3. Dünya Savaşı bizim topraklarda başlamış bile! Türkiye'deki altın ve uranyumlar bakın nereye gidiyor
"Üçüncü 3. Dünya Savaşı işte bu! Tam da bizim topraklarımızda yaşanıyor" dedirtecek bir gelişme ortaya çıktı. İşte haberin detayları...
"Üçüncü 3. Dünya Savaşı işte bu! Tam da bizim topraklarımızda yaşanıyor" dedirtecek bir gelişme ortaya çıktı. İşte haberin detayları...
Türkiye'de doğa ve insan sağlığını hiçe sayarak ülke kaynaklarını adeta kurutmaya programlanmış bir şekilde vahşi madencilik faaliyetlerinde bulunan yabancı firmalarının arkasından Siyonist İsrail destekçisi dev fonlar çıktı.
Gıdadan, teknolojiye kadar akla gelebilecek tüm sektörlerdeki küresel dev firmaların finansörü olan, 25 trilyon doların üzerindeki bir serveti yöneten BlackRock, Vanguard ve State Street yatırım fonlarının, Erzincan'da faaliyet gösteren SSR Mining, Kışladağ ve Efemçukuru madenlerini işleten Eldorado Gold, mevzuata aykırı olarak Yozgat'ta uranyum çalmaya çalışan Westwater ve Clariant firmalarının perde arkası patronu oldukları belirlendi.
Erzincan İliç'de 9 işçinin canına mal olan maden faciasının yaşandığı sahayı işleten Anagold madenciliğin yabancı büyük ortağı SSR Mining, Türkiye'nin en büyük altın madeni olan Kışladağ ve İzmir Efemçukuru madenlerini işleten Tuprag madenciliğin yabancı sahibi Eldorado Gold, Türk mevzuatına aykırı olarak Yozgat'ta uranyum çıkarmaya çalışan ve ruhsatları iptal edilince soluğu uluslararası tahkimde alan Westwater ve Clariant ile Kaz Dağları'nın altını üstüne getiren ve Türkiye ile mahkemelik olan Alamos Gold firmaları yerel işbirlikçileriyle birlikte Türkiye'nin yeraltı zenginliklerini adeta sıfırlamak için büyük bir hırsla saldırıyorlar.
Bu arada Erzincan İliç'te yaşanan facianın ardından devam etmekte olan yargı süreci kapsamında Anagold madenciliğin faaliyetlerine şu an için ara verilmiş durumda.
başka maden grupları adına alınmış ruhsatlı sahalardan uranyum çıkarmaya çalışan Westwater firmasının tüm izinleri de mevzuata açık aykırılığı tespit edilerek iptal edilmişti. Uluslararası tahkime giden firma, 267 milyon dolarlık tazminat talebini yargı sürecinde 30.5 milyon dolara çekti. Ancak bu hayalinde de muvaffak olamayan firma sadece ispatlayabildiği "yatırım maaliyetleri"ni kapsayan 1 milyon 283 bin dolar gibi komik bir rakamla Türkiye'den çıkarılmış oldu.
Bir kritik tahkim süreci de yine Siyonist BlockRock finanslı Kanada merkezli Alamos Gold firması ile sürüyor. Kaz Dağları bölgesinde bulunan Çanakkale Kirazlı'daki altın ve gümüş ruhsatları yenilenmeyen firma Türkiye aleyhine 1 milyar dolar talepli dava açtı.
Tuprag, Eldorado ve Clariant başta olmak üzere tamamı Siyonist fonların yönetimindeki diğer yabancı madencilik firmalarının da iç hukuk kanallarında birçok davaları devam etmekte.
Türkiye'nin madenlerinin sömürülmesi, bunun mümkün olmadığı durumlarda da ülkenin altyapı kaynaklarının ülke lehine kullanılmaması için ruhsatların elde tutularak sistemin adeta kilitlenmesi amacıyla "yerli" aracı firmaları kullanma, Türkiye'yi uluslararası tahkimde oyalama gibi sayısız yol deneyen asıl gücün Siyonist BlockRock başta olmak üzere 3 küresel finans kuruluşu olduğu açıkça ortada iken, Türkiye'nin de uluslararası hukuktan doğan haklarını Westwater firmasıyla olan dava örneğinde olduğu gibi sonuna kadar kullanması ve kanemici yabancı firmaları tamamen ülkeden atması bekleniyor.
Dünya üzerinde 25 trilyon dolar gibi devasa bir bütçeye hükmeden ve bu haliyle ABD ve Çin'in dışında tüm ülkelerin ekonomisinden daha büyük bir güç ifade eden BlackRock, Vanguard ve State Street yatırım fonları, direk ortağı gözükmediği şirketlerin bile görünürdeki yatırımcılarının gizli finansörü olma özellikleriyle "dünyanın gerçek sahibi" olarak nitelendiriliyorlar. Yahudi kökenli 5 isim tarafından kurulan ve İsrail'e silah desteği dahil her türlü imkanı sağlayan BlackRock grubu, Siyonistlerin Gazze'de gerçekleştirdikleri soykırım sebebiyle Amerikalı aktivistler tarafından da geçtiğimiz aylarda, "BlackRock saklanamazsın" sloganları eşliğinde protesto edilmişlerdi.
WhatsApp İhbar Hattı
+90 (553) 313 94 23