--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Alevi yurttaşlarımız hakkında sosyolojik bir yaklaşım

Sabri Şahsuvar
Sabri Şahsuvar
10

İslam coğrafyasında MS 680 yılının sonlarına doğru vuku bulan “Kerbela olayından” sonra Muaviye oğlu Yezid ile Hz. Muhammed Resulullah Efendimiz Aleyhisselam’ın soyundan gelen Ehl-i Beyt üyeleri arasındaki ilişkiler, Ehl-i Beyt üyelerinin İslam’ı yaymak üzere başlıca üç ana coğrafyaya göç etmesine neden olmuştur. Bunlar (1) Kuzey Afrika, (2) Uzakdoğu Asya ve (3) Orta Asya.

Orta Asya’ya göç eden Ehl-i Beyt mensupları ile etkileşen Türkler, böylece, Hz. Muhammed Resulullah Efendimiz Aleyhisselam’ın bizzat torunlarından İslamiyeti öğrenmiş ve kabul etmişlerdir.

Orta Asya’daki Türkler arasında Ehl-i Beyt sevgisi, örneğin, Yusuf Has Hâcib’in “Kutadgu Bilig” adlı eserindeki şu ifadelerde kendini gösterir:

“Hizmetkârlardan başka ve Bey’in adamları dışında, münâsebette bulunacağın kimselerden bazıları, Peygamber’in neslidir. Bunlara hürmet edersen, devlet ve saâdete kavuşursun. Bunları pek çok ve gönülden sev; iyi bak ve yardımda bulun. Bunlar, Ehl-i Beyt’tir. Peygamber’in uğurudur. Ey kardeş! Sen de onları, Sevgili Peygamber hakkı için sev.” (Yusuf Has Hâcib, Kutadgu Bilig, çev. Reşid Rahmeti Arat, Ankara, 1988, TTK Yayını, s.313).

İslamiyeti Ehl-i Beyt’ten öğrenen ve uygulayan Türkler, İslami öğretilerini ve bilgi birikimlerini Ehl-i Beyt İmamlarından 6. İmam Caferi Sadık’tan dersler alan Büyük İmam İmam-ı Azam Ebu Hanife, İmam Maturidi Es Semerkandi ve Pir-i Türkistan Hoca Ahmet Yesevi gibi İslam Ulularının görüşleri ile pişmiş ve 11-13. yüzyıllar arasında “Urum Diyarı” olarak adlandırdıkları Anadolu’ya geldiklerinde de Büyük Türk Mutasavvıfları olarak bilinen Mevlana Celaleddin Rumi, Hünkar Hacı Bektaş Veli, Yunus Emre, Hacı Bayram Veli, Sarı Saltuk, Güvenç Abdal ve adını burada sayamadığımız İslam Ulularının öğretileriyle Urum Diyarını “insanlaştırarak” ve İslamlaştırarak” Anadolu’ya dönüştürmüşlerdir.

Bugün ülkemizde “Alevilik” olarak bilinen “İslam’ın Büyük Türk Mutasavvıfları tarafından tanımlanan tasavvufi yorumu ve uygulaması”, “dinsel” olarak İslam’ın özünü teşkil eden Hz. Muhammed Resulullah Efendimiz Aleyhisselam’ın Ehl-i Beyti’ni merkez kabul etmekle birlikte kısmen Orta Asya’daki yaşam dönemlerinden kalma “Şaman” kalıntılar içerdiği de ileri sürülebilir.

Anadolu’da, İslam’ın, “Allah-Muhammed-Ali Yolu” olarak tanımlanan Alevi yorumda; Allah’ın Varlığı, Birliği, Alemlerin yaratıcısı olduğu, Hz. Muhammed Mustafa’nın (SAV) Allah’ın Son Peygamberi olduğu, Kur’an-ı Kerim’in Allah tarafından Hz. Muhammed’e (SAV) gönderilen son Kutsal Kitap olduğu ve Hz. Muhammed’in Pak ve Temiz neslinden gelen Ehl-i Beyt ve oniki İmamlar temel referanstır (Ahzab Suresi 33. Ayet: Ey Ehl-i Beyt, Yüce Allah sizden, her türlü günahı, haramı, fenalığı, çirkinliği ve basitliği uzaklaştırmak ve sizi tertemiz yapmak istiyor; Şûra Suresi 23. Ayet: De ki (Muhammedim), Ben Peygamberliğimi tebliğime karşılık sizden, Ehl-i Beytim’i sevmenizden başka hiçbir ücret istemiyorum).

Günümüzde Anadolu’da sayıları hemen hemen 100 civarında olan Alevi Ocaklarının Ocakzadeleri, Ehl-i Beyt’in Anadolu’daki temsilcileri olarak kabul edilir ve “Dede” makamı olarak kabul edilen ocakzadelik ve ocaklar eliyle Anadolu’da Alevi-İslam inanç ritüellerini yürütürler.

Görgü cemlerinde 6 değişik Sure’den 10 Ayet okunur. Örneğin Cem başlanırken Nur Suresi 35. Ayet okunur; Görgüye çıkan Taliplerin Rehberi A’raf Suresi 23. Ayeti okur; Dede’nin tövbe duasından önce Dede tarafından Tevbe Suresi 119. Ayet okunur; Görgüsü yapılanlar için Dede tarafından Fetih Suresi 10. ayeti okunur; Kurbanların tekbirlenmesinden önce Dede tarafından Saffat Suresi 103, 106, 107 ve 111. ayetleri okunur ve Sofra kurulduktan sonra Dede tarafından Nisa Suresi 8 ve 9. Ayetleri okunur.

Toplumsal yaşamda “Allah-Muhammed-Ali” yolunun yol ehli olan ve Resulullahın (SAV) Temiz ve Pak nesli Ehl-i Beyt Katarının yolcusu olan “İman-İkrar” sahibi bir “can” ile günümüzde bu kültür ve inançtan tamamen yoksun kalan ve hatta “yoksun” bırakılmak zorunda kalan bir “can” arasındaki farkı hiç düşünebiliyor musunuz?  

İşte, günümüz Türkiye’sinde, Dergahı kapatılmış, köyden-şehre göç nedeniyle ortaya çıkan “Cemevi” ihtiyacı karşılanmamış ve karşılansa bile merkezi ve yerel yönetimler tarafından yeterince desteklenmemiş bir kurumsal yapı içerisinde “Allah-Muhammed-Ali” yolunu ancak ebeveyninden ve çevresinden öğrenebilen veya hiç öğrenemeyen, Resulullahın (SAV) Temiz ve Pak Nesli Ehl-i Beyt’i, onların Anadolu’daki temsilcileri Ocakları ve Ocakzadeleri hiç bilmeyen, yaşantısında toplumsal-sosyolojik-dinsel sınırlar getiren “görgü” ve “İman-İkrar” kavramlarından habersiz olan bir “Can”; üstüne üstlük bir de ABD-SSCB arasında, ikinci Dünya Savaşından sonra başlayan ve Berlin Duvarının yıkımına kadar süren, bizim ülkemizde ise 2002 yılına kadar süren “soğuk savaş” döneminde, ülkemizde, ABD emperyal gücünün güdümünde uygulanan politikalar nedeniyle “elinden pişen yenmez, elinden kesilen yenmez, ana-bacı bilmez, mum söndürdü”, vb aşağılık ve alçakça dışlama ve ötekileştirmeye maruz kaldığında, ülkemizde kaos-karmaşa-fitne-fesat-iç çatışma çıkarmak isteyen iç-dış mihrakların arayıp da bulamayacağı birisi haline gelebilir ve her türlü yıkıcı ve bölücü terör örgütlerine eleman olarak kazandırılabilir. Tıpkı, günümüz Irak ve Suriyesinde oluşturulan aşağılık El Kaide, DEAŞ, vb terör örgütlerinin planlanması ve ortaya çıkarılması gibi.  

Son söz: Ülkemizde yaşayan Alevi İslam inancındaki yurttaşlarımızın dergahlarının kapatılması veya günümüzde cemevlerinin yeterince desteklenmemesinin nedenleri ve bu durum böyle devam ettiği sürece mevcut durumun kimlere hizmet edeceğini lütfen düşününüz. Vesselam…

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Emrullah Aytac

14 Nisan 2020 16:51

ATATURKCU HIDIR samimi olmadigin fitneci oldugun Türklerin ve Alevilerin deger cerdigi 2 insanin ismini kullanarak Alevilige leke sicratmaya calismandan yeterince belli oluyor. Ne zaman Sunni ve Aleviler Ümmeti Muhammed yolunda adim arsa senin gibiler ortaliga cikiyor bu cok ilginc. Ben Yozgat Imam Hatip Mezunuyum ve Allah(cc) sahidimdir hakkinda köfüt kelam edebilecegim tek bir Aleviye rast gelmedim. Hz.Muhammed (S.A.V) Efendimizin bir ricasinadami saygin yok?

Bir ehlibeyt sevdalisi

31 Ocak 2020 22:51

Ataturkcu Hidir kardesim, güzel bir seyler yazmissinda düsünmeden yazmissin. Evet bugün dinden islamdan sogumus insanlar varsa tarihten Bu yana gördükleri ve yasadiklari zulümlden ve baskidan dolayi marxist leninist veya atatürkcu olmuslar. Pir sultanlar osmanlida asildi, Aleviler sivasta yakildi marasta ise baslari kesildi cinayete ugradilar. Degerli yazarin okuduklarini anlamamissiniz belli ki. Aleviler bugüne kadar her türlü siddete ve baskiys maruz kalmislar. Halaretlere iftiralara ugramislar. Asirlardir dinlerini gizli ve sakli yasamaya mecbur kalmislar. Analar babalar cocuklarina alevi olduklarini söylmediler. Bundan dolayi ki aleviler bugün ya islam dan sogumus ve kendilerini atatürkcülüge veya kommünizme vermisler veya aleviligin asil degerlini unutmuslar. Kitap yazmak münkün degilidi tekkeleri kaptildi ocaklari söndürüldü. Ancak deyisleri ile (nefesler ve türküler/ siirler) bir kac, alevilige özgü, degerlerini bu güne kadar getirebilmisler. Size soruyorum. Sizin aileniz Bir kac nesil dinini saklamaya mecbur kalmis olsa, siz bugün ne kadar müslüman olurdunuz? Size örnek vereyim. Balkanlarda komünizm üc nesilden fazla kalamadi. Simdi ordaki milletin cogu islamdan kopmus bir durumda. Aleviler ise yüzyillardir ilimden ve bilimden mahrum olmuslar. Ama yüce allaha hamdolsun ki özünü unutmamislar ve yine ilim ve bilim sahini olmak üzereler. Allahin izniyle her alevi-islam mezhebine mensup olanlarda yine özüne kurana peygambere ehlibeyte dönecektirler. Sizden ricam, önce tarihi arastirin ögrenin ondan sonra elestiride bulunun. Allahin selami ve rahmeti üzerinize olsun. Saygideger yazarimizada sonsuz saygilarimi iletiyorum. Vesselam

Mesut

17 Aralık 2019 21:18

Önce allahın laneti yezite ve onun izinden giden başar esata ve irandaki ırkçı sahte mollalara olsun . Sayın yazar anlattığın aleviliğe can kurban başımızın üstüne . Türkiyede islam kuran karşıtlığının ana merkezi karargahı chp dogrumu? Araştırmalara göre de Alevilerin 100%70 de chp oy veriyor siyasetle dini inanç aynı paralellikte hareket eder . Devlet imamlara nasıl eğitim veriyorsa alevi dedelerinide KURAN ve HZ ALİ yaşam doğrultusunda eğitim verip imamlar (memur ) gibi maaşınıda vermesi lazım . ALLAH KURAN HZ MUHAMMED 4 halife ve ehlibeyt ortak noktamız olduktan sonra sıkıntı ne anlamakta güçlük çekiyorum . Sıkıntı 3 halifeyi camiyi ezanı namazı orucu gusül abdestini kabuletmeyenler var örnekmi tuzluçayır , ege mahallesi , keçikıran mah , durali alıç mah buralarda bir sürü örneği var hepsimi hayır en az yarısı . Ha aynı şekilde sünniyim diyenlerde'de var . Dünyaya islam çerçevesinden bakanlarla din kardeşiyiz islama düşman gözüyle bakanlarada düşmanız. Allahtan başka nizam koyucu yoktur gerisi şirktir .

Buda benden olsun.Hıdır oku.

3 Aralık 2019 23:39

Sayın yazar yazdıkların bir yere kadar doğru.Kerbeladan sonra ehlibeyt soyu sürgün edilmiş ve Anadoluya gelmişlerdir. O sırada Arabistanda neler oluyordu ben yazayım.Muaviye ve yezid tüm camilerde ehlibeyte hakaret ettiriyor ve ona biat edenleri ibadethanelere almıyorlar ve selefilik gibi bir inancı dinimizin içine yerleştirmeye çalışıyorlardı. Bu memlekette bir çeyrek asıra yakın imamlar maaşlarını Arabistandan ve irandan almıştır.Aleviliğe pislik diyeceğim yakıştırmaları yapanlar bunlardır. Hıdır gibilerde bunlardandır. Doğru söylemişsin sayın yazar.Devlet Aleviyi görmedikçe bu böyle gider.Alevi Vali kaymakam olamadıkça ve ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördükçe zor ancak ale vi vatanına milletine çok düşkündür ve sabırlıdır kaç asırdır görülmeyi beklemektedir ve birkaç asır daha bekler sıkıntı yok.

İsmail AGAR

3 Aralık 2019 22:06

Yorum yapan Alpaslan rumuzlu yezid takipcileri olduğu sürece kerbelalar bitmiyecektir.Gerçekten hakikatleri yazmanızdan dolayı teşekkürler ediyorum.Allah hepimizi doğruluktan ayırmasın,saygılar.

Alparslan

3 Aralık 2019 20:32

Atatürkçü Hıdır çok doğru söylüyor. Sayın yazar işgüzarca bir anlatım yapıyor. Bütün İnsanlığın , Biz Müslümanların Rehberi Kur'an-ı Kerim ,Peygamberimizin (S.A.V) Sünneti, Dört Halifemiz, Sahabelerimiz dir. Bunun dışındakileri Misal vermek Şirinlik yapmak olur ,fasa fisodur ,hakikatları gizlemedir.

Ali rıza

3 Aralık 2019 20:09

Dün Abdullah Şanlıdağ bu konuyu işledi bu gün siz işlediniz dilinize kaleminize sağlık ben Dilipak hocamdan bekledim bu konuyu işler diye ama nafile , o kadar güzel yazmışsınız ki gönül ister herkes okusun ve bu ayrılık bitsin başta diyanet hocaları okusun devlet erkanı okusun din dersi hocaları okusun en önemlisi köşe yazarları okusun başta akittekiler , sevgi en tesirli ilaçtır nefret en tesirli zehirdir bu böyle biline,

Ebu Yusuf

3 Aralık 2019 15:10

KESKE MÜSLÜMANLAR BIRLIK OLSA, HEP BERABER ALLAHIN IPINE SARILSA, HER ZAMAN HER YERDE KÜFRE KARSI TEK YUMRUK OLSA. KIM BILIR BELKI BUGÜN BELKI YARIN. ÜMIT EDERIM ALLAHDAN ÜMMET YARINLARI GÖRÜR, BIRAKIR ÖTEKELESTIRMEYI. HEP BERABER MESCÜDÜL AKSADA VE MESCÜDÜL NEBI DE HER SENE HACCDA MESCÜDÜL HARAM DA VAHDET NAMAZLARI KILMAK ÜZERE ...... VESSELAMUN ALEYKUM VE RAHMETULLAH VE BEREKATUH

ATATURKCU HIDIR

3 Aralık 2019 11:02

Ey yazar,Aleviligi oyle bir anlatmissin ki sanki uzaylilar gibi geldi bana,cunku senin anlatimindaki bu Aleviler sunnilerden daha dindar ve Allaha ve kitabina ve kurallarina daha fazla uyan insanlar.Oysa gercek yasam da oyle mi? Gercek yasamda bizim gordugumuz Alevileein cogu islam dusmani( daha dogrusu herhangi bir din dusmani) materyalist cogu marxist lenininst yada Ataturkcu,aydinlanmaci kisacasi dinin karsisinda ne varsa onunla kendini ozdeslestirmis ve bu yasam felsefesine sadece bagli degil bu materyalist felsefeye ve aydinlanmaciliga karsi olan butun dusunce ve hareketlere karsi fanatik bir sekilde savasan bir sosyolojik grup bunlar.Ben belki yaniliyorumdur ancak Aleviler hakkinda benim gozlemlerime yakin izlenimleri olan milyonlarca insanla karsilasabilirsiniz sokakta.Dolayisiyla bu toplumsal sinifla ilgili daha derin,detayli ve objektif arastirmalara ihtiyacimizin oldugu ortada bu insanlari daha fazla anlayabilmemiz icin.

Bir Yolcu..

3 Aralık 2019 02:27

Böylesine önemli bir konunun Yeni Akit'de ele alınması çok önemli. Bundan dolayı gazetenize ve sizlere teşekkür ediyorum. Bu ülke hepimizin. Birlikte barış içinde yaşayalım.

Sabri Şahsuvar Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle