Ne yapmak istediler, ne oldu, ne olacak?
Günlük gazetelere bakıyorum:
Özellikle Yeni Çağ ve Milli Gazete memleket gündemine dönmüş gibi… Normal zamanların haberlerini yapıyor. Acımasızca saldırı yok.
Köşe yazarlarına bakıyorum: Emin Çölaşan, Mustafa Balbay, Taha Akyol, Ahmet Taşgetiren ve diğerleri; şaşkınlık içinde, ağlamakla umut arası yazılar döşeniyorlar. Şaşkınlık diz boyu…
Bugün ne yazsam diyorum içimden:
O kadar uzun yazı yazabilirim ki; gazetenin bir sayfasını kaplayabilir. Tabii benim o kadar yerim yok.
Akşener’i mi tebrik etsem, Kılıçdaroğlu’na mı üzülsem?
Karamollaoğlu’na: Siyasi ve fikri anlamda celladın olan CHP’ye Akşener kadar tavır koyamadın mı desem?
Babacan ve Davutoğlu’na “siyaset maceranız başlamadan bitti… Hiçbir albeniniz kalmadı artık mı desem?”
Koalisyonlar böyledir; koalisyon partileri ülke yönetmez, birbirleriyle yaptıkları kavgaları yönetirler, anlayın ey millet mi desem?
Yoksa yoksa, Allah milletimizi ve ülkemizi büyük bir felaket başlamadan kurtardı. Duaya çıkın ey millet mi desem?
DAHA ÖNCE YAZDIM
Dedim ki; “bu sağ partiler Kılıçdaroğlu’na oyun oynuyor! (12/09/2022 tarihli yazım.)” Meral Hanım masayı dağıtarak bu yazıyı haklı çıkardı.
Dedim ki; “Kılıçdaroğlu ma’dur hale getiriliyor.(27/01/2023 tarihli yazım.)”
Şu gün itibariyle her ikisi de doğru gibi gözüküyor. Babacan, Karamollaoğlu, Davutoğlu da bir bir ayrılırsa şaşmayın.
Çünkü postüla baştan yanlıştı:
1-Türkiye’yi, yetmiş sente muhtaç eden koalisyonlar döneminin en kavgalı ve karışık iklimine götürmeye çalışıyorlardı.
2-Türkiye’nin bir anayasa kitapçığı fırlatılmasıyla “esfeli safiline” düşürüldüğü yıllara götürmeye çalışıyorlardı.
3-Bir depremde (99 depremi) deprem yerine bir başbakanın üç günde ancak gelebildiği yıllara döndürmek istiyorlardı Türkiye’yi.
Kısaca; doğmuş ve beş yaşına gelmiş bir çocuğu tekrar anasının karnına sokmaya çalışıyorlardı!
Masaya otururken birbirinden kuşku duyan, kalkarken kuşku duyan, daima elinin biri silahının üzerinde olan altı, bir de pusuda bekleyen yedi kişi… Kimin kime ne zaman ateş edeceği de belli değil. Herkes birbirinin hedefi! Daha yolda böyle olunca, ya harmana varıp ekini bölüşürken nasıl olacaksınız? Millet sizin “lehvel hadis: boş söz”ünüzü mü dinleyecek daim?
SİZ YETER Kİ HAK İLE OLUN,
HAK ADINA İŞ YAPIN
Tayyip Bey, Hakk’ın yanında ve halkın hizmetinde bir adam. İ’tiraz edene Allah siyasi silleyi vuruyor:
Bir komutan düşünün: Savaş meydanının aşağı tarafında. Düşman, hakim bir tepeden rahatlıkla görüyor ve başlarını kaldırmalarına izin vermiyor askerlerin. Aşağıda olan Allah ve millet için savaşan, yukarıda olan ise gurur, koltuk, galip gelmek, zafer, madalya için çırpınan ve illa aşağıdaki ordunun kumandanını yok etmek isteyen bir ordu. O kumandandan alacakları çok intikam var: Yirmi yıldır on beş kez savaşmışlar ve hepsinde de nal toplamışlar.
Eee! Yorgun iktidara, yani askere sahip aşağıdaki ordu savaşmak için bir strateji ararken stratejiyi Allah gönderiyor: Öyle bir bulut iniyor ki tepeye! Öyle sarıyor ki her yeri… Bu fırsatı değerlendiren aşağıdaki ordunun önü açılıyor. Tepeyi arkadan dolanıp işi bitiriyorlar!
Siz yeter ki; Hak’tan yana olun…
BUNDAN SONRA NE OLUR?
1-HDP ve CHP hariç masadaki tüm partiler silinir.
2-CHP’nin lideri Kılıçdaroğlu siyasi hayatımızda “gaf” ustası olarak kalır. Muharrem İnce’nin taraftarı çoğalır.
3-Saadet; Tayyip Erdoğan’ı Milli Görüşe ve Merhum Erbakan’a ihanet etmenin suçlusu olarak göstermenin bedelini, kendileri Ak Parti’ye ihanet etmiş Deva ve Gelecek; DYP, AK Parti ve MHP’ye ihanet ederek ayrılmış Akşener, DP ve Menderes geleneğine ihanet ederek Demokrat Parti’nin celladı CHP ile yan yana gelen Uysal’ın koluna, koltuğuna girerek; söyledikleri sözü yalamanın ne demek olduğunu görmüş ve ödemiş olurlar.
4- Meral Akşener’e bundan sonra artık kimse güvenemez.
5-Saadet’in oyları Yeniden Refah’a, İYİ Parti’nin oyları da MHP ve BBP’ye kayar.
6-Seçimlerden sonra Ak Parti’nin kazanması halinde Türkiye’yi terk edecek bazı sıkılgan ruhlar gözükür lakin tahminim hükümet af çıkarır.
7-Tayyip Erdoğan’ı başka türlü deviremeyenler bu sefer Ak Parti içinden Tayyip Erdoğan’a karşı birilerini kışkırtma yoluna giderler ki; bir umut onu partinin başına geçirmek için. Burada damatlara hem feraset hem de sadakat noktasında büyük fedakarlık düşer.
Bu oyun da tutmaz tabii.
8- Dünya, yenemediği Tayyip Erdoğan önünde kimi istavroz çıkararak, kimi temenna çekerek sıraya girer.
9- Ülkemiz, deprem yaralarını sararak düştüğü yerden hızla kalkıp, kriz atlatmadaki başarısını tescilleyerek büyük bir puan kazanır.
10- Allah’u a’lem; belki bu deprem bölgesinde zengin doğalgaz veya petrol yatakları keşfedilir. Çünkü bu deprem fay hatlarını harekete geçirdi. Yerin altında daha neler oldu; Allah bilir?! Dikkat edilirse bu bölge şöyle bir bölgedir: Libya’dan Hazar Denizine, Irak’tan Karadeniz’e, İran’dan Libya’ya veya zengin doğalgaz bulunan İsrail’in Levihatan Bölgesine birer çizgi çekseniz; çizgilerin kesiştiği bölgedir. Neden olmasın?!
Olduracak da Allah öldürecek de Allah. Onun Külli İradesi!..
Her şey, açık ve seçik O’nun takdiri ve tanzimiyle yürüyor.
Yeter ki biz nankör olmayalım!
Kim derdi Millet İhtilafının bir yıldır modern masa alışkanlığından bir yıl sonra sofraya döneceğini?!
Ama siz beş yaşındaki çocuğu yeniden anasının rahmine sokup memleketi beş yıl geriye döndürmeye çalışırsanız, Allah da sizi masadan sofraya irca ederek elli yıl öncesine götürür.
“İçimizdeki çok bilmiş(!)lerin yüzünden bizi helak etme Allahım! Amin vesselam.







