Vicdan Tohumdaki Öz Gibidir
“Nefsinin hastalıklarını bilmeyen insan değildir”. Sinan-ı Ümmi (D.1567-Ö.1657 Antalya/Elmalı)
Yazıya farklı başlayacaktım ama Sinan-ı Ümmi’nin sözünü derç edince, şiirinin de bir kısmına yer vermek hâsıl oldu.
Günümüzde akılların, duyguların, vicdanların, yüreklerin hüküm vericisi, maalesef nefislerimiz olmuştur. “Benim değil” diyenler, yazının kapsamı dışındadır.
Bunu da en çok; masrafsız ve sorumsuz bir şekilde; münafıklığın, ihanetin ve tabi imansızlık ve vicdansızlığın ana merkezini oluşturan sosyal medya ile bunlardan beslenen bir kısım medya ile siyaset mezbeleliğinde görmekteyiz.
•
Sinan-ı Ümmi’nin şiirinin adı “İnsan Değildir”. Şiir, Ketebe Yayınlarından çıkan ve Ahmet Ögke’nin hazırladığı Sinan-ı Ümmi kitabından.
Kendi nefsinin illetin bilmeyen insan değildir
Hem ruhunun hakikatin bulmayan insan değildir.
İnsan gelir hayvan gider İblis onu durmaz yeder
Aşk ile cümle âleme dolmayan insan değildir
Gerekse okusun yazsın gerek seyyah olup gezsin
Bu tevhidin deryasına dalmayan insan değildir.
Sinan-ı Ümmi’nin sözlerine “el-hak doğrudur” diyenlerden birer Fatiha isteyelim.
Yüzyılımızın yahut günümüzün problemi, nefislerimizle üzerini kapattığımız vicdan mefhumundan kaçarak yaşamamızdır.
Vicdan kavramı, içerisinde ahlaki erdemleri taşır. Kalp, gönül ve yürek mefhumlarının bütününe de vicdan denilmektedir.
Vicdan duygusu insana, yaratılışıyla birlikte Allah’ın ikram ettiği ve iradi fiillerini ahlak ölçüleri içerisinde denetlemesini istediği için verilmiştir.
“Vicdanı olmayanın; dini-milliyeti-vatanı-ailesi ve insanlığı kalmamıştır, yaşarken helak olmak böyle bir şeydir” diyen irfan kültürümüz meseleyi kökünden halletmiştir.
Vicdanını tüm duygularından silip atan kimseler, yaratılış fıtratını isyan ve şirk ile bozduğundan, akli ve insani melekelerini hercümerç etmiş demektir.
Bu halleri görmek ve bilmek isteyenler, sosyal medya denilen Cehennem çukurunda ve bu çukurdan beslenen televizyon-gazete-internet siteleri ve siyasette görebilirler.
Vicdansızlığın boyutu öyle aşılmış ki, bu Cehennemden beslenenler, sanki kendileri sütten çıkmış ak kaşık ve o kadar temiz, o kadar vicdanlılar ki, hadiseleri sunarken, falan-filan yerden aldık yahut falan-filan yerde yayınlandı diye güya kirlenmiş vicdanlarını temizlediklerini sanmaktadırlar.
Bu anlamda sosyal medya tam bir bataklıktır. Kimse de çıkıp, bataklığı kurutmayı konuşmuyor ve bataklık sebebiyle birbirlerini öldürenlerden tutunda her türden rezalete karşı önlem alınmasını istiyorlar.
Bataklık kurutulmadan sinekle mücadele etmek bir vicdansızlık göstergesidir. “Haber” başlığı altında esasında magazin yapan medya/sosyal medya ve siyaset, nice vicdansızlıklara ev sahipliği yapmaktadır. Dolayısıyla bu mecrada insanlık aramak, samanlıkta iğne aramaktır.
•
Ezcümle:
Vicdan, kişinin hal-hareket ve sözlerinde tutarlı olmasını, kendi kendini denetlemesini sağlayan insani bir otorite melekesidir.
Vicdan, tohumdaki öz gibidir. Tohumu yaşatan, büyüten ve devamlılığını sağlayan özdür. Bu öz kaybolduğunda her şey kaybolur.
İnsanda da vicdan yok olunca, sadece kadavrasının hizmetçisi olur.







