--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Özgür’e özel mektup

İdris Günaydın
İdris Günaydın
9

 

Özgür Bey! Yaptığın tarihi(!) bir konuşmadan dolayı, geç de olsa sana mektup yazıyorum!

Belli ki; sade sen özgür doğmuşsun ve Mustafa Kemal’in “Özgürlük benim karakterimdir” sözünde kastedilen Özgür, sadece sensin.

Sen ol gözümüz yok.

Sana bazı şeyleri hatırlatacağım senin yine özgür, bizim tutsak olduğumuz yıllara dair!

Babam İbrahim Günaydın... Seksen sekiz yaşında. Allah hayırlı uzun ömür versin.

Der ki; bir insan kitapçıdan bir Kur’an-ı Kerim satın alsa, sokakta elinde kılıfsız götüremezdi. Mutlaka jandarma veya polis yakalar ve sorgulardı. Kur’an’ı satmak serbest lakin insanların görebileceği şekilde götürmek yasaktı!

Kaç yıllarıydı acaba? Sen tahmin et. 

1950’den önceki yıllar. Yani CHP’nin kılçıksız demokrasi yılları. 

İktidarda büyükten biraz küçük kahraman İsmet İnönü… CHP’nin altın yılları!..

“Hadi canım sen de” mi dedin?

İnanmadın yani!..

Başka bir olay anlatayım o zaman:

2- Yıl 1977…CHP iktidarda. Nasıl iktidar oldu dersiniz? Gayet basit. Adalet Partisinden bir grup vekille Güneş Motelde sucuk yediler ardından pastırmaya yattılar!

Hani sizin bir kısım vekili İyi Parti’ye gönderme geleneğiniz var ya!. Oradan geliyor işte! Hem getiriyorsunuz hem de gönderiyorsunuz. Halkçısınız ya; halk otobüsü gibi!...

İşte o CHP hükümeti yıllarında gazetelerin birinde bir haber okudum: İstanbul’a Irak’tan ve İran’dan gelip Süleymaniye’yi, Sultan Ahmedi, Ayasofya’yı…v.s. görmek isteyen İran ve Iraklı turistleri taşıyan otobüslerin camlarında Arap harfleriyle: Bağdat…Tahran… yazıyor ya; onları yasaklamış; iyi mi?

Bu kadar vatanseverlik olsa olsa Patagonyada olur değil mi?

Çok iyi İngilizce bilirim diye övün. Kıbrıs Savaşının ateşkes andlaşmasını tüm dünyaya İngilizce olarak i’lan et. Lakin Bağdat, Tahran kelimeleri Arapça diye dövün!.. 

Kimin tarihi bu? CHP’nin…

Kimin tarihinde var bu? CHP’nin!

Buna da mı inanmadın? Yapma yahu, yapma…

Üçüncüyü anlatayım o zaman:

3- Partinizden bir vekil. Vekil ki; bi sonrası bakanlık, bi sonrası Cumhurbaşkanlığı… Oraya bu kadar yakınlaşmış biri.

Beş/altı yaşındaki çocuklara kadar düşmüş. Düşmüş de bu minnacık sabileri hedef göstermiş…

Adı Özgür… Özel adam!

Neymiş efendim; çocuklar Diyanetin Ana Okullarına gidip orada Kur’an öğreniyorlarmış.

Bunun hesabı sorulmalı ve derhal kapatılmalıymış?!

İrticaya kapı aralanıyormuş?!

Burası Türkiye Cumhuriyeti imiş… Atatürk’ün kurduğu!

Vay be! Kim söylüyor bunu?

Cumhurbaşkanlığına sıçrayabilmesi için iki basamak kalmış bir vekil!

Yazık!! Yazık ki; ne biçim!

Madem Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet de, bu Cumhuriyette “Muallimler! Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller istemiyor muydu?” Bu çocukların vicdanları ne olacak?

Bunların anne-babalarının fikir ve irfanları ne olacak Özgür?

Vah ki vah!

Ne büyük bir şenaatin kapısını araladığının farkında mısın? Dindar bir aile Sosyal Demokrat, CHP’li, Kemalist bir çevrede memurluk yapıyor. Böyle bir sitede kalıyor ve çocuğunu da Diyanetin Ana Okuluna gönderiyor…

Bak hele… Komşu kadın çocuğu görünce yolunu değiştiriyor. Anne/Baba asansöre binseler; komşu kadın veya erkek binmiyor!

Kapının gözetleme deliğinden çocuğu dikiz ediyor kadın… Nasıl bir ruha sahip? Isırıcı mı?

Kırıcı mı?

Beş yaşında bir çocuk.

Ama ne yapalım; CHP’nin tarihi öyle, mazisi şöyle, hali de böyle…

Bu CHP…

Kırk yıllık Kani olur mu Yani?

Olmuyor işte...

 

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle