Yeniden Müslüman Olmak
Bu haftaki kitabımız Ensar Neşriyat’a ait. Eserin adı; “Yeniden Müslüman Olmak”. Yazarı ise Muhammet Ekrem Beyazal.
Kendini sorgulamayıp, dini sorgulayanların dışındaki kadın, erkek her Müslüman ve müminin önceliği, galiba “Yeniden Müslüman Olmayı” denemek olmalı.
Son yıllarda şöyle Müslüman tiplerine rastlıyoruz:
İmanıyla aklı arasında sırat köprüsü kurmak varken, nefsiyle aklı arasında irtibat kurup, aklını nefsine esir edenlerin; “amele yönelik ibadetleri, manalı manasız sorgulayarak, amelsiz bilgileriyle Müslümanlık taslamaları.
İşte bu kitap; “Düşüncede, inançta, yürekte, sözde, davranışta yeniden Müslüman olmak” isteyenlerin ufkuna ışık tutan muhteşem bir eser.
………………….
Eseri, müellifinden tanıyalım:
“Bu kitap; kayıp ülke arayışı içindedir. Kayıp ülkenin yitik şehrini, garip (gurbet yaşayan, yalnızlaşmış ve ötelenmiş) insanını ve Müslümanını aramaktadır.
Önce kendi içinde/dünyasında ve sonra okuyucunun düşüncesinde, gönlünde ve yaşamında bir arayış içindedir.
Elinde yol haritası olmadan bir arama yapılamayacağı gibi arama kurtarmada mahir değilse, kişi aradığını eksik bulacak ve belki de aradığını hiç bulamayacak.
Aramasını bilmek için o bilginin amelle taçlandırılması gerekmektedir. İşte bu eser, amelle bilgiyi birbirine raptedecekler için az da olsa bir kılavuz sunma çabasıdır.
………………
Herkes kendini yaşar. Ve herkes çevresinde olup biten bunca yaşam debdebesine rağmen tek başına yaşar. Ne var ki, başkalarından kayıtsız olarak yaşayamaz.
Ötekisiz bir hayat, işkenceye dönen hapishane hayatı gibi olur. ‘Hayat koşusunda; eli kulağı, dili, ayağı, aklı ve gönlü birer emanet algısı içinde değerlendiren insan, nasıl olur da nemelazım bir yaşam kahramanı olmaya yeltenir’ sorusunu zihninden geçiren insana söyleyeceği çok şey vardır bu kitapta.
Ağzı mühürlü ama gönül dili çözülmüş bireyin düşünce planında oluşan seslerin bir tercümanı gibidir bu kitap. ‘Ben ve hep ben’ diyenin değil, ‘Biz’ diyebilenlerin kulaklarına bir söylemdir. Gerçeğin aydın güneşi hakikatin gür sesi değilse de mavi bir özlemin meltem esintileri gibidir cümlelerin gölgesinde duran manalar.
…………………..
Tek oturumlu sınavı kaybetmemek için alınacak tedbirler, az ve öz şekilde sıralanmış. İmtihanı kolaylaştıran reçeteler bir bir anlatılmış. İmtihanı zorlaştıran engeller de sıralanmış elbet. Hem öyle engeller ki her birimiz; elimizle, dilimizle, halimizle gücümüz yettiğince ve yetmediğince sanki engel fabrikaları gibi bir hayat seçmişiz kendimize.
Ezcümle:
Sözü özlenen Müslüman tarifiyle bitirelim:
“Gökyüzü çiçekleri gibidirler Müslümanlar. Yüreğinize cenneti taşırlar da fark ettirmezler size. Yaptıklarını unutur, yapacaklarının derdiyle yanar tutuşurlar.
Yüzlerine bakıldığında ulaşılmaz ufukların ışıltılarını içe taşıyan insanlardır onlar.
Tebessümleriyle ısıtırlar, gülücükleriyle dünyaları mutlu ederler, omuzlarındaki sorumlulukları ile manevi yükleri alarak hafifletirler”.
…………….
Eser hakkında: Ensar Neşriyat: 0212-491 19 03







