Hata yapma lüksümüz yok!
Sayın Erdoğan! 27 Mart 1994’ten beri girdiğin her seçimi, Allah’ın inayeti milletin feraseti ve desteği sayesinde hep kazandın. En son bu seçimi de kazandın ve 29 Mayıs’ın, o kutlu fethin sabahına yeni bir zafer sevinciyle çıkmamıza sebep oldun. Allah senden ebeden razı olsun. Tebrik ederim.
Bey’din artık yine bey’sin. Dünyanın seçimli siyaset tarihinde senin yerin bir numaradır. Bunda şüphe yok. Seçim kazanma makinası gibisin evelallah.
Şeyh Edebali’nin dediği gibi “Ey Oğul! Bundan sonra öfke bize, uysallık sana. Suçlamak bize katlanmak sana. Acizlik bize, yanılgı bize, hoş görmek sana… Kötü söz, şom ağız, haksız yorum bize, bağışlama sana…”
Ey Tayyip Erdoğan! Cumhurbaşkanı!
27 Mart 1994’ten beri bizler sana, hep sana oy verdik. Lakin kendi evinin reisi olasın diye değil, önce İstanbul’un sonra da Türkiye’nin ve ümmetin reisi olasın diye rey verdik. Rabbimin inayeti ve nusreti, senin karizman ve samimiyetin, milletin dirayeti ve feraseti ve duası sırtını yere getirmedi, çok şükür.
Karşına buzdan dağlar, kandan ırmaklar, çelikten kaleler de çıksa bu millet seni yalnız bırakmadı bırakmaz. Çünkü sen adımını atarken besmele, bedenini iterken hamdele, imzanı atarken halvele yaptın.
Allah’ın arka çıktığına kim ne yapabilir ki?
Tüm yazılarımda seni hep övdüm, destekledim, yanında durdum. Ancak ilk kez, samimi olarak eleştireceğim:
Biliyorum ki konuşmalarını birileri hazırlıyor. İster istemez sen de ona uymak zorunda kalıyorsun. Bence konuşmalarını hazırlayan kişi bu seçim çalışmalarında başarısızdı. Hedefi on ikiden vuracak değil de altıdan, yediden vuracak konuşmalar hazırladı.
Ayrıntıya girmiyorum ama şu iki konuya değinmeden geçemeyeceğim: Seçim için hazırlanan şarkılardan en çarpıcı ve etkili şarkı pas geçildi!
Bir sürü seçim şarkısı içinde bellekte kalacak şarkı çok fazla kullanılmadı. O şarkı Uğur Işılak’ın “safın belli olsun” şarkısıydı.
Hâlâ Savaş Ay’ın çektiği görüntüler üzerinden Kılıçdaroğlu’na eleştiriler getirildi. Onu izleye izleye millet ezberlemişti zaten.
Bu iki konu üzerinde düşünülmeliydi.
MUHALEFETE GELİNCE
Kılıçdaroğlu için çok şey yazıp söyleyeceğiz lakin bir konuda hakkını teslim edelim: Küçük derecikleri birbirine bağlayarak bir dere oluşturdu ve akmakta olduğu gölü yüzde kırk yedi oranında doldurdu. Bu onun için bir başarıdır. Kendisinden kaynaklanan eksikleri ve yanlışları olmasaydı ipi göğüsleyebilirdi.
Bunları yazacağız.
Kılıçdaroğlu’nun sizin seçilmenize iki büyük katkısı oldu:
1- Onu karizmatik bulmayanlar sandığa gitmedi.
2- Onu sevmeyenler size yöneldi.
Ama her ne olursa olsun siz onun da Cumhurbaşkanısınız artık. Seçim gecesi yaptığınız iki balkon konuşmasının ikisi de beğenilmedi. Sebebi; yenilen bir lidere halkı yuhalattınız. Halbuki yenilen pehlivanın üzerine gidilmez. Sırtı yere gelmiş bir güreşçinin veya boksörün üzerine çıkıp tepinilmez.
Artık bundan sonra centilmenlik beklenir.
Artık bundan sonra bunlar terörcü, bunlar LGBT’ci denilmez. Seçim bitmiş. Gereğini yapmak için size yetki verilmiş.
Siz siyasetin kitabını yazacak evsafta birisiniz.
Lütfen bundan sonra, yeni seçim sathına girinceye kadar Türkiye’nin gelecek vizyonundan konuşunuz.
Bütünleştirici, gönül alıcı cümleler kurunuz.
Asıl şimdi size oy vermeyenlerin ziyaretine gidiniz.
Halk iyice gerildi. Artık sükûnet istiyor.
Bizim muhalefeti eleştiri babında yazacaklarımız sınırlı kalır. Sizin eleştirileriniz umuma şamildir.
Balkon konuşmalarını dinleyen Ak Partili arkadaşlardan eleştiri gelmeye başladı.
Gerek yok. Siz ilk kez seçim kazanmıyorsunuz. İlk kez seçim kazanan yapsaydı belki anlaşılabilirdi ama siz bu konuda duayensiniz.
Göstereceğiniz her tavır sizden sonraki nesle bir mirastır; bunu bilin.
Eleştirilerimiz, sizin göremediklerinizi görüp size bildirmekten ibarettir.
Bu kervan beş yıl sonra da aynı minval üzere sürsün diyedir.
Rabbim rızasına muvafık kullarından eylesin de hayırlı hizmetler yapmayı nasip etsin, vesselam!







