İLETİŞİM BECERİLERİNİ DESTEKLEYEBİLİYOR Akşam yemeğinde yapılan basit sohbetler bile çocuklar için önemli bir sosyal deneyime dönüşebiliyor. Uzmanlara göre çocuklar sofra sohbetleri sırasında dinleme, sırasını bekleme, kendini ifade etme ve karşısındaki kişinin düşüncelerini dikkate alma gibi becerileri günlük hayatın içinde deneyimleyebiliyor. Bu küçük etkileşimlerin zamanla özgüven, duygusal farkındalık ve sağlıklı iletişim alışkanlıklarının gelişmesine katkıda bulunabileceği belirtiliyor. TELEFONLARI BIRAKIP O ANA ODAKLANMAYI SAĞLIYOR Birlikte yenen yemeğin faydasını belirleyen noktalardan biri de masada gerçekten birlikte olmak. Telefonların bir kenara bırakıldığı, televizyonun kapatıldığı ve sohbet edilen bir öğün; aile üyelerinin birbirlerine odaklanmaları için günlük hayatın içinde küçük bir mola yaratabiliyor. Quigneaux'ya göre sofradaki en önemli şey bazen yemek değil, kurulan bağlantı. OKUL HAYATINA DA YANSIYABİLİYOR Uzmanlar, evde kendisini güvende ve desteklenmiş hisseden çocukların okul hayatında da bundan yarar görebileceğini belirtiyor. Dr. Capanna-Hodge'a göre ev ortamında stresin düzenlenmesine yardımcı olan sağlıklı iletişim, çocukların okulda odaklanma, problem çözme ve öğrenme becerilerini destekleyebiliyor. Ancak bunu “ailece yemek yemek doğrudan okul başarısını artırır” şeklinde kesin bir neden-sonuç ilişkisi olarak yorumlamamak gerekiyor. ÇOCUKTAKİ DEĞİŞİKLİKLERİ DAHA ERKEN FARK ETMEYİ SAĞLAYABİLİYOR Düzenli olarak aynı sofrada buluşmanın dikkat çekici yararlarından biri de ebeveynlerin çocuklarındaki küçük değişiklikleri gözlemleme fırsatının artması. Ruh halinde, enerjide, iştahta, davranışlarda veya sosyal ilişkilerde meydana gelen farklılıklar günlük sohbet sırasında daha kolay fark edilebiliyor. Quigneaux'ya göre bu küçük gözlemler, bir sorun büyümeden önce çocukla konuşmanın ve gerektiğinde destek aramanın önünü açabilir. HER GÜN AYNI SOFRAYA OTURMAK GEREKİYOR MU? Uzmanların yanıtı: Hayır. Yoğun bir yaşamın içinde haftanın yedi günü bütün aileyi aynı sofrada toplamak gerçekçi olmayabilir. Üstelik uzmanlara göre burada sayıdan çok geçirilen zamanın niteliği önem taşıyor. Quigneaux, haftada 2 veya 3 kez yapılan bilinçli ortak öğünün bile aile içi iletişimi güçlendirebileceğini belirtiyor. Bunun mutlaka akşam yemeği olması da gerekmiyor. Kahvaltı veya öğle yemeği de aynı işlevi görebilir. Önemli olan herkesin mümkün olduğunca masada bulunması, telefon ve televizyon gibi dikkat dağıtıcı unsurların azaltılması ve birbirleriyle iletişim kurması. Uzmanlar “birlikte yemek yemek” ile “birlikte vakit geçirmek” arasında da önemli bir ayrım yapıyor. Herkesin telefonuna baktığı, televizyon izlediği veya yemeğini mümkün olduğunca hızlı bitirmeye çalıştığı bir sofra, uzmanların sözünü ettiği bilinçli aile zamanıyla aynı şey değil. Bunun yerine yemek zamanını aile için ayrılmış bir süre olarak görmek, telefonları kaldırmak, birbirine sorular sormak ve verilen yanıtları gerçekten dinlemek öneriliyor.