Yerle gök arasındaki koca bir dünya İstanbul Havalimanı
“Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar”. Necip Fazıl-Canım İstanbul.
………………
Yedi düvel değil, yetmiş düvel ve daha nice irili ufaklı düveller, yer ile gök arasına kondurulan koca bir dünyaya konup göçecekler.
Dışarıdaki düşmanlar da içeridekiler de isteyerek yahut istemeyerek, severek veya sevmeyerek konup göçecekler. Üstelik en çok da onlar kullanacaklar.
Harici düşmanları anlamak mümkün! Onların işi bu! Haçlı olmalarının gereğini yerine getirmekteler. Biz Hilalimize sahip çıkıyoruz, onlar da Haçlarına!
Yalnız yaşları ve cinsiyetleri ne olursa olsun, normal insan evladı olan herkes, içimizdeki siyaset şebekelerini anlamakta zorlanıyor ve bir yere koyamıyorlar.
…………….
Çetin bir coğrafyada ve acılı topraklarda iki bin yıldır beka mücadelesi veriyoruz. Bu sebeple, bin bir suratlı ihanet, iftira, küfür ve hakaret mayalılar eksik olmayacaktır.
Anadolu irfanı ve feraseti, bu nifak hademelerini her devirde tarihin çöplüğüne atmış, millete ve devlete sahip çıkan liderlerini şöyle tarif etmişlerdir:
“İnsan Hakkı bilmek için yaratılmıştır. Hakkı bilen Firavuna boyun eğmez”.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hakkın rızası için Halkla birlikte” kötülüklere boyun eğmeden yoluna devam etmektedir.
Bu ifadelere ithal bir mantıkla değil de yerli-milli maya ile donanmış akıl, fikir ve düşünce merkezli bakıp; hırs, kin, haset gibi şeytani kıskaçla bakılmazsa, ortaya sahiplenilecek ve sevilecek bir devletleri olduğunu göreceklerdir.
………………..
Yaklaşık iki yüz yıldır aklımız Batılıların esareti altındaydı. Yerli ve milli değerler çerçevesinde ülkemize ve milletimize dair bağlılığımızı ve bağımızı önce lime lime etme sonra protestanlaştırma eyleminin baskısındaydık.
Son on beş yıldır bu ablukadan devletimiz de milletimiz de kurtulmaya çalışıyor ve Hamdolsun yaralı bereli de olsa kurtulmaya devam ediyoruz.
Her istiklal, hürriyet ve başarı, kahramanlar ister ve devletler-milletler kahramanlarının liderliğinde istiklallerine kavuşurlar.
…………….
Üstat Necip Fazıl üç sınıf kahramandan söz ederek şöyle sıralar:
“Maddede kahraman”. “Manada kahraman”. “Hem madde hem manada kahraman”.
En üstün sınıf üçüncüsüdür. Her şeyi birden toplayan ve davasını en üst manalardan cemiyete nakşeden, kazıyandır”.
Batı güdümünde hareket eden güruhlar; siyaseti, fikri, düşünceyi, paslanmış zihinlerinde küfürle yoğurup, millet-devlet hesabına yapılan-yapılacak olan bütün hayırlı icraatlara karşı düşman olmayı, ihanet etmeyi, vazifeyi aslileri kabul etmekteler.
İşte İstanbul Havalimanı’na karşı çıkanların ve çıkacak olanların, memlekete ve millete bakışları bu sefil hallerinin neticesidir. Bunlara Batı davasının naracıları denilmektedir.
…………..
Ezcümle:
Milletine ve devletine sahip çıkan bir kahramandaki, bir liderdeki baş sermaye; “sağlam bir karakter, samimiyet ve imandır”.
İstanbul Havalimanı ve diğer tüm yatırımlar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın samimiyet ve inancının neticesidir.







