--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Zındıka komitesinin sosyal medya şeytanlığı

Hüseyin Öztürk
Hüseyin Öztürk

Âlemin küfre göre, hem başı, hem sonu “Hiç”

“İki hiç” arasında varlık olur mu ki hiç? Necip Fazıl.

Zındıka komitesinin “sosyal medya şeytanlığı” kısmı yanlış. Hem “zındık” hem “şeytan” diyorum. Oysa zındıklık zaten şeytanlık değil midir? İşte bir hata!.

Aslında zındıklık yahut şeytanlığı, üstad Necip Fazıl yukarıdaki iki mısra ile tamam etmiş, üzerine laf dememek gerekir amma yine de sözü yürütelim.

Malum sadece bizim değil, bütün mazlum milletlerin başı zındıka komiteleriyle beladadır.

Hâlbuki uğruna mücadele ettikleri küfürlerinin başı da sonu da bir “Hiç”tir! İki hiç arasında var olamayacaklarını bildikleri halde, tıynetlerinin gereğini yapmaktadırlar.

İşin anlaşılmaz ve garip tarafı, bu zındıkların şeytani söz ve davranışlarına aldırış eden bir kısım “normal insanların” varlığıdır. Belki de bize öyle gelmektedir. Geçelim.

Önce zındıklık meselesine bakalım. Ne demektir ve bu sınıfa nasıl bir kimlik-kişilik sahipleri girmektedir.

Ehli ilim, zındık yahut zındıka komitelerini şöyle tarif ederler.

“Zındıka komitesi, memleket dâhilinde yahut haricinde; vatanımıza, milletimize, bayrağımıza, dinimize, devletimize karşı; yıkıcı, tahrip edici kimselerin söz birliği ettiği kimselerden oluşur.

Değişik isimler altında faaliyetlerini yaparlar. Bukalemun gibi her kılığa girip, her yere sızarak tezahür eden dünyalık nifak ırgatlarıdırlar.

Suret-i haktan görünerek, şeytani bir hırsla toplumsal mutabakata saldırırlar, devletin bürokrasisine, hatta üst seviyedeki idarecilere nüfuz ederek, onları kendi emellerine hizmet ettirirler”.

Malum ülkemizde böyle komiteler fırıldak ustasıdırlar. Toplumsal mutabakatla sağlanan meselelerimize karşı sürekli nifak üretip, icraatlarını aralıksız sürdürmektedirler.

Halk ve devlet olarak İstiklal mücadelesi verdiğimiz ve millet olarak tam güç sağladığımız bir ortamda, içeriden ve dışarıdan teröre destek veren “siyasetçiler”, “medya süprüntüleri”, “zihinleri düşmanlıkla örülmüş akademisyenler”, bunların yuvalandıkları örgütler, sözlü ve yazılı olarak tam gaz sosyal medya şeytanlıklarını icra etmektedirler.

Bütün bu ihanet çevrelerine karşı bizim televizyondan yahut gazeteden karşı cevaplar verilince de zındıka komitesi üstlendiği vazifesini derhal yerine getirmekte hiç gecikmez.

Yine işin tuhaf tarafı, zındıkların nifak üreten, fitne eken, fesat yayan, zihinlerindeki kirliliklerini, memleket ve devlete olan kinlerini, sosyal şeytan aracılığıyla kusan bu kesimlere aldanmaları ve onların ihanetlerini yaymaları veya “işime gelince varım, gelmeyince yokum” komplekslerinin icabı destek vererek, “kendilerinin bir işe yaradığı hissine kapılan” kimseleri anlamak mümkün değil.

Ezcümle:

Mesela bu gibi insanların aklına şu niye gelmez?

Sosyal medyanın zındıka kısmında yer alan malum kimselerin, her fırsatta bilumum terör örgütlerine destek verdiklerini görmezler mi, bilmezler mi?

Hatta arkasına düştükleri bu insanların kim olduklarına bakmayı hiç akıl etmezler mi?

 

Hüseyin Öztürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle