Topraklarımızı İslamlaştıran Alparslan Gazi
“Sen İslamiyet uğruna bir cihada giriyorsun sultanım. Bütün Müslümanların dua ettikleri mübarek Cuma günü savaşa başlayınız. Allahu âlem zafer sizedir”.
Alparslan Gazi’nin İmamı ve Fakihi Buharalı Ebû Nasr Muhammed.
“Onların zaptedilemez dedikleri beldeleri Allah bugün elime teslim etti”
Selçuklu Sultanı Alparslan Gazi.
“1071’de Muş Malazgirt’te, ceddimiz Alparslan’ın ordusunda biz birbirimize kardeş olduk, diri olduk beraber olduk, ebediyen devam edecek kader ortağı olduk”.
R. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı.
Bin yıldır üzerinde yaşadığımız Anadolu topraklarımız başta olmak üzere, 22 milyon metrekareye İslam’ın ulaşmasına sebep olan fethin Sultanı Alparslan Gazi, 25 Kasım 1072 tarihinde şehid edilmişti. Ruhu şerifleri için El-Fatiha.
Bugünlere ne kadar şükretsek azdır. Hamdolsun ki; tarihimiz, geçmişiz, inancımız, değer yargılarımız baskıdan, gizlilikten, yalandan kurtuldu ve kendimize dönmeye başladık.
Tarihimizi vicdan ve akıl terazisiyle tartarak yazan ve konuşanlar söyler ki;
-“İslam’ın kabulüyle birlikte Kelime-i Tevhidin yayılması ve yaşanması için fetihlere çıkan Türk kavimleri, asla istila ve cihangirlik sevdasına düşmemişlerdir”.
Bunların başında da Anadolu’nun fethine Malazgirt’ten başlayan Alparslan Gazi gelmektedir.
Sadece Anadolu’nun fethi mi? Elbet hayır! Hıristiyan dünyasına karşı İslâm âleminin de koruyuculuğunu üstlenmişlerdir.
Bizans’ın Anadolu üzerindeki dini, mali ve sosyal baskısına son vermişlerdir.
Malazgirt zaferi bir toprak kazanımı değil, aynı zamanda İslam ve Hıristiyan dünyasının, karşı karşıya gelmesi ve birinin mağlubiyeti diğerinin zaferidir.
Alparslan ve ordusu, bu zaferle bütün bir İslam âleminin şeref ve haysiyetinin, manevi değerlerinin her şeyin üstünde tutulduğunu göstermiş düşmana geçit vermemiştir.
1071 Malazgirt zaferi, İslâm dünyasındaki iç ve dış kargaşalara meydan veren siyasi bölünmelere de son vermiş ve “İslam kardeşliğinin” temelini atmıştır.
İnsan başta olmak üzere İslam’ın tüm canlılara gösterdiği “yaratılana hürmet” inancıyla, bölgeden yeni zaferlere doğru coşkulu bir akın başlamıştır.
Peki, bin yıl önce başlayan mücadele bitmiş midir? Bitmemiştir. Şartlar değişse de bugün içimizde ve dışımızda oluşturulan Haçlı ittifakına karşı, Hilal mücadelesi sürmektedir.
Sözü, Sultan Alparslan’ın, 26 Ağustos 1071 Cuma günü, Malazgirt Ovası’nda beyaz elbisesini giyip, Cuma namazını kılması ve “elli bin” kişilik ordusuna hitaben; “Şehit olursam bu beyaz elbise kefenim olsun” diye başladığı nutkuyla bitirelim
-“Şerefli Askerlerim!
Müslümanların bizim için dua ettikleri şu vakitlerde, düşmanın üzerine atılmak istiyorum.
Galip gelirsek Allah’tan istediğimiz zafer gelmiştir. Yenilirsek şehid olarak cennete gideriz.
Bugün burada ne emreden bir sultan ne de emir alan bir asker var.
Ben de içinizden biri olarak sizlerle birlikte savaşacağım.
Bizimle olmak isteyenler arkama düşsünler, istemeyenler geri dönebilirler”.







