• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

Cemil Tugay'dan seçmenini şok eden karar! CHP'nin ardından Atatürk'ü de sildi

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, CHP'den istifa etmesinin ardından Atatürkçü Düşünce Derneği'ndeki üyeliğini de sonlandırırken, bu hamlenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe'de gerçekleştirdiği sürpriz görüşmenin hemen ardından gelmesi siyaset kulislerini hareketlendirdi.

2 Yorum
Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Recep Aydın / Sosyal Bilimci

Siyasi kulislerde ve toplumsal hafızada derin yankı uyandıran kararlar, çoğu zaman sadece bir bireyin yön değişimi değil, aynı zamanda kökleşmiş dogmaların ve dayatmaların da sorgulanmasının bir tezahürüdür. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın önce Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa etmesi, ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Beştepe’de gerçekleştirdiği sürpriz zirvenin hemen sonrasında Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Karşıyaka Şubesi üyeliğini e-Devlet üzerinden sonlandırması, tam da bu türden bir uyanışın ve kopuşun en somut örneğidir. Seçmen tabanında şok etkisi yaratan bu çifte hamle, yıllardır bu topraklara biçilmeye çalışılan yapay kimliklerin ve "Atatürkçülük" maskesi altında yürütülen değer düşmanlığının yeniden masaya yatırılmasını zorunlu kılmaktadır. [1] Peki, yıllarca bu milletin önüne tek doğruymuş gibi konulan ve Cemil Tugay’ın da nihayet bağlarını kopardığı bu "Atatürkçü düşünce" gerçekte neyi temsil etmektedir? Toplumun geniş bir kesimi için bu kavram, ne yazık ki rakı-leblebi ritüellerine sıkıştırılmış sığ bir yaşam tarzından, başörtüsü düşmanlığından, Batı öykünmecisi dans partilerinden ve dekolte giyim üzerinden tanımlanan sahte bir çağdaşlık anlayışından öteye geçememiştir. Aydınlanma ve ilerleme iddiasıyla yola çıkan bu ideoloji, pratik uygulamalarında çoğunlukla bu coğrafyanın ruhu olan İslam dinine, köklü dilimize, asil soyumuza, tarihî örf ve ahlak anlayışımıza karşı gizli ya da açık bir husumete dönüşmüştür. Dahası, asırlar boyu dünyaya adalet ve medeniyet dağıtmış olan Osmanlı İmparatorluğu’nu ve şanlı atalarımızı inkâr etmeyi bir çağdaşlaşma kriteri olarak gören bu zihniyet, kendi dogmatik kutsallarını yaratmaktan da geri durmamıştır. Fanatik savunucularının gözünde adeta insanlık tarihini tek bir figürle başlatıp bitiren, bu aziz vatan topraklarını bile milletin ortak değeri değil de şahsi bir mülk gibi gören bu aşırılık, Türkiye’nin kendi küllerinden doğan millî ve manevi kimliğinin önündeki en büyük pratik barikatlardan biri olmuştur. Cemil Tugay’ın sergilediği bu net duruş, ideolojik kelepçelerden sıyrılıp bu milletin asıl tarihî ve kültürel kökleriyle barışma iradesinin bir göstergesi olarak okunabilir. Eğer bu adımlar siyasi bir taktiğin ötesinde, bu dayatmacı ve köksüz ideolojinin gerçek yüzünü görerek atılmış samimi bir kararın ürünü ise, kendisine bu asil milletin gerçek tarihine, inancına ve millî kimliğine hoş geldin demek vicdani bir görevdir. Zira Türkiye, geçmişini inkar eden sığ zihniyetlerin değil; şanlı Osmanlı mirasına, medeniyet değerlerine ve Anadolu’nun sarsılmaz inancına sahip çıkan evlatlarının omuzlarında yükselecektir.
  • 2 Dakika Önce

Yurtdaş

İlk seçimde bizde sizi sileceğiz.
  • 1 Saat Önce

AKINCI

Helal olsun. Herkes, Reis'in etrafında toplanacak! Türk Milleti'nin geleceği ve şansı Reis iledir.
  • 1 Saat Önce
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23