--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Taşbaşı Parkında rakı içmek!

İdris Günaydın
İdris Günaydın
16

Cumhuriyet Dönemi İstanbul’da, Bursa’da, Konya’da ve Türkiye’nin tarihi şehirlerinde dindarlara, dini müesseselere ne zulüm, aşağılama, yıkım yapılmışsa Giresun’da da aynı şeyler yapılmıştır.

1976 yılında Giresun İHL son sınıf öğrencisiyim.  Bir gün okuldan çıktım ve Giresun’un en canlı, faal mevkisi olan Depboy’a gidiyorum. Giresun’u bilenler bilir.

Yolumun üzerinde Adalet Partisi Giresun İl Teşkilat binası var. Tam o binanın önüne gelince bir Mercedes durdu ve içinden ensesi kalın adamlar indi. Partinin merdivenlerine tırmandılar.

Ben de merak edip partiye çıktım. Öğrendim ki; Adalet Partili bir bakan, Trabzon’a giderken Giresun’a uğramış… Adalet Partisini de ziyaret etmiş.

İktidarda 1. Milliyetçi Cephe Hükümeti var. Adalet Partisi, Milli Selamet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhuriyetçi Güven Partisi…

Adalet Partisinin simgesi at, MHP’nin simgesi kurt, Cumhuriyetçi Güven Partisininki güvercin… Milli Selamet Partisinin simgesi anahtar, lakin o günlerde CHP’li bir yetkili MSP’yi yılana benzetti. Daha önce CHP ile MSP koalisyon yapmıştı ya!!

Biri bakana bunu sordu. 

“CHP’nin Milli Selamet Partisi ve Erbakan hakkında söylediği “yılan” benzetmesi hakkında ne diyorsunuz? Şimdi siz de koalisyon ortağısınız.”

Bakan çok politik bir cevap verdi ki; ben memnun kaldım. “Koalisyon hayvanat bahçesine döndü. Allah Başbakana yardım etsin” dedi.

Hemen ardından kendisine yakın oturan partililere: “Ben yolcuyum. Şimdi Taşbaşı Parkında sizin için iki duble rakı içip yoluma devem edeceğim. İzin verir misiniz?” diye sorunca,

Partililer de “hay hay” diyerek alkışladılar(!). 

Bakan gitti.

TAŞBAŞI PARKI

Üzerinde Yavuz Sultan Selim Cuma Camii, yanında şadırvanı…

Bir Sıbyan Mektebi ve Karadeniz Bölgesinin en büyük kütüphanesi,,,

Ali Efendizade Mustafa Efendi Medresesi, Fehmiye Efendi Medresesi, Üçüncüzade Ömer Paşa Medresesi bulunan… Bir bölümünde ise Giresun’da alimlik, müderrislik, İmam Hatiplik ve Müftülük, Kadılık gibi mühim vazifeler yapmış bir kısım münevverin kabri…

Taşbaşı Parkında rakı içmek!

Ne olmuş da bu hale gelmiş?

Rakı fabrikalarının işçileri mi kuşatmış ve bu hale getirmişler?

Rum veya Ermeni mi işgal etmiş de bu hale dönüştürmüş?

Aaah, ah! Bir yalan yazayım, bakalım kanacak mısınız: Deniz kabarmış, Taşbaşı Parkını yerle bir etmiş!

Nasıl?

İnanılacak bir yalan mı?

Doğrusu şöyle:

Cumhuriyetin kuruluşunun onuncu yılına büyük hazırlık yapılıyor. Sene 1932 fakat bir yıl sonra 1933!

Cumhuriyet kutlamalarının hatırına ne kadar Osmanlı eseri varsa, İslam’ı hatırlatan ne kadar eser varsa tuz buz ediliyor, talan ediliyor üzerinden dozer geçiyor ve tarih bile olamıyorlar. Çünkü yeni ve dindar tarihçilerimiz olmasa bilgimiz bile olmuyor.

Maalesef.

Değerli tarihçi ve yazar arkadaşım Mehmet Fatsa olmasaydı bin yıl daha Mican Türküsü ile şref Türküsü ile… Fincana rakı koyar, bir fındık içiyle gençlerimiz kız tavlamaya devam ederlerdi.

Bu kadar kendi tarihine ve manevi sembollerine düşmanlık, eziyet eden yıkım ekibi geldi mi?

Tek biz yapmışız bu zulmü. Bizim hünerimiz! 

Bu konuda tek örneğiz, lakin kimse bizi örnek almıyor.

Elde mi hain yok, biz de mi çok? Kararı siz verin. 

 

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle