Zavallı vekiller, zavalsız emekliler!
Doğrusu bu kadar olduğunu bilmiyordum! Sanıyordum ki bir emekli vekil 30.000 TL civarında, emekli olmayan vekil ise onun iki katı, 60.000 TL civarında maaş alır.
12 Temmuz tarihli Emin Çölaşan’ın makalesinde öğrendim ki; emekli bir vekil 65.000 TL, emekli olmayan vekil ise 151.000 TL maaş alacakmış.
İnan, vekillere acıdım!
Türkiye’nin hepi topu altı yüz vekili var. Yılda devlete maliyeti bir katrilyon...
Evet vekillere acıdım!
Gerçekten acıdım!
Emekli vekillere de...
Niçin acıdım?
Aldıkları maaş yetersiz diye mi?
Hayır.
Ya?
Bu kadar maaş istemiyorum. Bu bana fazla... Emekli memur, işçi 10.000 TL’ye talim ederken, milletin aslı ayda üç market arabası doldurabilirken benim elli araba dolusu alışveriş yapmam reva mı? diye itiraz eden çıkmadığı için üzüldüm...
Gerçekten üzüldüm ve şoktayım: milletin aslı İş Kurdan çocuklarını üç kuruş maaş için vekilleri araya koyarak işe sokmaya çalışırken, vekillerin: “kanun bana böyle bir maaş bağlamış ama;
1- Ben bu yasayı değiştirmek için elimden geleni yapacağım.
2-Yasa değişinceye kadar, her ay maaşımdan otuz öğrenciye burs vereceğim veya falan STK’ya şu kadarını bağışlayacağım diyen çıkmadığı için şoktayım.”
Emekliye %25, vekile şu kadar maaş.
Kim inanır vatan, millet, Sakarya nutuklarına artık?
Hilafeti de getirseniz, Şeriatı da getirseniz inanırım ki bundan sonra; hilafeti/Şeriatı getirmekle daha adil bir maaş sistemi gelir, daha adil bir gelir dağılımı olur diye değil, bu iki konunun halkta karşılığı var; bu konuyu işlersem bir kez daha seçilir, ballı börek yaşamaya devam ederim, diyedir.
Böyle inanacağım!
Atatürkçü, laikusların da Atatürkçülük üzerinden siyaset yapmalarını; bir öğretmen kırk lira maaş alırken, millet süpürge tohumu yerken Atamız bugünkü parayla 800.000 TL almaktaydı. Bu bize bir karine, bir emsal olur da biz de devleti söğüşler de söğüşleriz, düşüncesiyle Atatürkçülük moduna soyunduklarına inanacağım.
Ama kimsenin hayatına: “Halife! Bayram geliyor. Biz de çocuklarımıza bayramlık bir şeyler alsak!
Hanım! Hazinedara soralım! Alacağımız varsa, tabii ki, biz de çocuklarımızı sevindirelim!
Hazinedar: Halife hazretleri! Beytülmalde hiç alacağınız yok!”
Hasta yatağında yatarken baldızının: “Abla! Halifeyi ziyarete çok sayıda gelen oluyor. Şu libasını değiştirsen artık. Ayıp kaçıyor!?
Ablası: Kardeşim! Halifenin bundan başka libası yok ki!!”
Örneklerinden hareketle Halife Ömer b. Abdülaziz’i örnek alacaklarını sanmıyorum.
Halbu ki; Ey altı yüz vekil! Ömer b. Abdülaziz gibi olmak için idarede olmak gerekir. Çulsuz bir emekli veya çalışanın Halife gibi olması mümkün değil.
Bakın ayağınıza ne güzel fırsat gelmiş.
Bu millet size ne güzel bir fırsat sunup sizi ayda 151.000 TL maaş alabileceğiniz bir seviyeye yükseltmiş.
Tam size “Ömer b. Abdülaziz’i örnek alabileceğiniz bir makam sunmuş.
Tam Hz. Ömer gibi olabileceğiniz bir fırsatı ayağınıza getirmiş.
Haydi görelim sizi Ak Partili, Devalı, Gelecekli, Saadetli, Hüda Parlı, MHP’li vekiller!
Görelim sizleri. Sizler yıllarca bu iki Ömer’in hikayesiyle büyümediniz mi?”
Sizler siyasetin muhalefet boyutundan iken bu iki Ömer’den bol bol bahsetmediniz mi?
Görelim içinizde Ömer mi büyümüş, semer mi (semere mi) büyümüş?
Bu vesileyle, yeni vekillere haksızlık da yapmak istemiyorum. Onlar daha TBMM’nin koridorlarını tam olarak öğrenemediler.
Ayrıca bu yasa TBMM’ye geldiğinde tavırları ne olacak, bilmiyoruz.
İnşaallah alkışlanacak çıkışlar yaparlar da millet, gönül saraylarında onlara bir misafirhane değil, bir oda yapar!
Ben, emekliyim. %25 ile mutmain olmaya itiliyorum. Yukarıda yazdığım eleştiriye inat bu yıl, maaşımdan iki öğrenciye burs vereceğim, vesselam.







