Ne olacak bu Müslümanların hali?
Müslümanların bugünkü hali tıpkı şu anlatacağım hikâyedeki durumu andırıyor:
Vaktiyle köyümüzde bir düğün olmuş. Gelin almaya gitmişler. Doğu Karadeniz’in arazisi çok sarp ve yolları “taban yolu” dediğimiz dar ve eğri büğrü olduğu için gelini alıp gelirken çok dikkatli geliyorlarmış. Çünkü düğün alayı kalabalık, arazi çok sarp ve dik, bazılarının sırtında, ellerinde gelinin eşyası…
Nihayet bir köprüye gelmişler. Köprü dediysem üzerinden araba geçen beton köprü tasavvur etmeyin. Üzerinden at, hayvan geçen biraz daha güvenli köprü de sanmayın. Yayaların geçebileceği dar tahta bir köprü.
Düğün alayının içinde bir tarikata mensup insanlar var ve onlar alayın en önünde. Sıra köprüden geçmeye gelince; köprüden de iki kişi yan yana yürüyemeyecek kadar dar olduğuna göre; tarikatta da askeriye gibi bir kıdem söz konusu olduğu için dervişlerden biri diğerini eliyle köprüye buyur etmiş. O da “sen benden daha kıdemlisin” diyerek ona buyur etmiş. Ne o kabul ediyor ne öbürü köprüye giriyor… Halk arkadan yığılmış dervişlerin birbirleriyle aralarındaki mütevazı alışverişi seyrediyor.
“Buyurun” yol sizin!
Estağfirullah üstad! Yol sizin hakkınız.
Dervişlerin birbirlerini razı etmelerini burunlarından soluyarak izleyen alayın içinden merhum amcam Mustafa Günaydın ok gibi fırlayarak: çekilin, demiş.
Başlatmayın beni sizin mütevazılığınıza…
Köprüden geçmiş.
Oh!! Allah razı olsun! Alay bir bir köprüden geçmiş.
Müslümanların durumu buna çok benziyor.
İmam hatip Okulunu bitirmiş, imam olmuş, öğretmen olmuş; Kur’an’ı nasıl anlarız sorusunun peşinde.
Yüksek İslam Enstitüsünü/İlahiyatı bitirmiş; Kur’an’ı anlamaya çalışıyor!
İlahiyat akademisyeni olmuş; Kur’an’ı anlamaya çalışıyor!
Orada durmuyor Sünneti anlamaya çalışıyor. Kur’an Sünnet ilişkisi, Sünnetin sıhhati, Sahabenin hayatı… v.s.
Dön dolaş aynı konu. Bu hocadan dinle; yetmedi öbürünü dinle… Olmadı falancayı da dinle!
Değerli kardeşim! Bir Kelime-i Tevhitle Müslüman olmanı onaylayan Allah, Müslümanlığı yaşaman için sana bu kadar ağır yük mü yükledi?
Kur’an’ı birbirinden farklı düşünen on kişi getirin. Farklı düşündükleri yerleri maddelesinler. Ortaya kaç fark çıkacak?
Kur’an 54 Farzdır. Sen araştırdın karıştırdın; buldun mu daha fazlasını?
Akademisyenler ilmi toplantılarında tartışsın araştırsın dursun. Onların görevi bu.
İslam’ın şartlarını yerine getiriyorsun, Kur’an’ı okuyor anladıklarını ve yapabileceklerini yapıyorsun. Hâlâ daha ne diye dönüp dolaşıp aynı konularla kendini meşgul ediyorsun?
SORUYORUM
Sahabe-i Kiram bizden daha mı çok biliyordu?
Bildikleri; belki bir kısmı Kur’an’ın hafızı idi ve Peygamberimizden duydukları hafızalarında idi.
Biz tüm sahabenin Rasulullah’tan duyduklarının bize nakledilenlerini öğrenmedik mi?
Ezberlemedik ama okumadık mı?
Okumadıysak da mutlak lazım olanları öğrenmedik mi?
İlla bilmek, ezberlemek midir?
Ayrıca sahabe İslam Kültürü ve Medeniyeti tarihini bilmezdi, bizler ayrıca onu da okumadık mı? Öğrenmedik mi? Bundan başka daha nice bilgiler öğrenmedik mi?
Biz sahabeyle kıyaslandığımızda çok daha fazla bilgiye sahibiz… Öyle değil mi?
YANİ AÇIK KONUŞ! NE DEMEK İSTİYORSUN İDRİS GÜNAYDIN?
Demem o ki arkadaşlarım, azıcık kalem tutanlarım, mürekkep yalayanlarım… Azıcık kitap karıştıranlarım, tahsil görenlerim!
Sahabe-i Kiram bilgisi çok olduğu için sahabe olmadı.
Peygamberi gördüğü için, onunla sohbet ettiği için ve en önemlisi de öğrendiği kadarını kendisi için bir kılavuz yapıp cihada çıktığı için…
Rasulullah’a canından çok bağlı olduğu için…
Cihada çıkalım cihada. Bildiklerimizi en yakınlarımızdan başlayarak çevremize öğretelim.
Gruplar kurarak öğretelim. Tefsir dersleri, Hadis dersleri, siyer dersleri yapalım.
Bizim bilgilerimiz bizim iyi bir Müslüman olmamız için de yeter, ümmete iyi bir imam olmamız için de yeter, inşallah cennete gitmemiz için de yeter lakin, aşkla, şevkle, cehdle, zevkle mücahede edersek.
Yani gençlerimizi kazanmaya çalışırsak.
Ne olacak bu gençlerimizin hali?
Binlerce emekli Din Kültürü ve İmam Hatip Öğretmeni var. Yüzlerce emekli veya merkeze alınmış Müftü var.
Hanzala hazretleri akşam Müslüman oldu, sabah şehit oldu. Cennete hangi bilgiyle gitti?
Bu kadar emekli hocalarım! Gidin ilinizdeki veya ilçenizdeki Milli Eğitim Müdürlüğünden izin alın ve okullarda Peygamberimizin Hayatını anlatın.
Peygamberimizin hayatını dediysem, kronolojik hayatını değil, hayatından tablolar anlatmaya gidin.
Halimiz Fatihin İstanbul’u kuşattığında içeride meleklerin cinsiyetini tartışan papazları andırıyor. Az sonra gök kubbe başlarına yıkılacak, haberleri yok.
Vesselam.







