Mülteciler Allah’ın bir lütfudur
İnsanlar bildiğine bilmediğine konuşuyor. Dilin kemiği yok ya; tam gevezeler için fırsat. Bir de hükümeti eleştiri maksadı güdüyorsa bu eylem, tamam. Veryansın hükümete, veryansın mültecilere…
Hiçbir insan ata yurdu topraklarını keyif için bırakıp gelmez. Hiçbir baba veya anne de göz göre göre çocuklarını, ailesini ateşe atmaz veya ateşte bırakmaz.
“Vatanını savunmuyor da niçin kaçıp geliyor?”
Sorulardan biri bu!
Kime karşı savaşacak?
Silah yok, cephane yok, savaş eğitiminden geçmemiş; ailesi güvenli bir yere yerleştirilmemiş…
Karşısında başka bir devlet yok ki?! Kendi devletine, kendi ordusuna karşı nasıl savaşsın?
Savaşın kuralları yok mu?
Birim arazide olması gereken sayıdan fazla asker bulundurmak zayiattan başka ne işe yarar?
Suriye’den gelenler Suriye’nin katil rejimiyle, Irak’tan gelenler devletin savaşmaktan aciz olduğu DEAŞ’la, Afganistan’dan gelenler oradaki hiziplerle savaşıyor. Devleti başka bir devletle savaşan bir mülteci o devletinin ordusunun yanında yer alır veya savaşır ya da geri cephede hizmet eder. Durum öyle değil ki?!
Mülteci gelmiş Türkiye’ye… Çalışıyor mu? Evet.
Kanun ve kurallara uyuyor mu? Evet.
Çocuklarını okullara gönderiyor mu?
Evet.
Ticaret yapıyorsa vergi, stopaj, kira veriyor mu? Evet.
Toplu başkaldırı, genel düzeni bozma var mı? Hayır.
Memleketinde durumlar tamamen düzelmiş mi? Hayır…
Ne oluyor bize? Benimle Türkçe konuşuyor. Çalmıyor çırpmıyor. Dilenmiyor.
Rusya’dan kaçıp gelenlere niye laf yok? Paralı oldukları için mi?
Ukrayna’dan kaçanlar niçin kaçıyor? Onlar Hristiyan oldukları için değil mi bu hoşgörü?
MÜLTECİLER OLMASAYDI NE YAPARDIK?
Samancılara, yemcilere git; işçiler çoğunlukla mülteci…
Taş ocaklarına, briket, tuğla ocaklarına git; çalışanlar mülteci…
Atölyelere git; çalışanlar mülteci…
Fırınlara git; özellikle İstanbul’da; çalışanlar mülteci…
Nerede ağır iş varsa orada hakim kadro mülteci…
Mandıralarda, çobanlık işlerinde çalışanlar mülteci…
Onlar olmasaydı kimler çalışacaktı? Bizimkiler mi?
Tövbe de!
Memlekette nerede sebze veya meyve hasadı oluyorsa ya Güneydoğulular ve mülteciler ya da tamamen mülteciler…
İşte bir fındık toplama sezonu geçirdik. Ben Brundili, Sudanlı öğrencilerle topladım. Onları da zorla buldum!
Kardeşim Afganlı, yeğenim Afganlı, akrabam Iraklı…
Olmasalar ne olurdu halimiz?
Çay toplayanlara sorun: Mülteciler olmasa halleri nice olurdu?!
Bizden boşalan işçilerimiz hemen Rize’ye sonbahar sürgünü çay toplamaya gidiyorlar.
Mültecilerin gitmesini isteyenler kimler?
1-Mülteciler Müslüman oldukları için onları inanç yönünden sevmeyenler. Ülkedeki Kemalistler, Leaniler, Safeviler!
2-Namus kavramlarına riayet ettikleri için o cepheyi pis emelleriyle pejmürde edemeyenler.
3-Türkiye’nin son yirmi yılını iyi tahlil edemeyenler.
4-Türkiye’deki okullaşma, üniversiteleşme seyrini takip edemeyenler.
5-Türkiye’deki nüfus azalış hızını hesaba katamayanlar.
Eğer gelen mülteciler Rum, Ermeni, Ukraynalı, Batılı Hristiyan olsalardı, bir sigara paketine tav olsalardı bu beyler veya bayanlar rahatsız olurlar mıydı?
Türkiye’de yabancı çokluğundan ulusal kaygı duyanlar, demografik endişe duyanlar Türkiye’ye yerleşen turistlere niçin dilsizler?
Fark ne? Turistler çantalarında getirdiklerini harcıyorsa, mülteciler de burada kazanıp yine burada harcıyor!
Türkiye son yirmi yılda zenginleşti, sanayileşti, vasıfsız işçi kalmadı. İşsizler inşaatlarda, sanayide kendine kadrolu bir iş buldu.
Artık 300 TL’ye fındık toplamıyor. 500 TL istiyor bizimki!
Türkiye’de son yirmi yılda her ile üniversite açıldı. Üniversiteyi bitirmeyen kalmadı sanki. Ya da herkes en az lise mezunu… Masa başı iş peşinde veya kadrolu…
Hiç çalışmasa da bir iş buluncaya kadar babasının verdiği harçlık ona yetiyor. Geçici iş bulabiliyor ama bu tarla, bağ/ bahçe işi değil.
Türkiye’de doğurma oranı gittikçe düşüyor. Evlilikler azalıyor. Çocuk sayıları azalıyor. Boşanmalar çoğalıyor.
Nüfus olmayınca yükselen ticari ve endüstriyel hareketliliği kim sağlayacak?
BİR TESBİT
Avrupa, ABD, Kanada, Avustralya, İsrail, Çin, Rusya ve Belarus ülkeleri… Bu ülkelerin başka düşman aramalarına gerek yok. En büyük düşmanları veya zayıf noktaları nüfuslarının eksiye doğru düşmesi.
Durumları gerçekten çok kötü…
Türkiye de bu yolda maalesef.
Bu zengin ve sanayileşmiş ülkeler dönmesi gereken çarklarını iki şekilden biriyle döndürecekler: ya yapay zeka ile ya da insanla.
O insan yani işçi çoğunlukla Müslüman olan ülkelerde mevcut..
Bir süre sonra teslim olacaklar.
Türkiye için de bu tehlike söz konusu.
Çözüm mültecileri dışlamak değil nüfusu artırmak.
Evlilikleri teşvik, boşanmaları ve süresiz nafaka sistemini aile yapısını güçlendirme yönünde gözden geçirmek.
Mülteciler Türkiye’nin son yirmi yılında Allah’ın bir lütfu. Bunu ancak yaşayanlar bilir.
Vesselam.







