--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Diyanet İşleri Başkanlığına

İdris Günaydın
İdris Günaydın
14

Diyanet İşleri Başkanlığına maruzatlarım var:

1- Camilerimizin şadırvanları abdest almaya uygun değil. Mutlaka bir şadırvan “tip projesi” olmalı ve tüm şadırvanlar ona göre elden geçirilmelidir. Abdest alırken yoruluyoruz. Üst baş mai -müsta’mel dediğimiz sıçrantı su ile ıslanıyor.

Örnek alabileceğiniz şadırvanı size tavsiye ediyorum: Giresun Teyyaredüzü Mahallesi Serpile Hatun Camii şadırvanı. Oturağın yüksekliği, kurnaya uzaklığı, kurnadan dökülen suyun düştüğü yerin yapısı…

Ne iştir be yav? Yüz binden fazla camisi olan bir ülkede şadırvana temiz giren kirli çıkıyor. Bu ne iştir?

2- Vaizlerimiz konuşma yaparken cemaatin gözüne bakmıyor. Göz temasından kaçınıyor. Boşluğa bakıyor mübarekler. Tabi bazı istisnalar hariç. 

Bunlara mutlaka, göz temasının ne kadar önemli olduğu sık sık hatırlatılmalıdır. 

Bir de sürekli ayet ve hadisler Arapça metniyle okunarak konu bütünlüğü, Arapça metinler arasında kayboluyor. İki ayet oku. Arapça metniyle lakin Tefsir Dersinde kırık mana veriyormuşsun gibi, cemaat bir sınıfın öğrencileriymiş gibi oku. Dinleyen önce ayeti anlasın. Sonra konuyu anlasın.

Yoksa ayetler ve hadisler su gibi akıp geçiyor cemaatin üzerinden adeta.

3- Vaiz kürsüde bazı materyaller getirip göstermek suretiyle dinleyicinin görsel algısını güçlendiremez mi? 

Hep monolog, hep monolog!

4- Ülkemizde kadınlara mirastan pay verilmiyor. Hâlâ kadınlarımız ne kanuni ne de şeri haklarını alamıyor. Çünkü erkek kardeşinin veya babalarının insafını geçemiyorlar. Buna göre hutbeler hazırlansa, vaazlar programlansa olmaz mı? Bu konu diğer konular kadar önemli değil mi?

5- Camilerimizi çini ile süsleme israfından ne zaman kurtaracağız?

 İçinde cemaat olmayan cami çiniyle süslense ne olur? 

Cemaat olsa bile çinilerle dikkati dağılan cemaatin kıldığı namazın vebali kimedir?

Bu konuda Diyanet bir anlayış oluşturamaz mı? Her şehirde bir-iki süslü camiye izin verip diğerleri sade yapılsa olmaz mı?

6- Kubbeli cami konusunu düşünmek gerekir. Şehir içlerine yapılan kubbeli camiler civardaki evlerin görüntüsünü keserek kul hakkına sebep oluyor. Selçuklu mimarisi daha akılcı çözüm gibi duruyor sanki…

7- Her imam bir yıl boyunca yani 365 gün boyunca bir bî-namazı namaza başlatamıyorsa ne acı durum değil midir? Her imam bir yılda bir kişiyi namaza başlatsa yüz elli bin kişi eder. On yılda bir buçuk milyon… İmam Hatiplerimiz bu yolda gayret göstermek için kampanyalansa güzel olmaz mı?

8- Her camide hâlâ kadın namaz kılma yeri yok. Yıllarca camilerde kadınlar için hiç bölüm yoktu. Selatin camileri hariç. O yılların DİP Başkanları bunun vebalini nasıl ödeyecek bilmem?

Sayın Diyanet İşleri Başkanı!

Vebalden kurtulamazsınız. Gençliğe İslam’ı anlatmamız, anlatmanız lazım. 

Diyanet’in toplumu dönüştürmesi gerekiyor. Tezekkür ve teakkul güçlendirilmeli ki, tefekkür de oluşsun.

Yaptığım tavsiye ve eleştirilerin bir kısmı direkt kuruma hitap ettiği gibi bir kısmı da üzerinde düşünülmesi gereken şeyler…

Daha önce de yazdım: 

Bir şura yapın. Bu şuraya bu alanlarda en aykırı düşünenleri çağırın ve onları dinleyin. Her şeyi onaylayan dalkavuk tiplileri değil. İtiraz edebilme cesareti olanları…

İlla kurumdan olması şart değil. Çünkü insanlar DİB olduğu için Müslüman değil. Müslümanlar var olduğu için DİB var. Vesselam. 

 

İdris Günaydın Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle