--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Felekten bir gün çalmak

İdris Günaydın
İdris Günaydın
12

 

“Bugün de felekten bir gün çalalım dedik!”

Felekten gün nasıl çalınır? Önce bunun üzerinde kafa yormak gerekir!

Felek nedir? Üç anlamı var: Allah, kader, gökyüzünün katları…

Şarkılarda, bazı şiirlerde Allah anlamına gelen “Felek” kelimesiyle aslında Allah’a çok sayıda i’tiraz yapılır. “Felek”  kelimesi üzerinden, Allah’a isyan vardır.

“Ne değirmen ne taşım var

Ne belalı bir başım var

Ne de bir tek kardeşim var

Nem alacak felek benim?”

Burada alacak olan kim? Allah. Yani felek Allah anlamında kullanılıyor.

“Kahbe felek sana nettim neyledim?”

Burada da Felek Allah anlamında kullanılır.

Hem yazan hem söyleyen Allah’a haşa “kahpe” demektedir.

Bazen Felek ‘kader’ anlamında da kullanılır. Bazen de gökyüzünün katları: 

“Felekler yandı ahımdan muradım şem’i yanmaz mı?” Fuzûli... şiirinde gökyüzünün katları anlamındadır.

“Felekten gün çalmak” kaderden bir gün ayırmak demektir.

Ben de bugün kaderden bir gün ayırmak yerine, tabiri doğru kullanarak “kaderde yazılı olanı gerçekleştirmek” adına bugün Giresun’un 1970 yılından bu yana “Lezzet Sofrası” namını istikrarlı bir şekilde sürdüren Keşap Yolağzı “Hacı Ustanın Yeri”’ne uğradım.

Hacı Ustanın Yeri, Giresun’dan Trabzon’a doğru sefer ederken Keşap ilçesini geçince yolun sağ yanında. 1975’li yıllarda lisede öğrenci iken adını duyardık lakin cebimizde para olmadığından, araç da bulunmadığından tanışma imkânımız olamamıştı o yıllarda.

Özellikle köftesi, paçası meşhur bu restoranın mekanı temiz, nezih, personeli şık ve güzler yüzlü. 

Köfte ve paçaya ben bir de piyaz ekledim.

Hemen yanında cami olmasına rağmen içinde mescidi mevcut. Uzun yol yolcuları için çocuk emzirme odası var. 

Yemekleri gayet nefis, nezih ve temiz.

Sahipleri üç ortak, üç kardeş… Kendisiyle konuştuğum kardeşe şunu söyledim: Bir tarihler adamın birine (Türkiye’de kendisinin herkesçe tanındığı fakat olumsuz tanındığı birine): “innellahe cemilün ve yuhibbül cemal: Allah güzeldir ve işin güzelini sever” dediğimde bana “Hadis mi bu?” diye sorduğunu fakat kendisinin o güzellikte iş yapamadığını söyledim.

İşi güzel tutmak veya işi güzel sürdürmek gerekir. Bir babanın çocuklarının aynı iş yerini kalitesini yükselterek devam ettirmesi çok takdire şayan bir şeydir.

 Okuyucularıma, Giresun’da neresi var sorusunu soranlara, Yol Ağzındaki Hacı Ustanın yerini tavsiye ederim.

Tüm restoran sahiplerine şöyle tavsiyelerde bulunmak isterim:

1- Yaptığınız iş insanların en hassas iki organına hitap etmektedir; dil ve mide….

Dil, yediğinin kalitesini onaylayan, mide ise sağlayanı yapan organdır. Eğer kaçak, ucuz, kalitesiz yağ kullanıyorsanız müşterinizin ikinci kez uğrama şansı yoktur.

Dilden geçse bile yemeğiniz, mideden sınıfta kalır. Çünkü mide bir süre sonra S.O.S verecektir.

Lokanta sahipleri yemek yapmanın uzmanı olabilirler. Ama, yemek için gelen müşteri kadar tecrübeli değildirler. Çünkü her insan yeme işini doğduğundan beri aksatmadan başarıyla sürdürmektedir.

Öyleyse bilginin yanında malzemenin kalitesidir işi sağlama alan!

2- Asrımız tuza bağlı birçok hastalığın neredeyse her ferdin hayatına girdiği asırdır. Yemekleriniz, pideleriniz tuzluysa müşteri ikinci kez size uğramaz. Nitekim ben iki yeri eledim. Yemeğin az tuzlu ise bu eksiklik tuzlukla giderilir lakin tuzlu yemeğin tedavisi yok.

Bir restoran bir elemanını birkaç aylığına Türkiye’nin herhangi bir bölgesinin meşhur yemeğini öğrenmek için gönderse, mesela; tandır kebabı, çömlek kebabı, cağ kebabı, şirdan v.s… Karadenizli olarak bizler de bu lezzetlere kolayca ulaşabilsek olmaz mı? Bizde yemek kültürü hep aynı aşağı yukarı… Giresun’dan kalkıp Adana’ya şirdan yemeye giden biliyorum.

Pahalı yemek yoktur aslında, pahalı hüner vardır. En pahalı yemek ile en ucuz yemek pazardaki patlıcan, biber, havuç v.s’den yapılır. Baharatçıdaki baharatla yapılır. Parasal değeri her yerde aynıdır lakin fark kalitede, kalite de aşçının hünerindedir. O da bilgi, temizlik ve dikkat ile kaimdir.

Bu arada “ahçı” değil “aşçı”dır. Bu kelimeyi düzeltelim. Bazı lokantaların camlarında bazen “AHÇI ARANIYOR” yazmaktadır.

Ahçı ah çeker aşçı yemek yapar.

Vesselam. 

 

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle