--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Kemal Kılıçdaroğlu! Seni sevmeyen ölsün!

İdris Günaydın
İdris Günaydın
25

Sana bir Türkiyeli olarak teşekkür ediyorum.

Niçin mi? Başımda yara bere yok. Elimde kolumda kırık, vuruk yok. Sağlığımda psikolojik travmalar yok.

Hepsi senin sayende ha!

Ya, ne olurdu halimiz? 14 Mayıs seçimlerini sen kazansaydın ve NATO toplantılarına sen gitseydin. Oradaki liderlerle görüşmeye çalışsaydın. Ukrayna diyecek yerde Madagaskar, Rusya diyecek yerde Çin, İsveç diyecek yerde Norveç deseydin ne olurdu halimiz?

Sahi nasıl bir politika geliştirirdin?

İlk yurt dışı ticari seyahatini nereye yapardın? Irak Kürdistan’ına mı? Beşşar Esat’a mı? Yunanistan’a mı? Ermenistan’a mı?

Farzedelim ki bunlardan birine ziyaret yaptın ve seyahatinle ilgili değerlendirme yapıyorsun: Yunanistan diyecek yerde Katar deseydin ne olurdu halimiz?

Kafasını duvarlara vuran mı dersin. Ellerine beddua eden mi, bilinmez.

Bu gün şükür ki; tüm organlarımız yerinde, sağlam…

Türkiye’nin o günkü dahili durumu, aynen bu günkü CHP’nin içine benzerdi.

Alimallah. Allah kurtardı bu milleti.

Senin bu seçimlerde başarılı olamayacağın en başından belliydi.

Çünkü sen, zoruna gitmesin de; gelecek va’d etmiyorsun.

Güven vermiyorsun.

Gülüşlerin de samimi değil, yürüyüşlerin de…

Sıcak durmuyorsun insanlara.

Politika üretemiyorsun.

Darılma ama, bilgiden, ferasetten, ince siyasetten ve keskin zekadan eser yok sende…

Yüzde yirmi beş ile Türk siyasetini dönüştürmeye kalktın. Çağırdığında yanına toplananları iradeleri dengeli, gelecek planları sağlam, uzun vadeli hedefleri olan siyasi partiler mi sandın?

Yook yok.

Siyaseten veya sosyal olarak yara almış insanlar, farklı vagonlarda yaşasalar bile yan yana gelirler. Çünkü her birinde bir yerden çöküntü vardır. Her birinin bir başkasıyla dayanışma ihtiyacı vardır. Başka türlüsünü bulamıyorlarsa kendileri gibi birine yaklaşım duymaları normaldir.

Bir karga ile bir serçe arkadaşlık ediyorlarmış. Bu hallerini gören kişi merak etmiş. Cinsleri farklı olduğu halde bu ikisini yakınlaştıran nedir? Bir süre sonra anlamış ki; her ikisinin de bir ayağı topal…

Yine sana teşekkür ediyorum Kılıçdaroğlu! Saye-i siyasetinle ve etvarınla Sayın Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı oldu.

Aramızda kalsın; sana bir şey söyleyeyim mi? Eğer başından beri dizi dizi  hatalar yapmasaydınız bu seçimi alacaktınız.

Nasıl mı?

Millet zamlardan ve yirmi yılın yorgunluğu bazı tökezlemelerden cumhurbaşkanını değiştirmeyi ciddi oranda düşünmekteydi.

Gerçekten durum bu idi.

Tayyip Erdoğan’ı dinlendirmeyi ciddi olarak düşünen bir Ak Partili potansiyel de vardı. Ama Allah bu millete acıdı da, Tayyip Beyin samimiyetine binaen size başından beri büyük hatalar yaptırdı.

En acemi siyasetçinin bile yapamayacağı hatalardı bu. 

1- HDP ile ittifak. Bunu gizli olarak yapabilir, HDP’lilere: “sakın bu konuda konuşmayın” diye tembihleyebilir ve onları altılı masanın uzağında bile tutmaz, gizli ortak değil belki sürpriz ortak yapabilirdiniz. Ama ne gezer! HDP’liler ve PKK’lılar, fırsat bu fırsat deyip koca Türk Milletini tehdit ve koca Türk Devletini tanzim etmeye kalktılar. Sanki seçimi kazanmışsınız gibi.

2- Bu ülke bir 15 Temmuz yaşadı. O 15 Temmuzu 15 Temmuz yapan Fetö’cü bir kısım çılgının darbe teşebbüsü değil, asıl o darbe teşebbüsüne Müslüman Türk halkının karşı koyması ve tankların üzerine yürümesiydi. Hatta spontane olarak. Önceden bir hazırlık, bir örgütlenme olmaksızın. Ve hatta yirmi sekiz gün boyunca meydanlardan çekilmeyerek… Siz bunu tersinden okudunuz da, bu milletin kızgınlığının birkaç yılda dinmeyeceğini hesap edemediniz de, Fetö’cüleri göreve iade etmek gibi fan fin fon görüş beyan ettiniz.

3- Sizin ekonomi kurmaylarınız Ekonomi astsubayı mı idi ki; ABD’den nesebi malum, mahareti meçhul adamlar (danışmanlar) bularak, onlara paralar ödeyerek memleketin ekonomisini düzelteceğinizi va’d ettiniz. Ulusalcı Kemal, yanındaki Ali Babacan’ı, Faik Öztrak’ı ıskalayarak Daron’u, Jeremi’yi; yani kökü de fikriyatı da dışarıda insanları ilaç olarak sunuyor. Hale bak!

4- Ülkenin yerli kaynaklarını harekete geçirebilmeyi, bununla ekonomik dengeleri düzeltebilmeyi millete va’d etmeniz gerekirken Londra’daki uyuşturucu baronlarının paralarını Türkiye’ye getirmeyi marifetmiş gibi sundunuz.

Yahu be adam! Bunu bir çocuk bile söylemeye cesaret edemez. Bu nasıl akıl. Sen bu milleti iyiden salak, saf mı sandın?

5- Memura, öğretmene, esnafa, sanatçıya ağzına geleni söyledin, hakaret ettin ve “adam yerine koymam” dedin. Tehdit ettin. Seçime mi gidiyordun, savaşa mı belli değil.

Sonunda o, “Tayyip Erdoğan’ı biraz dinlendirelim” diyen çevreleri tekrar Tayyip Beyin çevresinde topladın. Seçimi hayat memat meselesi haline soktun. Vatan müdafaası, kurtuluş savaşı ruhuna büründürdün. Hiç Tayyip Erdoğan’a oy vermeyenleri de oy verecek kıvama getirdin.

Çok yaşayasın Kemal Bey.

Allah seni CHP’nin başından indirmesin Kemal Bey. CHP’ye ne kadar yakıştığın, CHP’nin de sana ne kadar yakıştığı seçimlerden sonra çok daha net gözüküyor. Şimdi bütün tafralarınızı atıyorsunuz ya; attıkça millet, Ak Partiye ve Recep Tayyip Erdoğan’a oy veren millet, şükür secdelerine kapanıyor.

Sana oy verenler de “iyi ki kazanamamışız” diyor, iyi mi?

Unutmayın; bunu siz düşünerek ve bilerek yapmadınız. Göklerden gelen bir karar var. O karar yaptırdı size bunları…

Nasıl; ABD’de sekiz saat kaybolup da yediğin pizza ile öptüğün etek seni kurtardı mı?

Allah’a inanıyorsan öyle inan ki; Akif’in dediği gibi; Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hükmüne ram ol/Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol…

Uyduruk seyyidim, şerifim numaralarını yemezler, vesselam! 

 

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle