Laleli ile Merter karışımı.” Cumhuriyet gazetesinin azaldığından şikayet ettiği “sanat galerisi, kitapçı, sinema, konser mekanları”nı barındıracak Emek Sineması’nın yenilenmesine kimlerin itiraz ettiğini hatırlıyorsunuz, değil mi? Hem “azalıyor” derler, hem de yenilenmesine itiraz ederler. Gezi olaylarını çıkartıp da “Burası bizim istediğimiz gibi şekillenecek, başka türlüsüne izin vermeyiz” diyenler de aynı topluluktu. Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği Başkanı dediğiniz adamın TKP’li olduğunu, derneğinizi de siyasi ikbal için kullandığını bilmiyor muydunuz? Niye şikayet ediyorsunuz, ne yapıldıysa siz yaptınız…

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı