--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Giresun halkının Giresun siyasetinden beklediği

İdris Günaydın
İdris Günaydın
9

 

2018 yılından beri Giresun’dayım. Bir süre Burunucu’nda ikamet ettim. Şehirle pek irtibatım olmuyordu. Giresun’a taşındıktan sonra Giresun’da yaşayanlarla az/çok münasebetim olmaya başladı.

2004’te ayrıldığım Giresun’da, o yıllarda selamlaştığım, şakalaştığım, tanıştığımız nice arkadaşlarımı daha göremez oldum. Kendileriyle oturup siyasi veya toplumsal analiz yaptıklarımız ya ölmüşler ya da evlerine çekilmişlerdi.

Eleğin üstünde kalanlarla zaman zaman bir araya gelmelerimizden öğrendim ki; sıkıntılar var, beklentiler var. 

Şikayetler beklentileri çoğaltmış.

Gazetede yazdığımızdan doayı, derdini telefonda veya özelden yazarak veya yüz yüze söyleyen çok.

En fazla da yaklaşmakta olan seçimlerden dolayı “Milletvekili nasıl olmalıdır?” tarzı yazılar yazmamı isteyenler…

Bu soruya cevap vermem çok zor aslında. Çünkü ben vekil olmadım. Bir kez 1995’te aday adayı oldum; en samimi arkadaşım sandıklarımı, bir yıl önce,1994 Belediye Başkanı adayı olduğum ve fakat kazanamadığım dönemde “Üzülme başkanım! Bir yıl sonra seçim var. Seni vekil yapacağız” diyenlerin çoğunu diğer adayların yanında, bana tavır almış gördüm. “Böyle siyasetin…” deyip, sıdkı selametle ayrıldım babı siyasetten. Baktım ki; siyaset, en samimi olduğunu sandığın arkadaşını bile kaybetme çadırı!

Herkesi düz görüyorum şimdi. Selam vereni veya selamımı alanı Allah için verdi, Allah için aldı diye düşünüyorum.

Ama siyasi hayat bir gerçek. Her şey o hayata odaklı.

Giresun’da siyasi hayata dair bir analiz yapacak olursam, eğmeden bükmeden, olduğu ile olabildiğince şunları söyleyebilirim:

HALİ HAZIRDAKİ DURUM

1-Nurettin Canikli Beyin Giresun’a hizmetini ne ben ne de başkaları inkar etmiyor. Ancak bu takdirin yanında, takdirden çok “Giresun siyasetine karışıyor” denilerek eleştiri de var. Eleştiri, takdirini alıp götürüyor. Ne kadar doğru, bilmem. Ama sanki, ezberletilmiş gibi herkes aynı şeyi söylüyor.

2-Mevcut vekillerin seçimine itiraz var: Bir bürodan iki avukat niçin seçildi? Bunu kim dizayn etti? Memlekette başka adam yok muydu? Yaptıkları ne? Hizmetleri ne? Aşırı derecede bu nokta eleştiriliyor.

3-Dereli’ye karşı çok fazla eleştiri var. Tabii Dereli ilçesine, halkına, hatta siyasetçilerine değil. Bir üst el Dereli’den kişileri önümüze koyuyor. Biz de zaten, adaya değil Tayyip Erdoğan’ın hatırına oy verdiğimiz için böylece seçiliyorlar. Dereli’den başka il veya ilçeler adam yetiştiremiyor mu?

4-Milletvekili Cemal Öztürk ile ilgili fazla eleştiri yok. Onun bir şeyler yapmaya çalıştığına dair olumlu yorumlar çok.

5-Belediye Başkanı Aytekin Şenlikoğlu için ibreler olumlu. Birkaç kişiden eleştiri duydum. Burada da MHP faktörü dikkatten uzak tutulmamalı, arandığında er veya geç telefona dönmeli diye hatırlatanlar var.

Şunu da ilave edeyim: Eğer vekil listesi yine adil serpiştirilemez ise, kazan kaldırmaya hazırlanan bir emekliler bloğu var ki; Reise kadar çıkmayı düşünüyorlar.

Başarabilirler mi bilmem.

Aziz okuyucu! Ben sadece duyumlarımı yazdım. Kendim hiçbirinden şikayetçi değilim. Çünkü benim istediğim bir hal hatır. Onu da beni gördüklerinde yapıyorlar. Sağ olsunlar.

VEKİL NASIL OLMALIDIR?

Benim kıstasım şudur: Vekil olacak kişi mesleğinde başarılı kimseden değil, ticarette başarılı kimseden değil, devlet görevinde başarılı olan kimseden değil, zenginliği ölçü alarak değil: yukarıda saydığım özelliklere binaen, para kazanmak için yaptığı işin yanı sıra toplum için ne yapmış? Ne kadar çırpınmış? Velev ki bir şeyler yapıyorsa da ne kadar samimi?

Mesela; öğretmen iken, maaş almak ve evinin iaşesini kazanmak için derse girerken, bunun yanında, ders dışı zamanlarda, Allah rızası için toplumun hangi derdiyle mütemadiyen ilgilenmiş?

O ömrünün en cevval ve hareketli çağında toplumunun bir yarası için kendinden ne vermiş? Hangi yaraya kabuk, hangi hastaya kan olmuş?

Bir de kendisi düşünmemiş vekilliği de birileri tarafından “senin vekil olman durumunda daha çok şehrimize ve ülkeye hizmet edeceğine inanıyoruz. Aday olmalısın” denmiş mi?

Adam, çok iyi bir doktor olabilir. İyi para kazanmıştır. Rahmetli Ali Menekşe gibi şu kadar öğrenciye burs vermiyorsa, fakire el tutmuyorsa;

Çok iyi bir savcı, hâkim olabilir. Sonuçta aldığı maaşın hakkını veriyor. Ama toplum için o yıllarda paçasını çorabının içine atmıyorsa…

Çok iyi bir mühendis olabilir. Çok fazla inşaat yapıp zengin olmuş olabilir. Sonuçta zenginliğine zenginlik katmış. Hüneri, kendisine servet olarak dönmüş.

Bir müteahhitten söz ediliyor mesela. 150 dairesi varmış. Zekatını verse beş daire vermesi gerekir. Eğer veriyorsa her yıl beş fakir daire sahibi olur. Zaruri vermesi gereken zekatı olsun; veriyorsa.

Zenginlik mi? Meslekteki başarı mı?

Bana göre bunlar hiç ölçü değil. Mekke’nin en zengini Hişam’dan en fakiri Ebu Zer daha muteberdir, makbuldür.

Ebubekir’in önemi zengin olmasında değil zenginliğini Allah yolunda harcamasındadır.

Varsa öyle ğani ruh; onu aday yapalım. Hangi meslekten olursa olsun.

Şayet kişi mesleğinde çok üstün biriyse parti liderleri onu “TBMM” de olman gerekir diyerek, re’sen aday yapar zaten.

Bir de vekil adayı şehri için birkaç projeyle çıkmalıdır halkının karşısına. Başarır veya başaramaz. Toplum o projeyi benimsemiş ise gelecekte bir yapan çıkar.

Vesselam. 

 

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle