--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Canan Karatay yanıtladı, yine ezber bozdu! Fatih Altaylı şaştı kaldı

Selma Savcı
Selma Savcı
7

Mutlaka sosyal medyada görmüşsünüzdür bu tartışmayı… Bende bu tartışmaya bir yerinden katılmak istiyorum doğrusu.. Elbette bu konuyu işlerken pozitif ayrımcılık yapma ihtimalim de artıyor haliyle… Ama şunu söylemek isterim ki, özellikle okuduğum birçok eseri sebebiyle Prof. Dr. Canan Karatay hanımefendiye biraz olsun ilgim ve merakım var…

Gelelim günlerdir konuşulan ve sosyal medyada en çok konuşulan tartışmalar arasına giren Canan Karatay ve Fatih Altaylı tartışmasına…
Önce olayı bir hatırlatalım...

Canan Karatay sessizliğini bozdu!

Önerileriyle gündemden düşmeyen Prof. Dr. Canan Karatay, son günlerde ülkemizde de uyuz vakalarının artması sebebiyle sağlıkçı olması sebebiyle bir açıklama yapmıştı.

Prof. Dr. Karatay, “COVID aşısı olanlarda cilt döküntüsü, uyuz, zona, beyin ve kalp hastalıkları çok arttı. Bağışıklık sistemini çökertti, kızamık diye örtbas etmeye çalışıyorlar” demişti.

Bunun üzerine ise gazeteci Fatih Altaylı ise, Karatay’ı hedef alarak, Karatay'ı Nazi Almanyası'nda milyonlarca kişinin ölümünden sorumlu tutulan doktor Josef Mengele'ye benzettiğini ve daha da ileriye giderek, "Zannederim, ünlü doktor Canan Karatay hanımefendi de, Dr. Mengele kadar olmasa da, bilerek veya bilmeyerek çok sayıda hastanın ölümüne doğrudan ya da dolaylı yoldan sebep olmuştur. Canan Karatay, kendi uzmanlık alanı olmayan konularda hiçbir somut bilgiye ya da araştırmaya dayanmayan önerileri ile insanlara kullandıkları ilaçları terk ettirerek, tanımadığı görmediği hastalara medya üzerinden çeşitli gıdaları kullanmalarını ve kullanmamalarını önererek, dinleyenlerin hoşuna gidecek ama asla bilimselliği olmayan ve kanıtlanmamış rejimler ve gıdalar hakkında güzellemeler yaparak milyonlarca insanın hastalanmasına, sağlığını yitirmesine ve hatta muhtemelen ölümüne sebebiyet vermiştir. “Medeni bir ülkede Canan Karatay gibi birisi değil hekimlik yapmak, bir hastanenin veya hekim muayenehanesinin önünden bile geçirilmez, tıp doktorluğu yapması ömür boyu yasaklanır, tazminat davalarından tüm servetini yitirirdi." açıklamasını yapmıştı…

Fatih Altaylı’yı burada analiz etmeme gerek yok sanırım, kendi gibi düşünmeyenleri tukaka ilan etmede çok maharetli bir gazeteci olduğu malumunuzdur.
Özellikle 28 Şubat döneminde zulüm altında inleyen başörtülü vatandaşlarımız için yaptığı yorumlar hala hafızalarda tazeliğini korurken bu yorumlar karşısında aldığı cevaplarla da hiç utanmayan ve sıkılmayan bir profil…

Elbette burada Fatih Altaylı’yı masaya yatıracak halimiz yok, çünkü o değerde gördüğüm birisi değil… Çünkü bir olayı bu denli karşısında bir profesör olan bir sağlık uzmanı karşısında olayları bu denli egzajere etmesi aslında bize bakış açısının ne denli zayıf olduğunu göstermektedir.

Düşünebiliyor musunuz? Bir profesör kendi alanında bir takım verilere ve gözlemlere dayanarak, sağlık terimleriyle ilgili bir yorumda bulunuyor ve hadi bırakın karşınızdakinin profesörlüğünü bir kadın olduğunu unutarak, onu Mengele’ye benzetme hadsizliğini yapabiliyorsunuz?

Ve bir Allah’ın kulu da çıkıp demiyor ki, yahu sen oturduğun yerden hangi akla, hangi bilim dalıyla uğraşıyorsun ki bu yorumu yapıyorsun demiyor? Neden çünkü medya dünyasının çarpık düzeninde kendi çarklarını bir şekilde kendine yontup ilerleten bu zat-ı muhterem için herşey klavye başında esip gürlemekle oluyor zannediliyor…

Elbette şunun altını kalın çizgilerle çizeyim.. Sayın Karatay’ın yaptığı sağlık yorumu yanlış da olabilir bendenizde bir tıp uzmanı değilim bu konu hakkında da bazıları gibi ahkam kesmeyi de kendim için uygun görmem.

Ama buradaki anlatmak istediğim esas temel konu, bir uzmanın bu denli yorumu karşısında siz insanlık suçu işlenen bir dönemde bir doktora benzetilmesi yenilir yutulur bir hamle olmasa gerek…

1943 yılında Elazığ’da doğan Türkiye'de bir kardiyolog olarak (cerrahi yardım almaksızın) bir ilki gerçekleştiren, kalıcı ve geçici kalp pili implantasyonu tekniğini başarıyla uygulayan, koroner Yoğun Bakım'da 'Vena Subklavya Ponksiyon' tekniğini yerleştiren ve sayısız da eseri bulunan bir hekimi bu denli ayak oyunlarıyla mat etmeye çalışacağını zanneden Altaylı’nın yine duvara tosladığını rahatlıkla söyleyebilirim.

Bu konuda hiçbir profil başarısı olmamasına rağmen, bir kadın profesörü geçmiş yıllarda da tartıştığı ve sevmemesine rağmen topa girerek alaşağı etme gayreti kesinlikle doğru bir tarz değildir.

Sayısız yorumları, sayısız internet sitelerinde konu olan ve çevremdeki birçok insanın da zaman zaman sohbetlerimizde dile getirdiği Canan Karatay önerilerini bu denli çöpe atmak bence büyük bir saygısızlık olarak addedilebilir.

Unutmayalım ki, 80 yaşındaki bir değeri bu denli saygısızca eleştirmek kesinlikle şık olmamıştır. Şunu da özellikle belirtmek isterim ki, ne Fatih Altaylı ile ne de Canan Karatay ile hiçbir şekilde ne karşı karşıya gelmişliğim vardır ne de tanışıklığım…

Olay burada bir Prof’a, bir kadına ve en önemlisi de bir anneye bu denli yorumlarla yüklenmek ne akla ne de izana sığmaktadır…

Selam ve Dua ile…

Yorumlar

(7)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Muhammed genç

23 Ağustos 2023 22:43

Utanmazki yüzüne i.... Nisan yağmuru... İşte okuyucusu da olan bir gazeteci... Vah benim milletim...

Muhammet

23 Ağustos 2023 17:40

Bahsettiginiz gazeteci bir ekonomik ve sosyoloji tetikçisidir. Küreselci

Rcp

23 Ağustos 2023 15:48

İ eski haber olmayan Türk olmayan kanalın yazarı ismini bile bence ...

Kızılcık

23 Ağustos 2023 15:07

Sayın yazar sizin gündeminizde bile Fatih Altaylı varsa şu veya bu şekilde amaçları hasıl olmuş demektir Günaydın

Haylaz

23 Ağustos 2023 15:05

Karatay hocalar gibiler toplumu bencil devamlı kendi sağlığı ile uğraşan neredeyse dağda kuzu gibi otlatacak duruma getirdiler organik diyerek .paronaya yaptılar .ufak bir ilçede bile o gün herkez köy tavuğu yese orada tavuk kalmaz ki ülkeyi düşünün.bunlar bunu biliyormuki .bir ara Habertürk hergun süt ve tavuk ürünleri hormonlu diyerek bilinçsiz haber yapıyordu .ülkedeyuzbinlerce bu işleri yapan esnafı bilmeden .aşı ve benzeri durumlardan hikaye çıkarmak şımarık ca bir turumdur .ayrıca yaptirimda olmalı .

Haylaz

23 Ağustos 2023 14:59

Artı hocam profesör olup her şeyi söyleyebilmek ne kadar etik .yıllarca iktidar için komplo teorisi üretenlerin ağzına iyi laf vermiş sn Karatay zaten işi bu .döner yemeyin tavuk yemeyin .15 yaşında kümeste tavuk görmemiş hayvan görmemiş çocuk markete gelince bunlar organik değil almayın diyor etrafa .koranadan yüz bin insan öldü.belkide binlerce insan kurtuldu aşı sayesinde .ve aşı çıkınca insanlar işine gücüne döndü parasını kazandı .tabi bunların umurunda degilki .Mehmet Ceyhan a kalsa hala sokağa çıkmayın derler .biz rahat tatil yapalım anlayışı .

Haylaz

23 Ağustos 2023 14:41

Tamamda hocam o zaman bütün TV lerde bahçeli olsun sağlık bakanı olsun tüm iktidar asi olunuz . aşı olmayanlar başkasını düşünmeyen insanlar olarak anılıyordu .zaten marjinal olanlar iktidara ne yaparsa yapsın gene kızanlar aşı karşıtıydi .zaten Karatay hocanın dediğini kıyı bölgelerine yerleşmiş ve Sözcü gazetesinden başka birşey okumayan coguda okumuşlu geçinen kişiler zaten hep diyordu kaç senedir .aşı konusunda bu devletin oyunu insanları çip takıyorlar aşı olan ölüyor diyerek .sizde bu yazı ile bu tip kafalara destek olmayın lütfen

Selma Savcı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle