AK Parti ikinci kez silecekleri çalıştıracağa benziyor!
2002 seçimlerinde % 34 oyla iktidara gelen Ak Parti, Türk siyaset sahnesinde iyi bir temizlik yapmış ve Mesut Yılmaz’ın ANAP’ını, Tansu Çiller’in DYP’sini, Bülent Ecevit’in DSP’sini, Cem Uzan’ın Genç Parti’yi tamamen, Saadet Partisi’ni ve CHP’yi de kısmen siyasetin çöplüğüne göndermişti.
O günden sonra bu partiler, CHP hariç, kendilerine gelemediler.
CHP kendine geldi ama onun kendine gelişi zaten var olan ve kendisinden hiç sapmayan Kemalizm ideolojisinin hatırı sayesindedir.
Aslında CHP, 1950 seçimlerinde, Müslüman Türk Milletinin en az okuyan, radyo, televizyon, gazete kültürü olmayan, sadece fısıltı gazetesiyle hareket eden alim değil ama arif olan halkından yediği Osmanlı sillesinden sonra kendine tam anlamıyla gelebilmiş değildir.
Yirmi yıllık Ak Parti iktidarı dünyada örneği az görülen bir başarıyla kendini ispatlamış, hem Türkiye’yi yatırımda birkaç lig üste hem de Türkiye’nin dünyadaki itibarını ve etkinliğini aynı oranda yukarılara çıkarmıştır.
Cumhuriyet 1923’te kurulduğunda nüfus 12 milyondu. Yüzölçümü ise 780.000 km2 idi.
Bugün Türkiye yine 780.000 km2, lakin kendi nüfusu 85 milyondur. Her yıl neredeyse 50 milyon da turist gelmektedir ve Türkiye’nin toprakları 135 milyon insanı her yıl doyurmak zorundadır.
1923 yılında sadece buğday, arpa, yulaf ve mısır ekilen geniş ovalarımızda bugün tropikal birçok meyve yanında subtropikal ve ılıman kuşakta yetişen bütün türler neredeyse yetiştirilmektedir.
Türkiye genişlemeyen kara parçasına karşılık bu kadar meyveyi, sebzeyi yetiştirip Avrupa’nın sebze ve meyve ihtiyacının çoğunu, Rusya ve Ukrayna, Körfez ülkelerinin ihtiyaçlarını karşılıyorsa bu elbette ki bizi ülke olarak başka arayışlara itecektir. İtmiştir de… Hükumetimiz on üç ülkeyle anlaşma yaparak oralarda geniş toprak kiralayıp tarım, hayvancılık ve meyvecilik yapmaya başlamıştır.
Yani Türkiye, akıllı adamlar eliyle akıllıca yönetilmektedir.
Diğer alanlardan örnek vermedim. Az bilinen alandan örnek verdim.
14 Mayıs seçimleri Ak Parti iktidarı ve muktedir lider Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından ikinci siyasi temizlik, süpürme dönemi gibi gözükmektedir.
Saadet, Deva, Gelecek, İyi Parti umûmen, CHP ve hatta HDP de kısmen eriyecek gibi durmaktadırlar.
Saadet, Yeniden Refah’a, İyi Parti de BBP ve MHP’ye gıda olurlar.
Deva ve Gelecek Partilerinin yapacağı en büyük hizmet CHP’den çıkaracakları vekildir. O vekiller, buna İYİ ve Saadet’inkiler de dahil, seçimden sonraki mağlubiyet kargaşasında bir bir Ak Parti’ye ve MHP’ye geçerler diye umuyorum.
Kılıçdaroğlu, Türk siyasi tarihinde gaflarıyla ünlenmiş olarak kalır.
CHP’den Memleket Partisi’ne kaymalar olur.
Böylece siyaset tarihimiz ikinci bir temizliği yine Tayyip Bey eliyle yaşamış olur.
Muharrem İnce ile ilgili de şunu söyleyebilirim; en zayıf tarafı çabuk dolduruşa gelmesi ve çok küfürlü konuşmasıdır.
Henüz kendisiyle ilgili dosyalar tam açılmış değildir. O TBMM’nin girişindeki polise ana avrat sövmesi ile ilgili kaset ve ona benzer sözleri ortalığa dökülse yirmi dört saatlik bir sermayesi vardır siyasette.
Türk Siyasi hayatının önünde kendisini bekleyen en hararetli konu Tayyip Bey sonrası yerine gelecek liderdir.
Önümüzdeki yıllar, /eğer Tayyip Bey siyasete nokta koyarsa, bu tartışma ile geçeceğe benzer.
Yani veliaht kim olacak, yerini doldurabilecek mi konusu...
Çünkü Fatih’in yerini 2. Bayezit’le, Kanuni’nin yerini Sarı Selim’le dolduramazsınız.
Türkiye’nin güçlü yürüyüşü güçlü liderler eliyle mümkün olabilecektir.
Vesselam.







