--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İmam hatip okulları ve mücadele ruhu!

İdris Günaydın
İdris Günaydın
20

 

İmam Hatip Okulları/Liseleri üzerine bir hayli araştırma yapılmalı, yazı yazılmalıdır. Çünkü bu okullar Cumhuriyet Türkiye’sinin iki özellikli okuludur: Köy Enstitüleri ve İmam Hatip Okulları.

Köy Enstitüleri Türk halkını Batı tipi bir anlayışa dönüştürmek ve Batı tipi bir hayata devşirmek için kurulmuş devlet okullarıydı. Halk benimsemedi ve çok zaman geçmeden tarih oldu.

İmam Hatip Okulları Türk halkının Müslüman kimliğini koruması, kollaması, tarihî ile günümüz arasındaki bağlantıyı koparmaması maksadıyla kurulmuş bir millet projesiydi. Millet sahip çıktı. Budandıysa da daha da gürbüzleşti ve bugüne geldi.

İmam hatip okulları hem din hem milliyet demektir. 

Kürt, kendi kimliğini inkâr anaforuna uğramadan.. Çerkez/Gürcü/Laz, kendi kimliğini inkâr helezonuna kurban vermeden.. Türk, kendi kimliğini kurban bıçağına sürmeden bu okulları muhafaza eder, unutmaz ve ırkçılığa meyletmez. 

İmam hatip Okulları, İslam’ın “Ve kezalike cealnaküm ümmeten vesatan: Biz sizi orta yollu bir ümmet yaptık”(Bakara 143) emri ilahisi mucibince bağnazlıktan, skolastisizmden, ne Arap ne de Batı hayranlığı çoraklığına düşmeden, Ehli Sünnet çizgisinin ve “Rey Ehli” anlayışının aydınlık bir okuludur.

Ne medrese arayışlarına itibar eder ne de Batının “izm”lerine hayran olur.

İmam Hatip Okulu öğrencileri olarak öyle yetiştik. Sağ ve sol çatışmalarının moda olduğu dönemlerde bizler bir Ateist/Solcu bulsak da tartışsak diye adam arardık.

Bu cesaret nereden geliyordu?

Hilmi Ziya Ülken’in “Tarihi Maddeciliği Reddiye”sinden. Süleyman Hayri Bolay’ın “Türkiye’de Ruhçu ve Maddeci görüşün Mücadelesinden, Şakir Kocabaş’ın  “İfadelerin Gramatik Ayırımı”ndan, Mannan’ın, “İslam Ekonomi Doktrini”nden, Muhammed Bakır Es Sadr’ın “İslam Ekonomi Doktrini”nden, Cemil Meriç’in tüm kitaplarından, Necip Fazıl’ın tüm kitaplarından, Lenin’in felsefe defterlerinden, İsmet Bozdağ’ın “Üçüncü Çözümü”nden, Sebahattin Zaim’in “İslam İktisadı”ndan, Sadettin Elibol’un “Sınıfsız Dünya”sından, Muhammet Kutub’un “İslam’ın Etrafındaki Şüpheler”inden, Erol Güngör’ün “İslam’ın bugünkü meselelerinden, Sezai Karakoç’un tüm eserlerinden, İdris Küçük Ömer’in “Düzenin yabancılaşmasından, Atilla İlhan’ın “Hangi Sol, Hangi Batı”sından… Ve daha nice fikri ve felsefi kitaptan istifadeyle kırbamızı dolduruyor ateist avına çıkıyorduk.

Billahi böyle idi.

Şimdi?

Şimdi İmam Hatip Okulları her tarafta mevcut… Hafızlarla dolu… Proje okulları vasıtasıyla çok iyi öğrencilere sahip lakin…

Lakin?

Öğrenciler boş! Hangi anlamda? Akademik dersler anlamında değil. O alana sözüm yok. Fikri anlamda bomboş…

İnançlarını savunamayacak kadar, bir Deist veya Ateist ile tartışamayacak kadar boş ve cesaretsiz.

Bunun üç sebebi var:

1- Okullarda felsefe yok. Çocuk; fikri mülahaza, mübahase ve münazaranın paradigmalarını bilmiyor maalesef. Fikrin ve düşüncenin dikenli yollarında gezip itikadını sağlayamıyor. Bunun için Kelam dersi için de Felsefe dersi mutlaka okutulmalıdır.

2- Üniversite sınavı, akademik başarı hatırına öğrenciler itikatlarını savunabilecek birer bend olabilecekken, sınav kazanma sevdasına birer yorgun savaşçıya dönüşüyorlar.

3- Öğrencilere ciddi kitaplar tavsiye edilmiyor. Çünkü bu kitapları tavsiye edecek hoca yok. Meslek hocalarının önemli bir kısmı bayan. Kimse darılmasın, o bayan hocaların da fikri kitap okuyup başını ağrıtmadığı, öğrencilere bol bol roman tavsiye ettikleri biliniyor.. 

Öğrenciler de roman okumuyor değil; okuyorlar.

Roman dediğin, bir kazan keçiboynuzu çiğne bir gram bal için!

Peki, öğrenciler ne oluyor bu arada? Küfür cephesi koca koca kereste sorularla beyinleri alabora ederken bizim çocuklarımız hızar tozuna talim ediyor.

Geçen hafta biri Hacettepe Biyoloji diğeri Recep Tayyip Erdoğan Mimarlık’ta okuyan iki öğrenci ile telefon görüşmesi yaptım. Sordum: Deist veya Ateist arkadaşınız var mı okulda?

Çok, dediler. 

Karşılaşıyor musunuz?

Evet, dediler. 

Tartışıyor musunuz?

Cevap yok. Evet, cevap yok.

Bunların ikisi de İmam Hatipli... Çünkü biz çocuklarımızı inanç müdafaası için yetiştirmiyoruz. Teyemmümün farzları, abdestin sünnetleri, o kadar…

Ey ehli insaf! 

Üniversiteler Deist ve Ateist kaynıyor ki; içlerinde önemsenmeyecek kadar İmam hatipli ve hafız var…

Üzerinde düşünmek ve tartışmak vakti gelmedi mi? 

Sırf bunun için bir çalıştay zamanı gelmedi mi?

Vesselam.

 

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle