Felaketleri kaldırma yolları
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim Fatır Suresi 10. ayette “………ileyhi yesadü’l kelimüttayibü vel amelussalihu yerfeuhu. Vellezine yemkürunes seyyiati lehüm azabün şedid: Güzel sözler Allaha yükselir. Rızasına uygun iş ve davranışları da o (Allah)yüceltir. Sinsi sinsi kötülük tasarlayanlar için çetin bir azap vardır.” Buyurur.
Felaketi kaldırmanın bir devlete bakan bir de ferde bakan yönü vardır.
Devlete bakan yönü: vatandaşının emniyet ve selameti için çıkardığı kanunları, yönetmelikleri asla ama asla bypas ettirmeyecektir. Bilecektir ki; her kanun, yaklaşılması (arkadan dolanılması) men edilmiş bir yasak ağaçtır. O yasak ağaca yaklaşırsan çıplak kalır, çıplak yerlerini örtecek incir yaprağı ararsın.
Çıkardığın kanunlarını koruyacaksın.
Ferde bakan yönleri ise:
1-Yaptığımız işi ayette olduğu gibi güzel ve sağlam yapmalıyız ki; Allah onu ve onunla Müslümanları yüceltsin. Bir insanlık ve merhamet medeniyeti kurmayı nasip etsin.
Gazete refikim Yaşar Değirmenci Beyin “Rüzgarlı Havada Uyumak” adlı nefis bir kitabı var. Kitapta geçen ilk hikaye şöyle:
“Çok rüzgarlı bir vadide evi, çiftliği, otluğu, samanlığı, ahırı, ağılı olan bir adam sık sık esen sert rüzgarların ağır faturasını ödüyor. Sebep: İşçilerin tedbir almamaları...
Bir işçi daha tutuyor ve öbürlerini gönderiyor. Günler sonra öyle bir fırtına kopuyor ki; öyle böyle değil. Adam gece uyanıyor ve doğruca işçinin yanına varıyor. İşçi horul horul uyumakta. Uyandırıyor ve fırtınadan haber veriyor ama işçi hiç oralı olmayıp uyumaya devam ediyor. Çiftlik sahibi kızıp bağıracak oluyor. İşçi: Bayım! Otluk sarılı, ot odalarının arkalarından destek direkleri dayalı, ağılın kapı ve pencereleri kapalı, ahırın tedbiri alınmış… yani yürü rahatça uyumaya git! Endişelenecek bir şey yok! diyor.
Demek tedbir, tedbir…
2-Her yaptığımız işi Allah’ın rızasını kazanmak için yapmalıyız. Buna göre İnşirah Suresinde buyurulduğu gibi, tembel tembel oturmayarak, boş boş durmayarak, mutlaka bir şey üretmeye çalışarak “bir işi bitirince öbür işe koyularak ve sadece Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla” çalışmalıyız.
3-Şehirlerimizin binalarının dayanıklılık ve temellerinin sıvı ölçüm testini yaptırarak veya STK’lar olarak bizler yaptırarak… Yaşadığımız evleri veya şehirleri güvene almalıyız.
EY MÜSLÜMAN! İKİNCİ KEZ UMREYE NİÇİN GİDERSİN?
a-Bir kez hacca bir kez de umreye giden Müslümanların daha umreye gitmeyi bırakıp, ikinci üçüncü umre için paralarını yukarıda bahsettiğim STK’lara destek verip anılan etütleri yaptırmaları,
b-Kurban Bayramlarında üç kişiyle yedi hisselik bir ineği kesmek yerine, yedi hisseyi tamamlamak için ölmüş anasını, babasını, peygamberi ortak edip etin hepsini eve götürmek yerine, üç hisseden sonrasına mahallesindeki fakirlerle yediyi tamamlamasını ve başkasının kapısına gidip kurban payı için el açan insanlar yerine kurbanını bağışlayan fertlerin çoğalmasını.
c-Ramazan geliyor; bu mübarek ayda kiracılarımızdan kira almayarak onlara bir Ramazan ikramında bulunup, kötülüklerle baş yararak değil iyilik, merhamet ve fedakarlıkla mücadele edip Allah’ımızın istediği kul olması.
d-Her Müslüman ailenin bir depremzede aileyi kardeş edinerek sevincine o aileyi ortak etmesi, ailenin üzüntüsünü de paylaşması...
e-Yapmamız gerekenleri yaptıktan sonra duaya ellerimizi açıp Rabbimizden isteyerek, Allah’ın rahmetini celbetmeyi başarabilirsek, isyan da ortadan kalkacak, ifsat da ortadan kalkacak, iflas da ortadan kalkacaktır. Topraklarımız susuz, tarlalarımız bereketsiz olmayacaktır.
Dua ederken de: Allahım Bu millete daha böyle acılar gösterme” şeklinde kabul olmayacak dua yerine: “Allahım! Bizleri fert olarak veya millet olarak senin Sünnetullahının cilveleri olan afetlere karşı hazırlıklı olanlardan, tedbirini alanlardan eyle” demeliyiz.
DEPREMLERİN BİR DAHA OLMAMASI
İNSANLIĞIN HAYRINA MI?
Bütün tabii olaylar insanlığın ve tabiatın hayrınadır. Yani Allah’ın yarattığı her olayda varlıklar için hayır vardır.
İnsanlığın kendi yaptıkları hatalarda ise insanlık için şer vardır. Mesela atom bombasının atıldığı yerler, ister test için ister savaş maksadıyla olsun, o bölgeyi felç eder.
Depremlerin hiç olmayacak olması son saatin yani kıyametin yaklaşması demektir. Çünkü gazı boşalmayan dünya, sonunda biriken gazlarla öyle patlar ki; bu elli şiddetinde veya daha büyük bir yıkıma ve dünyanın parçalanmasına sebep olur.
Vesselam.







