--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Okuyucularım diyor ki!

İdris Günaydın
İdris Günaydın
38

 

“Demek Recep Tayyip Erdoğan’a oy vermezse halk, yarın Allaha nasıl hesap veririz diyecek ha. İşte başkomutan Mustafa kemal Atatürk senin gibi kula kulluk edenleri postaladığı için ulu önder oldu!”

Noktasına virgülüne dokunmadan yazdım.

Mustafa Kemal kula kulluk edenleri kovmuş?!

Kendisine “mevlit” yazan Behçet Kemal Çağlar’ı, “ezan” yazan Yusuf Ziya Ortaç’ı, “Ne örümcek ne yosun, Ne mucize ne füsun, Kabe Arabın olsun, Bize Çankaya yeter” diyen Kemalettin Kamu’yu, “Türkün Amentüsü”nü yazan Munis Tekinalp’i (Moiz Kohen), “İnandım, iman getirdim Halk Fırkasına(CHP),Halk Fırkası’nın meb’uslarına, meb’usların yapacağı kanunlara, naşir-i efkarı olacak gazetelere, inanıp inanmayanlar için er-geç bir yevm-i sual (sual günü) geleceğine inandım.” yayınını;

5 Ağustos 1935 tarihli Cumhuriyet adlı mevkute-i adüvvüd din (din düşmanı) gazetede yer alan bir haberde; “Atatürk yarım bir ilahtır. Türklerin babasıdır. Hiçbir devlet şefi için hayatında bu kadar heykel dikilmemiştir. Ne Mussoli’nin, ne Hitler’in, ne de Lenin’in anıtları onunki ile ölçülemez” diye yazan malum mevkuteyi ve daha nice yalakayı, kafiri, İslam ve millet düşmanını neden görmemiş veya görememiş?

Kim kula kul? Kim yalaka?

*

“… fiyatlar düşüyor diyorsunuz. Doğalgaz, elektrik, şeker, çay, yağ, deterjan, beyaz eşya vb. Bunlardan birisinin fiyatının düştüğünü gören varsa söylesin…”

Bunların fiyatlarının yüksek olduğunu ben de kabul ediyorum lakin bunların fiyatlarını şu şu yöntemle düşüreceğim diyen var mı? Onu da sen söyle!

Nasıl olsa hazinede para var. İhracat gelirleri de arttı. İMF de orada bekliyor. Dünyada faize para verecek tefeci çok.

CHP’nin iktidarsızlıklarından sonra, her seferinde devletin dağılan eteğini toplamaya çalışan bir sağ iktidar mutlaka geliyor nasıl olsa.

Hazır parayı rüzgara savurur gibi savururlar ardından utanmadan “bizim zamanımızda…” diye nutuk çekerler.

“Sağ iktidarlar biriktirir, sol hükümetler harcar…” diyen iktisatçı ne güzel söylemiş.

*

“AKP MYK toplantısında yenenler: etli düğün çorba, Edremit sepet peyniri, Mihaliç peyniri, koyun beyaz peynir….v.s”

Kusura bakma da insanda biraz utanma olur.

Sen bunları yiyemiyorsan kendi beceriksizliğine yor. Buradaki yenenlerin hepsi bu ülkenin ürettiği şeyler. Isırgan otu istiyorsan sana bir çuval göndereyim. Ceviz istiyorsan Şebinkarahisar’a yaz, göndersinler. Mihalıç’ın peyniri Fransa’nın Gravyerinden pahalı mı? Listeye baktım hepsi yerli…

İnsan biraz utanır. Kuzu kulağı istiyorsan bir çuval, yer elması istiyorsan bir sepet göndereyim. Bunlar para mı? Ayıp ayıp…

Belli ki zamanında kız tavlamaya gittin, okumadın, düşük maaşlı bir emekli veya çalışansın; memleketin her yanında yığınla bulunan ısırgan otunu da erişilmez bir nimete irca etmişsin.

*

“Taktım bu işe. Anlattıkların güzel de. Erkam Yıldırım denen şahsın Erzurum seyahatini gördün mü?” demiş bir okuyucu da.

Görmemiştim, ilgilenmiyordum; aradım internetten ve buldum. Evet, Sayın Binali Yıldırım Beyin oğlu Erzurum’a bir etkinliğe gitmiş ve ardından bir mağaza açılışında Vali, Ak Parti İl Başkanı, İl Jandarma Komutanı… beraber oturmuşlar; muhtemelen çay içerken olsa gerek Erkam Yıldırım kendi evinde oturur gibi oturup koltukta kaymış. Elinde tespih…

Burada suçlu kim? Erkam Yıldırım…

Sebep? Laik terbiye sistemi…

Vali ve komutan? Onlar kamu personeli ve davete icabet etmişler. Erkam Yıldırım’ı ikaz mı edecekler? İkaz mı etselerdi?

Memlekete yıllarca sayısız hizmetlere imza atmış bir Başbakanın hatırı hiç mi yoktu?

Herkesin yaptığı yanına kâr… Nerede nasıl oturulup kalkılacağını bilmemek, bilememek Cumhurbaşkanının sorumluluğunda mı?

Bu eleştiriyi yapan! 

Senin çocuğun nasıl?

*

Bir yazı için, fikir için eleştiri en doğal yoldur. Lakin eleştiri makul ve yapıcı olmalıdır.

Ben eleştiriyorum. Evet ama belgelerim var. Gözlemlerim var. Şahitlerim var.

En muhalif olduğum iki şey var: Kemalizm ve inkarcılar.

Kemalizm, evet; bu ülkenin kalkınmasının önündeki en büyük engel… Fikir hürriyetinin önündeki en büyük engel… İnanç hürriyetinin önündeki en büyük engel!

“Bir miras yedi” kitlesi. Muhalefet olmaya ayarlanmış robotik bir kitle…

İnançsızlar taifesi ise bu milletin ve toprakların çağdaş Firavun ve Nemrut’u… Bu iki grup ne üretilirse üretilsin Avrupa hayranı.

Ne imal edilirse edilsin, Avrupa hayranı.

Ne başarılırsa başarılsın, Avrupa hayranı…

Millet, iktidarlarında açlık ve yoksulluk gördüğü, muhalefetliklerinde anarşi ve hakaret gördüğü bu kitleye karşı daima tedirgin.

Bu iki kitleye karşı uyanık olmak milli bir vatandaşlık görevi…

İşte örnek ortada: Askerimiz dağlarda, vadilerde mücadele halinde. Karşısındaki kim? Dinsiz ateist PKK.

Onları fikren ve fiilen besleyenler kim? Kemalist güruh… Geziden tutun da aralarda kalkıştıkları mevzi olaylara kadar görebilirsiniz.

Allah’tan ki; hükümet muktedir. Allah’tan ki; polis şuurlu… Allah’tan ki; MİT uyanık…

Yoksa bunlar böyle sakin duracaklardı ha?

Ülkemizin selameti, milletimizin saadeti, medeniyetimizin terakkisi uyanık olmak ve uyarmakla mümkündür.

Firavun’a karşı olmak yetmez. Musa’nın yanında olmalıyız vesselam.

 

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle