Vatan Şuuru Atadandır
İmzan varsa tarihinde dününde
Set oldunsa düşmanların önünde
Milleti kahreden acı gününde
Gözyaşı dökersen, bu vatan senin.
Sütü bozuklar zamanla el olur
Her kavgada yiğitlere gel olur
Yanan yüreklere ırmak sel olur
Çağlayıp akarsan, bu vatan senin.
Soylu bir akına çıkmak var yine
Sarıl var gücünle dini mübine
İrfan tohumunu yurt zeminine
Yılmadan ekersen bu vatan senin… Abdurrahim Karakoç. Ruhu için el-Fatiha.
Topraklarımızın ve milletimizin kaderinde sürekli bir İstiklal Mücadelesi olduğu ve olacağı inkâr edilemez bir gerçektir.
Vatan şuuru atadandır. Vatan kavramının içini dolduran “millet-devlet-bayrak-din ve milli değerlere” sahip çıkanlar, bu özeliklerini genetik olarak atalarından alır ve taşırlar.
Vatan edindiğimiz ve vatan edebilmek için her metrekaresi şehit kanlarıyla sulanan topraklarımızı savunmak ve savunanlara arka çıkmak, ancak böyle bir şuurla mümkündür.
Katil Esed’in, Katil Rusya’nın ve bölgede terör örgütlerine silah ve para yardımı yapan Katil Amerika’nın hiçbir gizliliği kalmadığı eylemleriyle ortaya koydukları bir hakikat var ki, “Bize rahat yüzü göstermek istememektedirler”.
Yalnız bilmedikleri daha doğrusu bilmek istemedikleri ve idrak edemedikleri bir gerçek var ki, millet olarak uzun tarihimiz itibariyle beş bin yıldır, yakın tarihimiz itibariyle iki bin yıldır köklerimizden gelen bir vatan şuuruyla yaşamaktayız.
İşte bu sebepledir ki, Cennetin en güzel köşesinde misafir edilen şehitlerimize millet-devlet olarak vatan şuuru içerisinde sahip çıkmakta ve hep birlikte Türkiye olmaktayız.
Anasından atasından şuursuzları da gördük. Vatan şuursuzluğu içerisinde neler yazdıklarını ve konuştuklarını da gördük.
Birliğimiz-dirliğimiz-diriliğimiz ve bunun gereği olan İstiklalimizi korumamız, içteki ihanet şebekeleriyle birlikte, dost-düşman bütün dünyaya verilen yegâne cevap oldu.
………………
Vatanı için şehit olmayı göze alan güvenlik güçlerimiz ile arkalarındaki devlet yönetiminin ve milletimizin değişmez yasa olarak gördüğü beş ana damar vardır.
“Millet-Devlet, Aile, Bayrak, Din”. Yüzyıllardır bu topraklarda bu dördü için savaş verilmekte ve yüz yıllardır bunları temsilen ezanlar-salalar okunmaktadır.
Camilerde müezzinler tekbir getirirken, cephede de Mehmetçiklerimiz aynı tekbirlerle düşmanın üzerine hücum etmektedir.
Bu iman, vatan şuurunun gereğidir. Vatan şuurunun temelinde “aile” olmadan, ana ata bilinmeden, ne devlet şekillenir ne millet şekillenir ne de bağımsızlık korunur.
Ezcümle:
Şehitlerimizin ocaklarında gözyaşı var, acı var, ayrılık var, bunların ötesinde iç dünyalarında başka bir şeref, huzur ve güven var.
Vatanını, ailesini, milletini, dinini, bayrağını koruyan ve inançları uğruna şehit olmuş evlatları var. Bu şerefin-haysiyetin hem dünyevi hem ahiret boyutu var.
İşte bu samimi teslimiyet, hiçbir düşman gücün yok edemeyeceği atadan ve dinden gelen vatan şuurudur. Bunun için zor zamanlarda hep birlikte Türkiye olmaktayız.







